Aşk HikayeleriMurat Canpolat

Aşk Hikayesi; “Salih İle Büşra” 40. Bölüm

Aşk Hikayesi

Aşk Hikayesi; “Salih İle Büşra” 40. Bölüm

Aşk Hikayesi

Tarık, mesajı okuduktan sonra hizmetçiyi göz hapsine aldı. O nereye gidiyorsa ona sezdirmeden o da peşine gidiyordu.

Bu arayışları sonunda meyvesini vermişti, ama bu arayış kendisini üzmüştü. Çünkü asıl suçlu annesiydi. Annesi Büşra’yı sevmediği için ona iftira etmişti. Üstelik hizmetçiyi de kendisine alet etmişti. Aslında hizmetçinin bir suçu yoktu. Onu bu durumlara sürükleyen annesiydi. Onu en zayıf yerinden yakalayıp hizmetçiyi bu durumlara sürüklemişti.

O bunlarla uğraşırken Türkan’da hizmetçinin annesini bulmuş her şeyi anlatmıştı.

**********

Ceylan, hastaneden çıktıktan sonra neredeyse hırsından çatlayacaktı. Ağzından olmayacak sözler çıkıyordu. Sonunda dayanamayıp Çiğdem Hanım’a telefon açtı ve Salih hakkında yalan yanlış şeyler söyledi. Daha sonra telefonu kapattı ve ‘Oh olsun! Ben düşüneceğime şimdi sen düşün’ dedi kendi kendine.

Çiğdem Hanım, telefonda duydukları karşısında şok olmuştu. Demek oğlu istemediği biriyle gönül ilişkisi kurmuştu ve bundan kendisinin haberi yoktu. Hem bundan haberi olsa bile buna ne yapar eder engel olurdu.

Artık olanlar olmuştu. Ama oğluna bunun hesabını mutlaka sormalıydı ve gönül ilişkisi yaşadığı kişinin kim olduğunu öğrenmeliydi. Bu yüzden onun gelmesini bekleyecekti.

Oğlu zaten birkaç gündür eve gelmiyordu. Demek ki Ceylan’ın söyledikleri doğruydu.

‘Ah oğlum ah! Onlardan hoşlanmadığımı bildiğin halde neden bunun bana yapıyorsun? Onlar bizim dengimiz bile olamaz’ diyordu kendi kendine.

Salih, hiçbir şeyden habersiz hastaneden eve geldi. Malikânede onu hizmetçileri karşıladı. Hizmetçiye güler yüzle ‘merhaba’ dedikten sonra odasına çıktı. Niyeti güzel bir duş alıp üzerini değiştirdikten sonra hastaneye gitmekti. Birkaç gündür hastanede kaldığı için kötü kokmaya başlamıştı. Zaten bu niyetle eve gelmişti.

Hizmetçi, onu içeriye aldıktan sonra Çiğdem Hanım’a onun geldiğini söyledi. Çiğdem Hanım aldığı bu haber üzerine odasından çıkıp salona geçti.

Salih, duş alıp temizlendikten sonra üzerini değiştirdi. Daha sonra neşe içerisinde aşağıya indi. Annesi ayak seslerinden onun aşağıya indiğini hissedince sinirle salondan çıkıp onu durdurdu. Ardından ona:

‘Söyle bana, benden habersiz ne işler çeviriyorsun?’ dedi sert bir ifadeyle.

Salih, annesinin tavrı karşısında her şeyi öğrendiğini anladı ama renk vermedi. Hatta ona:

‘Ne iş çevirebilirim anne! Senden habersiz kuş bile uçmaz’ dedi, aslında böyle söylemesinin sebebi attığı adımlardan bile annesinin haberdar olduğuydu.

Annesi otoriter biri olduğu için bütün dünyanın kendi etrafında dönmesini isterdi. Bu yüzden de oğlu dâhil herkesin kendisine hesap vermesini isterdi. Yine böyle olmuş, oğlunu sorgulamaya başlamıştı.

‘O kız kim?’ dedi annesi tıslayarak.

‘Hangi kız anne? Neden bahsediyorsun anlayamadım’ dedi Salih, anlamazlığa vererek.

‘Birde hangi kız diyor’ dedi annesi sert bir ifadeyle ‘Ceylan haber vermese haberim olmayacaktı’

Salih, Ceylan’ın ismini duyunca içinden ‘Ya Sabır’ dedikten sonra:

‘Anne! Sana söylesem ne yazardı ki? Anne! Sen her şeyin kendi etrafında dönmesini istiyorsun, ama öyle olmuyor anne. Anne! Babamı nasıl unuttun. O senin yüzünden bizden uzakta bir yerde öldü, sırf senin bu huyundan dolayı’

Murat CANPOLAT

Hikayenin Bölümleri

1 2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12 13  14 15 16  17 18 19 20 21 22

23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40

aşk hikayeleri, dini aşk hikayeleri, hikaye, hikâye, hikaye arşivleri, hikaye oku, hikaye okuma, hikaye okumak, hikaye siteleri, hikaye yaz, hikayelerimiz, masal, masal oku, masal okuma, öykü, öykü oku, story, kısa hikayeler, çocuk masalları, kısa masallar, kısa hikayeler, masallar oku, hikayeler oku, güzel hikayeler.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu