Macera HikayeleriMurat Canpolat

Gizemli Yolculuk Hikayesi -Mektup- 2. Kısım 3. Bölüm

Mektup

Gizemli Yolculuk Hikayesi -Mektup- 2. Kısım 3. Bölüm

Hasan, mağaranın içinde tehlike olmamasına rağmen, içeride tehlikenin olup olmadığını kontrol etmek amacıyla atından inip onu ağaca bağladı. Yol arkadaşı Dr. Burak Bey’i atın üzerinde bıraktı ve daha sonra herhangi bir tehlikeye karşı kendini koruyabilmek için ağaçtan dal kopardı. Eline aldığı dal parçası ile mağaraya yaklaştı. Mağaranın içerisinde her hangi bir tehlike görünmemesine rağmen, kurt köpeği karabaş mağaraya doğru bakıp hırlıyor, Hasan ilerledikçe önüne geçip durdurmaya çalıyor, mağaranın içinde bir tehlikenin varlığını söylemeye çalışıyordu. Onun hal ve hareketlerine bir anlam veremeyen Hasan, ona:

– Bana ne demek istiyorsun Karabaş, yoksa içeride bir tehlike mi var, gibi sözlerle onu anlamaya çalışıyor, fakat bir türlü köpeğin ne demek istediğini anlayamıyordu.

Köpeğin mağaranın içindeki tehlikeyi sezmesine rağmen, o sırada ondan başka sığınacak başka bir yer olmadığından dolayı mağaranın içine girdi. Mağaranın içinde, gelecek tehlikelere karşı elindeki dal parçasını sağa sola doğru sallayarak önlemeye çalışırken, mağaranın içinde ilk önce insanın içini ürperten sesler duyuldu. Daha sonra mağaranın içindeki deliklerin her birinden ateşböcekleri çıkıp Hasan’ın etrafını sardılar ve onun etrafında dönmeye başladılar. Onların, neden etrafında dönmeye çalıştıklarını anlamaya çalışırken, yarasalar hızla üzerinden uçup gittiler. Yarasaların üzerinden uçup gitmelerinden sonra, arkasından homurtu seslerinin geldiğini duydu. Kulaklarına gelen bu sesin ne olduğunu anlamak için arkasına döndüğünde, devasa boyutta olan ayının pençesini kaldırmış halde üzerine doğru geldiğini gördü. Ayrıca ayının yanında yeni doğmuş ayı yavrusu vardı.

Ayı, aniden inine girmiş olan Hasan’ı yavrusuna zarar verecek, diye zannedip hızla yerinden kalkmış homurdanarak geliyor, kendi diliyle Hasan’a sanki ‘yavrularıma sakın zarar verme, eğer onlara zarar vermeye kalkarsan kuvvetli olan pençemle seni parçalarım’ diyordu, ama yavrusunun çoktan öldüğünden haberi bile yoktu.

Ayının aşırı derecede sinirlenmesine sebep neydi? Niçin, Hasan’ı görür görmez yerinden aniden fırlamış üzerine gelmekteydi.  Bütün bu soruların cevabı, bir saat öncesine dayanmaktaydı. Hasan ve Dr. Burak Bey, ayının mağarasına gelmeden bir saat evvel mağaraya avcılar gelmişler ve ayıyı vurmak isterken ayının heybetinden korkmuş, o korku içerisinde mağaradan aşağıya doğru giderlerken ellerindeki silahları bırakmışlardı. Ne olmuşsa ondan sonra olmuş yere düşen tüfeklerden biri ateş almış içeride mışıl mışıl uyuyan ayının yavrusunu vurmuştu. Ayı, yavrusunun vurularak öldürüldüğünden habersiz geri dönmüş ve yavrusunun yanına yatmıştı. Daha sonra Hasan gelince onu, kendisini ve yavrusunu rahatsız eden avcı zannetmiş o yüzden de Hasan’ın üzerine homurdanarak geliyordu. Onun kendisinden korkup geri çekildiğini görünce geri çekildi ve yavrusunun yanına geri döndü. Yavrusunu uyandırmaya çalıştı, fakat bir türlü uyandıramadı. Uyandıramazdı, çünkü yavrusu avcılar tarafından vurulmuş ve çoktan ölmüştü.

Ayı, yavrusunun öldüğünü anlayınca ağlamaklı bir şekilde homurtular çıkarıp olanca gücüyle bağırıp dışarıya çıktı. İçi yavrusu için yanıp tutuşuyor, ağlıyordu. Vahşi bile olsa her canlı kendi yavrusu için üzülür, tıpkı insanların kendi yavruları öldüğü zaman duyduğu acıları duyar, acısını etrafında kim varsa onlara göstermeye çalışırlardı. Ayı da hissettiği bu acıdan dolayı intikam almak için aniden ayağa kalktı ve Hasan’ı yakalamak için onun arkasından koştu. Onun kapının önünden gitmediğini görünce iyice sinirlenerek saldırmaya hazırlandı. O sırada mağaranın önünde soluk soluğa bekleyen Hasan, ayının üzerine doğru geldiğini görüp korkmasına rağmen cesaretini toplayıp hızlıca mağaradan uzaklaştı. Mağaradan çıkıp, ona doğru baktığında ayının arkasından koşarak geldiğini gördü. Ayının görüntüsü korku verici boyuttaydı. Gözlerinden sanki ateş fışkırıyor gibiydi.

Ayı koşarak gelirken, önüne bir ağaç çıktı. Karşısına çıkan ağacı geçebilmek için pençeleriyle olanca kuvvetiyle ona vurdu ve paramparça etti. Ağacın parçalanmasını korku dolu gözlerle izleyen Hasan, atına doğru yaklaşarak Dr. Burak Bey’e:

– Burak Bey, çabuk atı bağladığım yerden çıkar ve beni al.

Dr. Burak, Hasan’ın arkasından koşan ayıyı göremediği için, onun neden kendisine doğru koştuğunu anlamamıştı. Bu yüzden de eliyle işaret ona:

– Neden telaşlı koşuyorsun?

– Soru sormayı bırak da, çabuk atı çöz ve beni al. Çünkü arkamızdan kocaman bir ayı bize doğru koşarak geliyor.

Dr. Burak, ayının arkalarından geldiğini duyunca korktu ve olduğu yerde dondu kaldı. Ne yapacağını bilemeden bir ayıya baktı bir de Hasan’a. Hasan, gelip ona tokat atıp kendine gelmesini sağlamasa, belki de öylece kalabilirdi. Ona tokat atıp kendine gelmesini sağladıktan sonra, atını bağladığı ağaçtan hızlı bir şekilde çözdükten sonra üzerine atladı. Kurt köpeğine ‘hadi karabaş, buradan bir an evvel uzaklaşalım’ dedikten sonra, ayıya yakalanmamak için atını süratle sürdü ve oradan uzaklaştı.

Yazan – Murat CANPOLAT

Hikayenin 1. Kısım Bölümlerini Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 1. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 2. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 4. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 5. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 6. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 7. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Kısım 8. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

 

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 0 Ortalaması: 0]

Etiketler

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı