MUHSİN ÇIKTI MUFFİN’DEN – 3. Bölüm
TABLET KRİZİ
Sabah güneşi pencerenin kenarından ince bir çizgi gibi süzülüp salonun halısının üzerine düşüyordu. Ev, sessiz bir hafta sonu sabahının o güvenli, huzurlu havasına bürünmüştü. Ama bu sessizlik fazla uzun sürmeyecekti. Çünkü Kerem, erkenden uyanmış, elinde minderi sürükleyerek salonun ortasına gelmişti.
Minderi yere bıraktı, üzerine kurulup tabletini açtı. Ekran bir anda renkli ışıklarla canlandı. Çizgi karakterler hopluyor, şaşırtıcı çukurlar açılıp kapanıyor, bir yazı ekrana beliriyordu:
“Süper Çukurlar Macerası – Yeni Bölüm!”
Kerem’in gözleri parladı.
“Yeni bölüm gelmiş! Hemen denemeliyim!” diye sevinçle bağırdı.
Salonun diğer ucundan bu coşkulu sesi duyan kuzenleri merakla başlarını uzattılar. Birkaç saniye sonra hepsi Kerem’in etrafında toplandı.
Zeynep, en önde eğilerek ekrana baktı.
“Ben de bu bölümü oynamak istiyordum!” dedi, sesi hafif sitemli.
Ali hemen araya girdi:
“Tamam, sırayla oynayalım Kerem!”
Defne kendinden emin bir tavırla, “Ama ilk ben diyorum!” diye atıldı.
Mert de boş durmadı; ellerini beline koyup, “En son ben oynadım, şimdi sıra bende!” dedi.
Bir anda salonun ortası küçük bir meydan yerine döndü. Herkes sıraya girdiğini söylüyor ama kimse geri adım atmıyordu. Kerem, tableti kendine biraz daha yaklaştırdı.
“Bir dakika ya! Daha yeni başladım. Biraz oynayayım, sonra veririm.” dedi.
Ama “biraz” kelimesi çocuklar arasında genelde sonsuzluk anlamına gelebilirdi. Kuzenler bunu biliyordu.





