Aşk HikayeleriDini HikayelerMurat Canpolat

Aşk Hikayesi; “Salih İle Büşra” 15. Bölüm

Aşk Hikayesi

Aşk Hikayesi; “Salih İle Büşra” 15. Bölüm

İsmi Nalân, olan orta yaşlı mahkûm, yaşlı mahkûmun sözlerinden sonra susmuş, ama yine de durmamıştı.

Nalân, yaşlı kadın tarafından rahat durması için susturulmuştu ama yeni gelene de bir ders verip onun gözünü korkutmaktan geri durmak istemiyordu. Bu yüzden tekrar ayağa kalktı. Ayaklarını yere sert sert vurarak Büşra’ya doğru yaklaştı.

İsmi Tülin olan en genç mahkûm onu görmüştü ama korkudan ses çıkaramıyordu. Çünkü aynı hareket kendisine de yapılmıştı.

Nalân, Büşra’ya doğru yaklaşıp arkasından başörtüsünü tuttu ve kendisine doğru çevirdi.

O öyle yaparken Tülün, ona:

‘Semiha abla, ne olur yapma’ diyor ona engel olmaya çalışıyordu.

Nalân, Büşra’nın başörtüsünü tutup kendisine çevirdikten sonra ona:

‘Bana bak, burada bana kanlı Semiha derler’ dedi onun gözünü korkutmak için.

Büşra, onun elinden kurtulmaya çalışırken, Nalân’da Semiha’yı engellemeye çalışıyordu.

Semiha, Nalân’ın kendisini engellemeye çalıştığını anlayınca ‘Seni küçük cadı, demek bana karşı geliyorsun ha!’ dedi ve elinin tersiyle tokat atıp onu yere düşürdü. Ardından birkaç tekme attı. Büşra, da onu tutmaya çalıştıysa da o da nasibini aldı.

Semiha, ikinci bir tokatı Büşra’ya atmaya çalışırken arkasından bir el onu tuttu. O el onu öyle tutuyordu ki sanki eli kırılacak gibi oluyordu.

Semiha, kendisini tutanın kim olduğunu az çok tahmin ediyordu ama o böyle bir şey yapmazdı. Şimdi de niye yapsın ki diye düşündü ve korku içerisinde elini tutanın kim olduğunu öğrenmek için geri döndü.

Semiha geri döndüğü an ne yapacağını bilemedi. Çünkü korktuğu gibi olmuş, o yaşlı kadın kendisini durdurmuştu.

Semiha, o yaşlı kadına:

‘Handan abla, ben, ben, şey’ dedi kekeleyerek.

Handan, Semiha’nın elini bıraktıktan sonra ona iyice yaklaştı. Öyle ki nefesleri birbirlerine değiyordu.

Handan, ona iyice yaklaşıp yakasından tutup kendisine çekti ve ona:

‘Bana bak Semiha, artık senin yaptıkların canıma tak etti. Bundan sonra böyle bir şeye kalkışırsan, seni doğduğuna pişman ederim’ dedi tehdit edercesine. Daha sonra Nalân’a döndü ve ona ‘Yeni gelen arkadaşınıza yatacağı yeri gösterin’

Handan, Nalân’la konuşup yeni gelene yer göstermesini söyledikten sonra diğer mahkûmların da iyice anlaması için onlara:

‘Bana bakın, bundan sonra burada öyle şeylerin olmasını istemiyorum’ dedi ve gülümseyerek ‘Şu dört duvarın arasında birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Siz birbirinize karşı iyi davranmaz böyle sürekli dalaşırsanız, size kimse yardım etmez. O yüzden ne olur, yapmayın, etmeyin birbirinize iyi davranın’ dedi ve yatağına geçip oturdu.

Onun etkileyici konuşması karşısında herkes suspus olmuştu. Aslında o haklıydı ama yaşadıkları hayat yüzünden kalpleri katılaşmıştı. Bu yüzden de birbirleriyle sürekli didişip duruyorlardı.

**********

Bünyamin Bey, Salih’le konuştuktan sonra kızının yanına gitti. Onunla konuşacakları vardı ama bunu nasıl söyleyecekti bilemiyordu.

Türkan, lavaboya gitmiş ellerini yıkayıp geri dönmüştü. Döndüğünde babasını, odasının önünde bekleşirken gördü. Babası ondan özel bir şey istemedikçe odasının önünde bekleşmezdi. Belli ki babası yine özel bir şey isteyecekti.

Türkan, şefkatle babasına baktıktan sonra ona:

‘Baba, galiba yine benden özel bir şey isteyeceksin?’ dedi gülümseyerek.

‘Şey, kızım nasıl diyeceğimi bilemiyorum’ dedi Bünyamin Bey geveleyerek.

‘Hadi baba, ne diyeceksen de. Zira yapacak işlerim var’ dedi Türkan, babasının ağzındaki baklayı çıkarması için.

‘Salih’i tanıyorsun. Hani şu babası vefat eden’ dedi Bünyamin Bey.

‘Elbette tanıyorum Salih abiyi’ dedi Türkan. Daha sonra telaşlı bir şekilde ‘Yoksa ona bir şey mi oldu baba?’

Yanlış anlaşıldığını anlayan Bünyamin Bey, kızına ‘Hayır, ona bir şey olmadı’ dedikten sonra Salih’le aralarında geçen konuşmayı aktardı.

Türkan, babasını dinledikten sonra hafifçe güldü. Demek Salih abisi sonunda gönlünü birine kaptırmıştı. Yalnız bir sorun vardı. Onun gönlünü kaptırdığı kız hapse düşmüştü. Bu yüzden ne yapıp edip onu düştüğü durumdan kurtarmalıydı.

Yazan – Murat CANPOLAT

Hikayenin Bölümleri

1 2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12 13  14 15 16  17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu