Çocuk HikayeleriDüşündüren-Eğitici HikayelerKısa Hikayeler

“PAPATYA VE ÖYKÜ”nün Hikayesi

Hikaye

“PAPATYA VE ÖYKÜ”nün Hikayesi

Sennur PELİTLİ

"PAPATYA VE ÖYKÜ"nün HikayesiÖykü yirmi üç yaşında üniversite son sınıf veterinerlik bölümü öğrencisidir. Okuluna iki sokak uzakta arkadaşıyla kaldığı bir evde yaşar, gerçekten çok azimli ve çok çalışkan bir öğrencidir en büyük hobisi de hayvanlarla ilgilenmektir. Hayvanlar onun yaşam kaynağıdır.

O gün çok da iyi bir gün geçirmemiş olan Öykü az sonra olacaklardan habersiz bir şekilde sokakta canı sıkkın ve adeta ağaçların sararıp yere düşmüş olan yapraklarına tekme atarak yürümektedir. Birden bir uluma sesi ile irkilir ve sesin geldiği yere doğru ilerler bir süre yürüdükten sonra parkın ortasında bakımlı, kahverengi renkte, uzun tüyleri ve uzun kulakları olan, sokak köpeklerine hiç benzemeyen bir köpek görür. Köpeğin uluma seslerini duyan öykü önce üşüyen ya da kavga etmiş bir hayvan olduğunu düşünür ancak köpeğin yanına gittiğinde köpeğin korkudan titrediğini görür, önce yardım etmek ister ama köpeğe her dokunmak istediğinde köpek çok korktuğu için onu ısırmaya ya da havlamaya başlar.

Sokağa alışkın olmayan köpek yemek bulamamış ve aç kalmıştı. Öykü, sokağın karşısındaki marketten köpek için yiyecek bir şeyler aldı. Marketten aldığı şeylerle köpeği besledi ve köpek karnını doyurduğu için Öykü‘ye daha az saldırgan davranmaya başladı. Öykü, köpeğin yumuşamasını fırsat bilip onun tasmasındaki yazıyı okudu, tasmada Papatya yazıyordu. Öykü, bu köpeğin bir sahibi olduğunu ve o kişinin de köpeğini aradığını düşündü.

Papatya‘yı sokakta bırakmak istemedi ve onu da alıp eve gitti evde onu arkadaşı Melis karşıladı. Melis Öykü‘yü yanında bir köpekle görünce çok şaşırdı ve Öykü‘ye:

-Bu köpek de nereden çıktı, diye sordu. Öykü, Melis‘e olan biten her şeyi anlattı. O akşam Papatya‘nın bir fotoğrafını çektiler ve o fotoğrafları çoğalttılar. Ertesi günün sabahında Melis ve Öykü yanlarına fotoğrafları da alarak yola çıktılar. Papatya‘nın fotoğraflarını, onu buldukları parka ve parkın etrafına yapıştırdılar.

Aradan bir hafta geçince Öykü‘nün parkta bulduğu o saldırgan köpeğin yerine uysal şirin bir köpek gelmişti sanki. Öğle saatlerinde Öykü Papatya‘yı yürüyüşe çıkardığı sırada Papatya‘nın ayağına diken battı, dikeni çıkarmak için oraya yakın bir veterinere gittiler. Veteriner, kapıdan girdiklerinde Papatya‘yı tanıdı ama Öykü‘yü tanımadığı için ona kim olduğunu sordu. Öykü, kendini tanıtıp köpeğin ailesini aradığını söyledi. Veteriner Papatya‘yı iyileştirdikten sonra:

-Bakın Öykü Hanım, anladığım kadarıyla iyi birisiniz, köpeğin gerçek sahibini aramanız da çok güzel bir şey ancak eğer bana sorarsanız Papatya‘yı o aileye geri vermeyin, dedi. Öykü veterinerin bu sözlerine şaşırır ve:

-Neden, diye sordu. Veteriner:

-Ben o aileyi tanıyorum Papatya‘yı barınaktan oğulları için aldılar ama çocuk bir süre sonra köpekten sıkıldı, çocuğun annesi de köpeğe pek iyi davranmıyordu, bir süre sonra köpeğin aşıları için bile gelmediler. Demek ki bu yüzdenmiş, köpeği sokağa bırakmışlar. İnanın Papatya sizin gibi biri tarafından sahiplendiği için çok şanslı, dedi. Öykü‘nün o anki şaşkınlığı ve kızgınlığı tahmin edilemeyecek kadar fazlaydı, veterinere:

-O ailenin sizde adresi var mı, diye sordu .Veteriner:

– Evet, var, dedi ve adresle birlikte çocuğun annesinin isminin de yazılı olduğu kağıdı Öykü‘ye verdi. Öykü elindeki kağıtta yazan adrese gittiğinde kapıyı çocuğun annesi açtı. Kadın:

-Buyrun, ne istemiştiniz, diye sordu. Öykü:

-Merhaba, Gamze Hanım siz misiniz, dedi. kadın:

-Evet, benim ama siz kimsiniz, dedi. Öykü:

-Ben Öykü, bir hafta önce sokağa bıraktığınız köpeği sahiplenen kişiyim, dedi. Kadın alaycı bir tavırla:

-Peki ama şu an neden buradasınız, dedi.. Öykü daha da sinirlendi ve :

-O köpek sizi seçmedi, siz onu seçtiniz ve eğer onu sahiplendiyseniz bakmak zorundasınız, bakmıyorsanız da aldığınız yere bırakın, sokağa atmak da nedir, diye ekledi. O duygusuz kadın bir anda yumuşadı ve:

-Evet haklısınız ben de böyle bir şey yaptığım için şu an kendimden utanıyorum, dedi. Öykü:

-Bence de utanmalısınız, dedi.

Kadın hatasını gerçekten anlamıştı ve çok üzgündü ancak Papatya‘ya Öykü‘nün onlardan daha iyi bakacağını düşünerek:

-Eğer siz de isterseniz Papatya artık sizinle kalabilir hem sizi bizden daha çok sevmiş belli ki, dedi. Öykü cevap vereceği sırada Papatya Öykü‘nün kucağına atladı ve ona beni de yanında götür, der gibi baktı. Öykü:

-Sanırım Papatya sahibini seçti, dedi ve o gün oradan ayrıldıktan sonra bir daha hiç ayrılmadılar.

Sennur PELİTLİ

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu