Aşk HikayeleriDini HikayelerMurat Canpolat

Aşk Hikayesi; “Salih İle Büşra” 3. Bölüm

Aşk Hikayesi

Aşk Hikayesi; “Salih İle Büşra” 3. Bölüm

Salih, hali vakti yerinde zengin bir iş adamıydı. Annesinin ısrarlarına rağmen evlenmeyi hiç düşünmemişti. Çünkü etrafındaki bayanlar menfaat peşinde olan, gözü yükseklerde olan tiplerdi. Bu yüzden de evlenmemeyi hiç düşünmemişti.

O aslında sık sık rüyalarında gördüğü kadını arıyordu. O yağmurlu günde de yine aynı şekilde olmuştu. Hiç âdeti olmadığı halde yağmurlu havada çıkmıştı. Özel şoförü kendisiyle gelmek istemişti ama o buna izin vermemişti. Bu yüzden de arabayı kendi kullanıyordu.

Yağmur gittikçe şiddetini artıyor, silecekler durmadan çalışıp duruyordu. O buna rağmen geri dönmeyi hiç düşünmüyor. Düşlerinde gördüğü prensesini arıyordu. Bir ara onu görür gibi oldu. Onu gözden kaçırmamak için sürekli ona bakıyor, nereye gittiğini gözlemlemeye çalışıyordu. Bu yüzden az kalsın kaza yapacaktı.

Onu ilk gördüğünde kalbi neredeyse duracak gibiydi. Tıpkı rüyalarındaki gibi narin ve hüzünlüydü. Ne olur beni kurtarın der gibi bakıyordu. Ellerinde bir sürü poşet vardı. Şimşek her çaktıkça yerinde zıplıyor, sanki etrafından bir tehlike gelecekmiş gibi sağına soluna bakınıyordu. Üstü başı yağmurdan sırılsıklam olmuştu. Ayrıca elbiseleri bakımsız ve eski görünüyordu. Belli ki zor durumlarda yaşıyordu.

Onun halini görünce içi acıdı. Kim bilir ne hayat yaşıyordu ki bu hallerdeydi. İçi sızlaya sızlaya evine geri döndü. Annesi onun hüzünlü halini görünce ne olduğunu sorsa da bir şey anlatmadı. Anlatsa ne yazardı ki. Annesi onun hüzünlü haline çözüm mü bulabilirdi. Hayır bulamazdı. Çünkü annesi de fakir insanlara karşı mesafeliydi. Bu yüzden hiçbir şey anlatmadı, anlatamadı.

*********

Büşra’nın her günü çileliydi. Kimsesi ve gidecek bir yeri olmadığı için hanımından her gün dayak yiyor ve azar işitiyordu. O buna rağmen sabırla kendisini bu çileden kurtaracak birilerini bekliyordu. Her namazdan sonra Allah Teâlâ’ya kendisini bu çileden kurtarması için dua ediyordu, gözyaşları içerisinde.

Onun en rahat ettiği yer seccadesiydi. Özellikle herkesin uykuya çekildiği zaman seccadesinin üzerinde uzun uzun dua ediyor, dua ettikçe de içi ferahlıyordu.

Bir gün babasını rüyasında gördü. Babası ona ‘Yavrum, sabret bir adam karşına çıkacak ve seni bu çilelerden kurtaracak’ diyordu. Bu rüya üzerine içine ferahlık geldiğini hissetti ve kendisini kurtaracak olan o kişiyi beklemeye başladı.

Selma Hanım’ın bir oğlu vardı Tarkan. O da tıpkı anası gibiydi. Gaddar, zalim ve içten pazarlıklı biriydi. Annesi yetmezmiş gibi kendisi de Büşra’ya zulmediyordu. Zaman zaman ona sarkıntılık ettiği de oluyordu.

Bir gün Büşra, salonda temizlik yaparken Tarkan salına salına salona geldi. Belli ki sarhoştu. Neredeyse düştü düşecekti. Tam düşecekti ki Büşra onu tutmaya çalıştı. Onun bu iyiliğine karşı Tarkan, ona sarılıp öpmeye çalıştı. O da kendisini korumak için onu itti ve yere düşürdü. Düşerken de kafasını sandalyeye çarptı. Çarpar çarpmaz baygınlık geçirdi. Ayrıca kafası da kanıyordu.

Salondan gelen gürültüyü duyan Selma Hanım, koşarak salona geldiğinde oğlunun yerde baygın yattığını ve Büşra’nın da ayakta dikilmiş bir şekilde titrediğini gördü.

Oğlunun yerde baygın yattığını gören Selma Hanım, hızlıca giderek Büşra’nın saçlarından tutup çekiştirmeye başladı. Çekiştirirken de ona:

‘Seni nankör seni! Söyle bana oğluma ne yaptın?’ dedi gözlerinden kan fışkırırcasına.

Büşra, Selma Hanım’ın tutumu karşısında ne diyeceğini bilemedi. Sadece ‘Ben, ben’ diyebildi.

Selma Hanım, telefonu eline alıp 155 Polis İmdat’ı aradı. Ardından 112 Hızır Acil Servisi aradı. Polisler gelirken o da Büşra’ya karşı ağzına gelen her şeyi söyledi. Polisler gelince onlara:

‘Sayın Polis memurları’ eliyle Büşra’yı işaret ederek: ‘Şu karşınızda gördüğünüz hizmetçimiz oğlumu öldürmeye çalıştı. O yüzden ondan şikâyetçiyim’ dedi.

Polis memurları Büşra’nın da bir şey dememesi üzerine onu apar topar alıp götürdüler. Onlar gittikten sonra da Hızır Acil Servis gelip Tarkan’ı hastaneye götürdüler. Orada acilde kontrol edildikten sonra ameliyata alındı.

Yazan – Murat CANPOLAT

Hikayenin 1. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 3. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

 

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 7 Ortalaması: 5]

Etiketler

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı