Skip to main content

Bir Kahramanlık Hikayesi; “Çocuk Asker”

Bir Kahramanlık Hikayesi; “Çocuk Asker” Minik elleriyle, çeliğin soğuk yüzünü taşıyan silahını temizlemeye çalışıyordu. O küçücük parmakları tüfeği zor kavrıyordu. Tüfek neredeyse kendi boyundaydı. Omzuna takınca, tüfek mi büyük yoksa kendisi mi küçük belli değil, tüfeği omuzundayken silah büyüyor kendisi ise küçülüyor gibiydi. Tüfek omuzundayken görenler böyle zannediyordu. Çünkü tüfek, omuzlarından ta ayaklarına kadar sarkıyor, […]

Devamını Oku

Çanakkale Şehitlerine

Çanakkale Şehitlerine Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde -gösterdiği vahşetle- “Bu bir Avrupalı!” Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Devamını Oku

Çanakkale Şehit Mektuplarından

Çanakkale Şehit Mektuplarından “Merhumun İntikamını Alacağımıza Emin, Bununla Müteselli Olunuz” “Osmanlı Ordu-yu Hümâyunu Kabataş’ta mukime Zehra Hanım’a Alay 21, tabur 1, bölük 1 zevciniz Yüzbaşı Kâzım Efendi bin Hüseyin, 14 Nisan 1331 tarihinde Seddülbahir muharebesinde bir Osmanlı askerine yakışan kahramanlık ve fedakârlıkla şehit oldu. Dini celili İslam’ın ve mukaddes vatanın müdafaası uğrunda hayatını feda edenlerin […]

Devamını Oku

Çanakkale Şehit Mektuplarından, “Yüksek Sesle Ağlamamanızı Dilerim”

Çanakkale Şehit Mektuplarından “Yüksek Sesle Ağlamamanızı Dilerim” Zahit Üsteğmen 8 Ocak 1916’da, Kerevizdere Mevkii’ndeki ‘Şehitler Tepesi’nde yaşanan kanlı ve çetin muharebelerde patlayan bir mayınla şehit olduğunda 34 yaşındaydı. Bıraktığı mektup zarfının içinden küçük bir saç demeti de çıktı. Bu; Nadide adlı yavrusunun saçının tutamıydı. “Pınarbaşı (Aziziye) İlçesi Kılıç Mahmutbey Köyü’nden Ahmet Efendi kızı eşim Hanife […]

Devamını Oku

Çanakkale Şehit Mektuplarından, “Ruhumu Şâd Edin Yeter”

Çanakkale Şehit Mektuplarından “Ruhumu Şâd Edin Yeter” Çanakkale Savaşı esnasında Yüzbaşı Mehmet Tevfik Bey’in yazdığı bu mektup, savaştan geriye kaldığı bilinen en dokunaklı belge. Kahraman şehidimiz bu mektubu, Arıburnu Cephesi’nden babaannesine, babasına, annesine ve kızkardeşine hitaben yazmış. İki hafta sonra da şehit olmuş. “Pazartesi, 31 Mayıs, 1915 Sebeb-i hayatım, feyz-i velinimetlerim. Sevgili peder validem, babacığım, […]

Devamını Oku

Çanakkale Şehit Mektuplarından, “Bana Acımasınlar, Bahtiyarım Çünkü”

Çanakkale Şehit Mektuplarından “Bana Acımasınlar, Bahtiyarım Çünkü” “Sevgili kardeşim Ben vatan ve millet uğrunda bana düşen vazifeyi ifa ettim. Artık gerisini size terk ediyorum. Cümlenize hakkımı helal ettim, tabiidir ki siz de helal edersiniz. Hemşiremin, Ziya’nın Kemal’i hasretle gözlerinden öperim. Muhterem amcamın ellerinden öperek dualarını her zaman beklerim. Çoluk çocuğumu evvel Cenab-ı Hak’ka sonra vatan […]

Devamını Oku

Bir Çanakkale Hikayesi; “Yüzlük Kaime”

Yüzlük Kaime Asteğmen Mehmet Muzaffer, diğer cephelere asker ve malzeme sevkinde kullanılan araçların lastik ihtiyacını temin için karargah tarafından İstanbul’a gönderilir. Komutanlarının emri üzerine lastik almak üzere İstanbul’a gelen Mehmet Muzaffer, aradığı lastikleri Karaköy’de Yahudi bir tüccarda bulur. O yıllarda İstanbul’da otomobil ve kamyon nadir rastlanan vasıtalardır ve lastikleri ise yok denecek kadar azdır. Yahudi tüccarla anlaşan Muzaffer, […]

Devamını Oku