Macera HikayeleriMurat Canpolat

Gizemli Yolculuk Hikayesi -Mektup- 2. Kısım 10. Bölüm

Mektup

Gizemli Yolculuk Hikayesi -Mektup- 2. Kısım 10. Bölüm

– Sen, hiç merak etme. Üzerine atılan iftiranın çaresini bulacağım, dedi ve Selçuk Bey’in Hasan’a verdiği ve başı derde girdiği zaman açmasını istediği ikinci mektubu Hasan’ın elinden alarak açtı ve okumaya başladı. Mektupta şöyle yazılıydı:

– Bu mektubu açıp okumaya başladığına göre, başın sıkışmış durumda. Başına gelen sıkıntıyı gidermek istiyorsan kasabaya girmeden önce karşılaştığın mağaranın önüne git ve üç defa, ‘Ey pirifâni dede, ortaya çık ve bana yol göster’ de ve bekle, diye yazılıydı.

Mektubu okuduktan sonra hiç vakit kaybetmeden atına atladı ve mektupta tarif edilen mağaraya vardı. Bu mağara karşısına ayı çıkıp yollarını kaybetmesine sebep olan mağaraydı. Mağarayı görüp korkmasına rağmen, verdiği sözü yerine getirmek için, mektupta yazıldığı gibi üç defa:

– Ey pirifâni dede, ortaya çık ve bana yol göster, dedi ve geri çekilerek bekledi. Az sonra her tarafı kaplayan bir toz bulutu meydana geldi ve ardından pirifâni adam ortaya çıktı.

Pirifâni adam ortaya çıkınca kalpleri titreten bir eda ile ona:

– Derdin nedir oğul? Söyle bir çare bulalım, diye sordu.

– Evet, beybaba benim bir derdim var, diyerek Veli’nin başından geçen bütün olayları aktararak, buna bir çözüm bulabilir misin? Diye sordu.

Pirifâni adam sakalını sıvazlayıp ‘hım’ dedikten sonra:

– Bu kolay, dedi ve bir şeyler mırıldandı ve bunun sonucunda uzaklardan bir bulutun geldiği görüldü. Bulut ayaklarının dibine gelince onun üzerine binerek Veli’nin yaşadığı kasabaya doğru gitti. Kasabanın üzerinde dolanıp durduktan sonra geri döndü ve Hasan’a:

– Senin iş tamam, artık geri dönebilirsin, dedi ve ortadan kayboldu.

Pirifâni adamın kaybolmasından sonra, onun sözlerinden bir şey anlamasa da, yapacak bir şey de olmadığından geri döndü. Yolda Veli bunu sevinçle karşılayarak:

– Burak abi, ne yaptığını bilemiyorum, ama sen gittikten sonra beyaz bir bulut geldi ve kasabanın üzerinde dolaştı ve kayboldu. O kaybolduktan hemen sonra kasaba tarafından bizim eve doğru büyük bir kalabalığın geldiğini gördüm. Onları görünce beni buradan da atacaklar diye endişe duydum ve eve geri dönerek anneme durumu bildirdim. Annem, benim korktuğumu hissedince bana:

– Ne yapalım oğlum, bizim nasibimizde böyle imiş, dedi ve ağlayarak bana ‘Sana iftira atıp buraya gelmemize sebep oldukları gibi şimdi de biz bu kasabadan tamamen sürmek istiyorlar’ dedi ve gidip kapıyı açmamı, ne olursa olsun onlara karşı gelmememi istedi. Bende annemim isteği üzerine sessiz, sakin, boynu bükük halde kapıya yöneldim ve kapıyı açarak gelenlere ağlayarak ‘Ne istiyorsunuz artık bizden, bizi buradan da mı kovmak istiyorsunuz?’ dedim. Gelen kalabalığın arasında patronum ve bana iftira atanlarda vardı.  Onlar benim ağladığımı görünce gelip benim önüme dikildiler ve boyunları bükük olarak:

– Senden özür dileriz, dediler ve benden af diler. Ondan sonra benim geri dönüp işe devam etmemi istediler. Bende onlara:

– Sizi affederim, ama kötü alışkanlıklarınızı terk ederseniz affederim, dedim ve onlara neden birden bire fikir değiştirip benden özür dilemeye geldiklerini sordum. Onlar bana, birkaç gündür gece rüya gördüklerini, rüyalarında pirifâni bir adamın çıkıp, şayet gerçeği söylemezlerse elindeki demir çubukla başlarını ezeceğini söyleyip korkuttuğunu, bu yüzden de pişman olduklarını söylediler. Ayrıca, onlarla birlikte gelen kasabanın halkı bile, atılan iftiralara kandıklarından dolayı üzgün olduklarını belirtip, benden özür dileyerek kasabada bize bir ev temin ettiler. Onların bize ev temin etmelerinden sonra annemi oraya yerleştirdikten sonra geri döndüm ve olanları haber vermek için seni bekledim.

– Demek, bütün sorunların çözüldü ha!

– Evet, düzeldi ve senin gitmenden bir süre sonra düzeldi, dedi ve yeni evini anlatmaya başladı. Anlattıkça da açıldı ve sanki başına hiçbir şey gelmemiş, üzerine atılan iftiralar hiç olmamış gibi konuşuyor, konuştukça da sanki susmayacakmış gibi konuşuyordu.

Dr. Burak, Veli ile konuşurken aklına Hasan geldi. Veli, uğradığı iftiradan kurtulup yeni evine taşınınca Hasan’a ne olmuştu. Onu merak ediyor, Veli susmayacak gibi konuştuğundan bir türlü ona ne olduğunu soracak fırsatı bulamıyordu. Bu fırsatı ancak Veli’nin konuşmasını bitirip susmasıyla bulabildi ve ona ne olduğunu sordu. Veli, Dr. Burak’ın sorusu üzerine:

– Ha, o mu? Diye cevap verdi ve sözüne şöyle devam etti. Kusura bakma şu an öyle heyecanlıyım ki, o heyecan içerisinde arkadaşınızın hastaneye yatırıldığını söylemeyi unuttum.

– Nasıl yani, arkadaşım şu an hastanede mi yatıyor?

– Evet, arkadaşın şu an hastanede yatıyor, dedikten sonra arkadaşının hastaneye nasıl götürüldüğünü anlatmak için heyecanının geçmesini bekledi. Heyecanı geçince sözünü şöyle sürdürdü.

– Üzerime iftira atıp sonra da pişman olan arkadaşlarım, onu alarak kasabamızdaki hastaneye götürdüler ve şu an hastanede yatmakta. Durumu da gayet iyi.

– Arkadaşımı hastaneye yatırdığınız için size çok teşekkür ederim.

– Asıl ben teşekkür ederim. Siz olmasaydınız, belki de üzerime atılan bu iftira sürüp gidecekti, dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

– Sıkıntımı giderdiğiniz takdirde sizin hizmetçiniz olacağım diye söz vermiştim. Artık bundan sonra sizin hizmetçinizim.

Veli, aralarındaki bu konuşmadan sonra Dr. Burak’ı yeni evine davet ederek birkaç gün istirahat etmesini istedi. Dr. Burak, Veli’nin bu ricası üzerine onun teklifini kabul etti, ama ilk önce hastaneye gidip arkadaşını görmek istediğini, o iyileştikten sonra ancak yanına gelip kalabileceğini söyledi.

Veli, ricasını kırmayan Dr. Burak’a minnet duyarak onu alıp Hasan’ın yattığı hastaneye götürdü. Onun yanına gittiklerinde Hasan, kendine gelmişti ve hasta bakıcıların elinden yemek yiyordu. Hasta bakıcıları misafir geldiğini görünce yemek yedirmeyi bırakıp odadan ayrıldılar.

Yazan – Murat CANPOLAT

Hikayenin 1. Kısım Bölümlerini Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 1. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 2. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 4. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 5. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 6. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 7. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 8. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 9. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 10. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 11. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 12. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 13. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 14. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 15. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 16. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 17. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 18. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 19. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 20. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu