Skip to main content

Demirci Hikayesi 

Demirci Hikayesi Nazım Hikmet’in Demirci Hikayesi; Güneş damların üstünde görünür görünmez, Demirci Hasan işe başladı. Örsü dövüyor. Örsün üstüne inen çekicin altından fışkıran kıvılcımlar karanlık demirhaneyi aydınlatıyor. Demirci Hasan çok uzun boyludur. Elleri nasırlıdır. Boynu kalındır. Önünde meşin bir önlük vardır. Demirci Hasan çalışıyor. Demirci Hasan çalışarak şarkı söylüyor. Öyle yürekten, öyle neşeli şarkı söylüyor ki, bütün […]

Devamını Oku

Hikaye Oku; Altın Beyinli Adam

Hikaye Oku; Altın Beyinli Adam Hikaye Oku; Mektubunuzu okurken, madam, vicdan azabı duyar gibi oldum. Hikayelerimin hep böyle kasvetli şeyler olmasından ötürü kendi kendime içerledim. Ve bugün size neşeli, hem de çılgınca neşeli bir masal anlatmayı aklıma koydum. Öyle ya canım, ne diye kederli olacakmışım! Paris’in sislerinden bin fersah uzakta, misket şarabıyla dümbelekler ülkesinde, günlük […]

Devamını Oku

Hayvan Hikayeleri; “Melezleme”

Hayvan Hikayeleri; “Melezleme” Hayvan Hikayeleri; Yarı kedi yarı kuzu, garip bir hayvanım var. Babamdan, diğer eşyayla birlikte miras bana, nedir, büyüyüp kendini göstermesi benim elimde oldu. Önceleri kediden çok kuzuydu, şimdi iki hayvandan da eşit özellikler taşıyor. Başı ve pençeleri kedi, gövdesinin biçimi ve iriliği kuzu, gözlerinde yanıp sönen vahşi parıltı, yumuşak ama diri postu, devinimlerinin […]

Devamını Oku

Hikaye Oku; Limoncu Çocuk

Hikaye Oku; Limoncu Çocuk Hikaye Oku; “Ortaokul son sınıftayım, babam Çankırı’da görevli, subay lojmanlarında oturuyoruz, tüm arkadaşlarımın bisikleti var, bir benim yok. Sınıfı da geçtik. Babama gittim, ‘bana bir bisiklet alır mısınız?’ dedim. ‘Çalış kendin al’ cevabını aldım. ‘Nasıl?’. Beni aldı, Çankırı’nın göbeğinde herkesin gülüşüyle tanıdığı ‘Neşeli’ diye bir manav vardı, ona götürdü, bir kasa […]

Devamını Oku

Hikaye Oku; “Bir İstanbul Hanımefendisi”

Hikaye Oku; “Bir İstanbul Hanımefendisi” Hikaye oku; Güzel bir hikaye, iyi okumalar…. “Her gözünü açtığında hayata, hakikate yeni bir pencere açılıyordu. Yaşlıydı, yorgundu…” Bir ihtiyarın veya bir pir-i faninin gözünden seyreyledim dünyayı. Güneş yeni bir güne doğmuş camın ardından günü selamlıyordu. Yatağından yorgun ve yaşlı bedeniyle kalktı, bu selamı aldı, pencereyi açtı, huzurun meltemi yüzüne […]

Devamını Oku