Skip to main content

Nazım Hikmet Hikayeleri; “Üç Yumruk”

Nazım Hikmet Hikayeleri; “Üç Yumruk” Bican Efendi, gözlerini ovuşturup gerinerek yatağında doğruldu. Elini ağzına götürdü, rahat ve geniş bir esnemeden sonra yatağın yanında duran tahta masanın üstündeki çalgılı saate baktı. Saat sekizi beş geçiyordu. Sabah çoktan olmuş, daire vakti yaklaşmıştı. Giyinip, tramvaya atlayıp işine gidinceye kadar gene devam cetvelini imzalamayı kaçıracak ve zaten yarısı vergiye giden, yarısı […]

Devamını Oku

Evimin Hikayeleri III. Bölüm

Evimin Hikayeleri III. Bölüm Duydum Zannettiklerim Güzide Halama Evim üçüncü hikayesine şöyle başladı : Siz insanlar bazen çok ahmak olursunuz ve ekseriya en zeki zannettikleriniz en budala olanlarınızdır… İşte sana bunu ispat etmek için gülünç, fakat hakikatte çok acı bir sergüzeştimi anlatayım: Ona çok büyük bir alim, mucit, mütefennin, hatta kürre-i arzın dahilerinden biri diyenler […]

Devamını Oku

Evimin Hikayeleri II. Bölüm

Evimin Hikayeleri II. Bölüm Duydum Zannettiklerim Güzide Halama Evim ikinci hikayesine şöyle başladı : Çok mağrur, fakat çok güzel bir kızdı … İri, koyu mavi, hatta lacivert gözleri vardı… Bembeyaz bir mermer gibi donuk tenini hafif bir gül pembeliği gölgelendirmişti… Kumral saçlarını daima dik tuttuğu başında bir topuzla toplardı… Öyle bir bakışı, öyle bir söz […]

Devamını Oku

Evimin Hikayeleri I. Bölüm

Evimin Hikayeleri I. Bölüm Duydum Zannettiklerim Güzide Halama Günün son ışığı sönen bir rüya gibi pencerelerden içeri süzüldü, hazin bir boşluk köşelere doğru koyulaşarak odaya yayıldı. Ortada yanan gaz sobasının tavana çizdiği nakışlar daha ziyade parlarken ağır ağır umku olmayan bir siyah göl gibi gece etrafı kapladı… Şimdi ben karanlık içindeyim … Yalnızım … Bu gece […]

Devamını Oku

Bora Reis

Bora Reis Peyk-i Şevket Talebelerine Onun ismi korkuyla beraber doğar, ölümle neticelenirdi. Akdeniz’i baştan başa maceraları dolaşır, köpüklü sahillerde sergüzeştlerini terennüm eden türküler sôylenirdi. İsmi Bora idi. Genç, gür siyah bıyıklı, gece kadar siyah ve derin gözlü, geniş omuzlu bir korsan, bir Türk korsanıydı … Anadolu’nun hüzünlü sahillerinde doğan bu Türk oğlunun alnı yalnız Allah’ının önünde eğilmişti. Hakanına sarsılmaz bir  […]

Devamını Oku

Bir Şişe Serum (Harp Hatıraları)

Bir Şişe Serum (Harp Hatıraları) İhtiyar doktor beyaz uzun gömleğini ilikleyerek doğruldu, sigarasını söndürdü. Loş çadırın kat kat perdeli kapısını kaldırdı. Çukura batmış uzun kirpikli gözleriyle etrafına bakındı. Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor, üzerlerinde kırmızı aylı beyaz bayrakların sallandığı geniş çadırların önünde öteye beriye gidip gelen doktorlar dolaşıyor, derinden […]

Devamını Oku

NAZIM HİKMET’TEN PİRAYE’YE

NAZIM HİKMET’TEN PİRAYE’YE Nazım Hikmet yaşamı boyunca bir çok kez âşık oldu. Nazım’ın en güzel aşk şiirlerini yazdığı, en uzun süre evli kaldığı kadın ise Piraye’ydi. Nazım ile Piraye, genç kadın eşinden henüz boşandığı sırada tanıştılar. Sanat eleştirmeni Vedat Örfi ile on altı yaşındayken evlenen Piraye’nin iki çocuğu vardı. Bunlardan biri eleştirmen Mehmet Fuat Bengü’ydü. […]

Devamını Oku