Alper Murat Kirpik Çocuk HikayeleriDüşündüren-Eğitici Hikayeler

HİKAYELER: MUHSİN ÇIKTI MUFFİN’DEN

HİKAYELER

MUHSİN ÇIKTI MUFFİN’DEN 17. BÖLÜM

KOCA YALAN BALIĞI (Abartma – Gerçeklik)

O gün sabah güneşi bahçeyi yavaşça aydınlatıyordu. Kuzenler, Kerem, Zeynep, Defne, Ali ve Mert, kahvaltıdan sonra bahçedeki küçük gölete doğru koştu. Bahar havası, kuş cıvıltıları ve rüzgârın hafif esintisiyle bahçe adeta bir oyun alanına dönüşmüştü. Defne elini göletin kenarına uzatarak suyun serinliğini hissetti ve sevinçle bağırdı:“Ne tatlı bir balık!”Zeynep yanına gelerek eğildi ve gölete bakıp küçük balığı işaret etti:

“Gerçekten çok küçük ama ne kadar güzelmiş!”

Ali de eğildi ve balığın suyun içindeki hareketlerini izledi. Balık minik, parlak pullarıyla suda nazikçe yüzüyordu. Kuzenler bir anda heyecanlandı; göletin kenarında sessizce balığı izlemeye başladılar.

Tam o sırada Mert, gözleri parlayarak ve abartılı bir tonla konuştu:

“Bu balık… Bu balık kocaaaan! Neredeyse bir köpek kadar büyük!”

Diğer çocuklar bir anda heyecanlandılar. Kerem, gözlerini büyüterek Mert’e baktı:

“Gerçekten mi? Bir köpek büyüklüğünde mi? Hadi bakalım, gölete bakmalıyız!”

Zeynep de merakla, “Vay canına! Böyle bir balık göremedim hiç!” diyerek koştu.

Defne ellerini çırparak: “Hadi bakalım, biz de görelim!”

Ali biraz temkinliydi ama merakını bastıramadı: “Belki gerçekten büyüktür, kim bilir?”

Bütün kuzenler heyecanla göletin kenarına koştular. Her biri sırayla balığa bakmak için eğildi, gözlerini kırpmadan suya odaklandı. Fakat balık, Mert’in anlattığı gibi devasa değildi; hâlâ küçük, sevimli ve narin bir balıktı.

Kerem hafif hayal kırıklığı ile: “O kadar da büyük değilmiş…” dedi.

Zeynep dudaklarını büzerek başını salladı: “Evet, tam olarak Mert’in dediği gibi değil…”

Defne hafifçe kahkaha attı: “Ama yine de çok tatlı, bence önemli olan bu!”

Ali ise biraz kızgın: “Mert, neden abarttın? Biz de koştuk geldik…”

Mert bir an sessizleşti. Yüzü kızardı ama ağzını açıp itiraf edemedi. “Ama… yani… sadece biraz heyecanlandım,” diye mırıldandı.

Herkes birbirine bakarken ortamda küçük bir gerginlik oluştu. Kuzenler balığı izlemek için suyun kenarına dizildiler ama Mert hâlâ konuşamadı. İçinde hem utanma hem de gurur karışımı bir his vardı. Balığı gösterdiğinde herkesin heyecanlandığını, ama şimdi hayal kırıklığı yaşadığını fark ediyordu.

O sırada mutfaktan gelen tatlı muffin kokusu ve ışık dikkati çekti. Babaanne seslendi:

“Evlatlarım! Muffinleriniz hazır! Hem biraz oturun hem de konuşun.”

Çocuklar birbirine baktılar, sonra yavaş adımlarla mutfağa yürüdüler. Masada sıcak, taze ve buharlı muffinler duruyordu. Her biri heyecanla muffin aldı ve bir ısırık ısırık yemeye başladı.

Pıııt! Muffinlerden birinin içinden Muhsin Amca ortaya çıktı. Hafifçe gülümseyerek kuzenlere baktı.

“Esselamu aleyküm küçük dostlarım!” dedi.
Kerem, Zeynep, Defne ve Ali şaşkınlıkla bakarken, Mert gözlerini kaçırdı. Muhsin Amca hafifçe başını salladı ve gölete doğru işaret etti:

“Ah, gördüğüm kadarıyla küçük bir balık büyük bir heyecan yaratmış, değil mi evlatlarım?”

Mert’in yüzü daha da kızardı. Muhsin Amca gülümseyerek devam etti:

“Gerçek, kendi haliyle güzeldir evlatlarım. Abartmak, hayal kırıklığını getirir; doğruluk ise huzur verir.”

Mert derin bir nefes aldı ve gözlerini kuzenlerine çevirdi: “Tamam… ben abarttım. Balık sadece küçük, ama gerçekten güzel. Affedin…”

Kerem gülümsedi: “Önemli değil, Mert. Gerçekten de güzelmiş!”

Zeynep omzuna dokundu: “Evet, küçük de olsa çok sevimli.”

Defne de başını sallayarak ekledi: “En güzeli, hep birlikte izlemek.”

Muhsin Amca hafifçe elini havaya kaldırdı ve tatlı bir ışık halesi belirdi. Küçük bir ders verir gibi:

“Abartmak, sadece heyecanı artırmaz; aynı zamanda hayal kırıklığını da büyütür. Gerçek olan, kendini olduğu gibi gösterebilen, küçük de olsa değerli olan şeydir. Her zaman doğruluk, kalbinizi rahatlatır ve huzur verir.”

Mert, kuzenlerine dönerek balığı dürüstçe gösterdi. “Bakın, işte burada. Küçük ama çok tatlı değil mi?”

Çocuklar birlikte eğilip balığı izlediler. Balık suyun içinde yavaşça hareket ediyor, minik pulları güneş ışığında parlıyordu. Bu kez herkes sessizce, dikkatle ve hayranlıkla balığı izledi. Küçük bir balığın, büyük bir mutluluk kaynağı olabileceğini fark ettiler.

Ali hafifçe gülümsedi: “Bence bu daha iyi oldu. Hepimiz gördük ve çok sevdik.”

Zeynep başını salladı: “Evet, gerçekten gerçek güzellik buymuş. Balığı olduğu gibi kabul etmek en güzeliymiş.”

Defne ise hafifçe elini Mert’in omzuna koydu: “Sen de doğruyu söylediğin için teşekkürler.”

Muhsin Amca hafifçe kaybolurken son sözlerini söyledi:

“Unutmayın evlatlarım, abartmak sadece anlık heyecan verir ama huzur getirmez. Doğruluk, küçük şeylerde bile büyük mutluluk yaratır. Ve unutmayın, gerçek güzellik her zaman kendi hâlindedir.”

O gün kuzenler, küçük bir balık sayesinde hem abartmanın hem de gerçekliğin farkını öğrenmişti. Küçük şeylerin değerini bilmek, onları olduğu gibi görmek ve dürüstçe paylaşmak, kalplerine huzur ve mutluluk getirmişti.

Göletin kenarında bir süre daha sessizce oturdular, birbirlerine bakıp gülümsediler. Balık suda yüzmeye devam ederken, çocuklar birbirlerine söz verdiler: “Artık küçük şeyleri abartmayacağız, her şeyin değerini olduğu gibi bileceğiz.”

Gün batarken, göletteki yansıma dağılırken, kuzenler birlikte gülerek eve döndüler. Bugün küçük bir balık sayesinde büyük bir ders öğrenmişlerdi: Abartmak, yanılsama ve hayal kırıklığı getirir; ama gerçek, kendi hâlinde hem güzeldir hem huzur verir.

Alper Murat Kirpik 

Alper Murat Kirpik
(d. 1994, HatayTürkiye), Türk yazar, içerik üreticisi, AI Prodüktör.Alper Murat Kirpik, 1994 yılında Hatay’ın Antakya ilçesinde doğdu. Baba tarafından aslen Kahramanmaraş’dır. Eğitim hayatını Kilis 7 Aralık Üniversitesi ve Muş Alparslan Üniversitesi’nde Okul Öncesi Öğretmenliği lisans programlarını tamamlayarak sürdürdü. Mezuniyetinin ardından öğretmenlik yapmış aynı zamanda çeşitli medya ve yaratıcı projelerde yer almıştır. Vine, Instagram, Youtube gibi bir çok uygulamada mizah içerikleri üretti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu