KARMAŞA – PASTA FELAKETİ
Babaanne bir yandan gülümsemeye çalışıyor ama bir yandan da tehlikeyi sezmişti. Çünkü üç çocuk tezgâhın etrafında bu kadar sıkışık durunca, bir şeylerin ters gitmesi an meselesiydi.
Ve o an geldi.
Mert, renkli şeker kutusunu açmaya çalışırken koluyla Kerem’in dirseğine çarptı.
Kerem, çikolata sosunu dökerken hafifçe dengesini kaybetti, kolu Zeynep’in eline değdi.
Zeynep’in parmağı çilek kâsesine giderken kaydı ve dirseği pastanın kenarına çarptı.
Bu çarpışma zinciri sonucunda…
Pasta bir anda tezgâhtan kaydı.
Gözler büyüdü.
Nefesler tutuldu.
Ve…
PAT!
Kocaman pasta, yere düştü.
Vanilyalı kek, çikolatalar, çilekler, renkli şekerler… Hepsi yerde bir sanat tablosu gibi dağılmıştı. Ama bu tabloyu kimse beğenmedi.
Birkaç saniye boyunca herkes donup kaldı.
Sonra…
Defne, “Ayyy! Pasta gitti!” diye bağırdı.
Zeynep’in yüzü kıpkırmızı oldu.
“Senin yüzünden Kerem!” diye parmağıyla onu işaret etti.
Kerem hemen karşılık verdi:
“Ben mi? Asıl sen çarpmasaydın düşmezdi!”
Mert de olaya dahil oldu:
“Ben hiçbir şey yapmadım! Siz yüzünden oldu!”
Oda bir anda bağırışlarla doldu. Sanki hep birlikte yapılan bir şey değil de herkes tek başına haklıymış gibi davranıyordu.
Çocuklar birbirine sinirle bakıyor, bazen kelimeler birbirinin üstüne biniyordu. O kadar çok konuşuyor, o kadar çok kızıyorlardı ki kimse bir an bile durmayı akıl etmedi.
Babaanne iç çekti.
“Ah kuzularım… Bir tatlı pasta için kalbinizi bu kadar karartmaya değer mi?”
Ama kimse duymadı. Öfke bulutları hafif hafif yüzlerine çöküyordu.





