Aşk HikayeleriDini HikayelerMurat Canpolat

Aşk Hikayesi; “Salih İle Büşra” 11. Bölüm

Aşk Hikayesi

Aşk Hikayesi; “Salih İle Büşra” 11. Bölüm

Bünyamin Bey, hastanede birkaç gün kaldıktan sonra taburcu oldu. Kaldığı otele gelip o güne kadar kaldığı günlerin parasını verdi ve otelden ayrıldı. Kendisine taksi çağırıp havalına gitti. İlk uçakla memleketine vardı. Ailesini çok özlediği için holdinge gitmeden evvel onların yanına gitti.

Onun için eşi ve çocukları çok önemliydi. Onların yanında huzur buluyordu. Yalnız bir yanı her zaman buruktu. O buruklukta ömür boyu geçecek gibi görünmüyordu.

Evine vardığında kapıyı hizmetçileri açtı. Kendisini güler yüzle karşıladıktan sonra Berna Hanım’a Bünyamin Bey’in geldiğini haber verdi.

Berna Hanım, eşinin geldiğini duyunca heyecanla ayağa kalktı ve onu karşılamak için kapının önüne gitti. Kocasını o kadar çok seviyordu ki onun eve her gelişinde kalbi heyecandan pır pır atıyordu.

Onun ikiz olan iki çocuğu vardı, Türkan ve Halit. Her ikisi de üniversiteyi yeni bitirmiş babalarının holdinginde işe başlamışlardı. Türkan, hukuk okumuş avukat olmuştu. Halit ise işletme okumuş ileride babasının yerine geçmek için hazırlanıyordu. Her ikisi de anne ve babalarına çok bağlıydılar. Onlar ne derse onu yapıyorlardı. Güzel bir şekilde yetiştirdikleri için onlara minnettardılar. O yüzden her namazın peşinden onlara dua etmeye çalışıyorlardı.

Bünyamin Bey, evden içeri her girdiğinde onu eşi Berna Hanım karşılıyordu. Her zaman ki gibi yine onu eşi güler yüzle karşılamıştı.

Berna Hanım, eşi içeri girip oturma odasına geçince mutfağa geçip kendi eliyle kahve yaptı. Zira eşi onun kendi eliyle yaptığı Türk kahvesini çok seviyordu.

Kahveyi yaptıktan sonra kahveleri tepsinin üzerine bıraktı. Onları dökmemek için tepsiyi güzel bir şekilde tuttu ve oturma odasına geçti. Karşılıklı kahveler içildikten sonra karşılıklı olarak hal hatır soruldu. Daha sonra Bünyamin Bey, başından geçenleri eşine anlattı. Eşi onun sözünü kesmeden dinledikten sonra ona:

‘Bünyamin, çok geçmiş olsun. Allah Teâlâ, seni başımızdan eksik etmesin. Ya o anda sana bir şey olsaydı, biz ne yapardık sensiz’ dedi üzüntülü bir şekilde.

Bünyamin Bey, eşinin elini şefkatli bir şekilde tutup öptükten sonra ona:

‘Sen ne iyi bir eş ve sırdaşsın. Asıl seni Allah Teâlâ başımızdan eksik etmesin. Ben evde olmadığım zaman evin bütün işlerini çekip çeviren ve düzene koyan sensin. O yüzden seni Allah Teâlâ başımızdan eksik etmesin’ dedi ve derin bir nefes aldı. Ardından ona ‘Baban olmasaydı, ben bugünlere gelemezdim. Baban, o sıkıntılı günlerimde hep yanımda oldu, bana destek verdi. Geçmişimde yaşadığım sıkıntıları onun destek vermesiyle atlattım. O olmasaydı kim bilir şu an hangi durumlarda olurdum’ dedi uzaklara dalarak.

Berna Hanım, eşinin konuşmasında babasının bahsi geçince gözleri doldu. O varken dünyaları sanki günlük gülistanlıktı. Hayatları çok güzel geçiyordu. Eşini babasının sayesinde tanımış ve âşık olmuştu. Eşi sıkıntılarını atlatınca babası hiç düşünmeden onları evlendirmişti. O vefat edince sanki dünyası başına yıkılmıştı, ama eşinin sayesinde üzüntüsünü atlatabilmişti.

Yazan – Murat CANPOLAT

Hikayenin Bölümleri

 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 13

 

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu