Murat CanpolatPolisiye Hikayeler

Polisiye Hikayeler “Komiser Yakup”

Polisiye Hikayeler

Polisiye Hikayeler “Komiser Yakup”

“Kayalıklarda Cinayet”

İki orta yaşlı adam sahilde yürüyorlardı. Sahil, ne kalabalık ne de tenhaydı. Kimisi denize giriyor, kimisi de kumsalda güneşleniyorlardı.

Sahilin ilerisinde bir kişi hiç kıpırdamadan yatıyordu. Oraya sürekli dalga vurduğu için pek kimse uğramıyordu.

O kişinin hareketsiz bir şekilde yattığını gören ikili merak içerisinde oraya doğru yöneldiler.

Oraya geldiklerinde içlerinden biri gördüğü manzara karşısında irkilerek:

‘Lokman, lokman bu’

‘Lokman da kim?’ dedi diğeri.

‘Hani şu bizim sıklıkla gittiğimiz kahvehanenin sahibi lokman’

‘Evet’ dedi diğeri yutkunarak ‘ama onu bu hale kim getirdi. Baksana yüzü gözü tanınmayacak bir vaziyette’

‘Hemen polise ve haber verelim’

Aralarındaki konuşmayı keserek hemen polisi ve 112’yi aradılar. Aradıktan yarım saat sonra her taraf polis arabalarıyla dolmuş cinayetin kimin işlediğini öğrenmeye çalışıyorlardı.

Ceset kaldırıldıktan iki gün sonra aynı nokta da bir cinayet daha işlendi. Bu seferki maktul bir kadındı. Yine aynı şekilde öldürülmüştü ve yine üzerinde kimlik bulunmuyordu.

Komiser Yakup, cesedi inceledikten sonra olay yeri ekibinden bir delil bulup bulamadıklarını sordu. Bu soru üzerine olay yeri ekibinden Fahri:

‘Komiserim, her iki cinayeti aynı kişi işlemiş olabilir. Çünkü ikisinin üzerinde de aynı işaretler vardı’

‘Ne işareti?’ dedi, komiser Yakup.

‘Her ikisi de boğularak öldürülmüş ve sırtlarında da çarpıya benzer bir işaret vardı. Birde kamyonet ile getirilip buraya bırakılmış. Yerde bulunan lastik izleri kamyonet lastiklerine benziyor’

‘Tamam, teşekkür ederim’ dedi komiser Yakup ‘Bakalım başka delil bulabilecek miyiz’

Olay yeri ekibi etrafı araştırırken savcı da gelmiş cinayetin nasıl gerçekleştiğini soruşturuyordu.

Olay yeri ekibi işini bitirip ayrıldıktan sonra ceset de morga kaldırıldı. Üzerinde kimlik çıkmadığı için bir süre daha bekletilecek, kimliği belli olmadığı takdirde ise kimsesizler mezarlığına defnedilecekti.

Komiser Yakup, emniyet müdürlüğüne gelip hemen ekibini topladı.

‘Öldürülen iki maktulün kimlikleri tespit edildi mi?’ diye sordu ekibine.

‘Komiserim’ dedi komiser yardımcısı Tuna ‘ilk maktulün kimliği belli oldu. Adı Lokman’mış ve kahvehane işletiyormuş. İkinci maktulün kimliği henüz belli değil’

‘Cinayetin işlendiği yere yakın bir benzin istasyonunda kamera varmış’ dedi polis memuresi Gülten ‘onu öğrenince hemen gidip kameradan çekilenleri izledik. Olay yeri ekibinin dediği gibi beyaz bir kamyonet kamerada göründü. Cinayetin işlendiği yere gelince durdu. İçinden orta yaşlarda bir adam çıktı. O arabadan çıktıktan sonra kamyonetin arkasına geçti. Kapıyı açtıktan sonra arkadan bir bavul çıkardı. Bavul ağır olmalı ki onu çeke çeke götürüyordu. Ondan sonrası maalesef kamerada görünmüyor. Öyle görünüyor ki orası kamera açısının dışında’

Bir başka polis memuru da söze karışarak:

‘İki cinayetin bağlantılı olup olmadığını araştırıyoruz’

‘Yalnız ilk önce kimliği belli olmayan kadının kimliği ortaya çıkarılmalı’ dedi polis memuru Altan

‘Bizde onu araştırıyoruz’ dedi polis memuresi Şeyma ‘Büyük bir ihtimalle de bugün ortaya çıkar’

Şeyma, daha lafını bitirmeden komiser Yakup’un önüne bir evrak bırakıldı. Evrakı inceleyen Komiser Yakup:

‘Kadının kimliği belli olmuş’ dedi başını evraktan kaldırmadan ‘kadının ismi Leyla Han, memleketi İzmir. Bir banka da çalışmaktaymış’ dedikten sonra kafasını kaldırarak ‘şimdi sizden bu iki cinayetin bağlantılı olup olmadığını araştırmanızı istiyorum’

Aralarındaki konuşma burada sona ermiş, hepsi masadan kalkmışlardı.

Bir kaç gün sonra bir cinayet daha işlendi. İşlenen bu cinayet diğer iki cinayetten çok farklıydı.

‘Artık yeter’ dedi komiser Yakup, masaya vurarak. ‘Bu cinayetleri her kim işliyorsa derhal bulunmalı’

‘Adli tıptan gelen rapora göre ilk iki cinayeti işleyen aynı kişi ve bir erkek. Ayrıca kanlarında bir miktar zehir tespit edilmiş’ dedi Komiser Yardımcısı Tuna.

‘Başka hangi bulgular var’ dedi Komiser Yakup.

Söze polis memuresi Şeyma Hanım atılarak:

‘Cesetlerin üzerinde parmak izi de çıkmış’

‘O zaman suç işlemiş kişilerin parmak iziyle karşılaştırın. Bakalım bir şeyler bulabilecek miyiz’

‘Tamam komiserim’ dedi polis memuresi Gülten Hanım.

Parmak izi araştırılan suçlulardan hiç birinin parmak izi uyuşmamıştı.

‘Komiserim’ dedi polis memuresi Gülten Hanım ‘Parmak izleri uyuşmadı’

‘O zaman veri tabanındaki parmak izlerine bakın’

‘Tamam efendim’

Veri tabanı beş dakika kadar araştırılmıştı ki Gülten Hanım ‘İşte bu’ dedi, seslice.

‘Birde ben bakayım’ dedi Komiser Yakup. Baktıktan sonra da ‘Evet bu’

‘Komiserim, şimdi ne yapıyoruz?’ dedi Komiser Yardımcısı Tuna.

‘Kim olduğunu araştırdıktan sonra savcılıktan tutuklama emri çıkaralım’ dedi Komiser Yakup.

‘Baş üstüne komiserim’

İki gün sonra…

‘Cinayet zanlısı yakalandı komiserim’ dedi komiser yardımcısı Tuna.

‘Tamam’ dedi Komiser Yakup ‘Zanlıyı bizzat ben sorgulayacağım. Bakalım cinayetleri ne için işlemiş’

Komiser Yakup, Tuna’yla konuştuktan sonra beraber sorgulama odasına geçtiler.

‘Ne için işledin cinayetleri’ dedi Komiser Yakup, masaya sert bir şekilde vurdu.

‘Ben bir şey yapmadım’ dedi zanlı.

‘Yalan söyleme’ dedi Tuna ‘Bütün deliller seni gösteriyor. O yüzden itiraf et ve neden işlediğini söyle’

Cinayet zanlısı birden ayağa kalkarak:

‘Pişman değilim’ dedi bağırarak ‘O kadın namusumu kirletti’

‘Otur yerine’ dedi komiser Yakup, zanlının omzuna bastırarak.

‘Şimdi, her şeyi baştan anlat’ dedi Tuna.

‘Ben uluslar arası nakliyat yapan bir şirkette tır şoförüyüm. Sefere çıktım mı uzun süre eve dönmem. İşte böyle bir seferde işim tez bitti ve eve geri döndün, ama dönmez olaydım. Karım o adamla yatak odamızda sarmaş dolaş bir şekilde gördüm. O anda gözüm döndü ve hızlıca mutfağa giderek bıçağı kaptım. Niyetim onları oracıkta öldürmekti. Fakat bundan vaz geçtim ve onlardan nasıl intikam alırım diye planlar kurdum. Bundan öncede onların ne zaman ilişkiye başladıklarını öğrenmek için araştırma yaptım ve sonunda da bütün gerçekleri öğrendim. Meğerse karım beni hiç sevmiyormuş. Bunu da çalıştığı bankada sürekli dile getiriyormuş. Bir gün o adam bankaya gelmiş ve karımla konuşarak bankanın müşterisi olmuş. Olduktan sonra da sürekli gidip gelmeye başlamış. Bu gidiş gelişler sırasında da aralarında gönül bağı oluşmuş’

‘Lafı uzatma da cinayeti nasıl işledin onu anlat’

‘Komiserim, cinayetleri işlemeden önce karımı ve onun sevgilisini zehirlemeye çalıştım ama olmadı. Bende bu sefer onları boğarak öldürdüm ve ibret olsun diye kayalıkların oraya bıraktım

‘Ya üçüncü cinayetin. Onu neden işledin?’

‘O karımla sevgilisine aracılık ettiği için öldürdüm komiserim’

Komiser Yakup, cinayet zanlısını dinledikten sonra:

‘Götürün şunu nezarethaneye atın. Yarın tutuklama istemiyle savcılığa sevk edilecek.

polis, memur, polis memuru, 112, 155, cinayet, +18, polisiye hikayeler, macera hikayeleri, murat canpolat, komiser, komser, suç, suçlu,

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu