SÜSLEMEYE DOĞRU – GERİLİM ÇİZGİSİ
Pastanın kek tabanı soğuduktan sonra babaanne onu büyük bir tepsiye yerleştirdi. Yan taraflara çikolata sosları, meyve kaseleri, şekerler, fındık kırıkları dizildi. Masanın her köşesi ayrı bir renk festivaline dönmüştü.
Babaanne ellerini önlüğüne silip çocuklara döndü:
“Evet kuzularım… Hazırsanız başlayabiliriz.”
Bu cümle duyulur duyulmaz her şey değişti.
Kerem, çikolata sosunun olduğu kaba uzandı.
“İlk ben başlıyorum!”
Zeynep ellerini beline koydu, kaşlarını çattı.
“Hayır! İlk ben! Çilekleri düzgün dizmem lazım.”
Mert, hiç geride kalır mıydı?
“Hayır ben! Renkli şekerleri serpeceğim! En eğlenceli kısım o!”
Üçü de aynı anda pastanın kenarına yanaştı. Öne eğilen oldu, kolunu uzatan oldu, kabı tutmaya çalışan oldu. Pasta süslemek yerine sessiz bir savaş başlıyordu.
Defne araya girmeye çalıştı:
“Arkadaşlar durun! Sırayla yapsak daha iyi olmaz mı?”
Ama kimse onu duymuyordu. Herkes kendi fikrinin en güzeli olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu.
Kerem hırsla konuştu:
“Pasta çikolatayla güzel olur, önce çikolata dökmek lazım!”
Zeynep itiraz etti:
“Hayır, önce çilek dizilir! Pasta çilekle güzel olur!”
Mert ise şeker kutusunu eline almıştı bile:
“Ben renkli şeker istiyorum! Hemen şimdi serpeceğim!”
Sesler yükseldi, nefesler hızlandı, herkes tezgâha biraz daha yaklaştı. Bir adım geri çekilmek yerine, herkes bir adım daha öne doğru geldi.





