Bilim Kurgu HikayeleriFantastik HikayelerMurat Canpolat

“Uzay Oyunları” Hikayesi 11. Bölüm

Bilim Kurgu Hikayesi

“Uzay Oyunları” Hikayesi 11. Bölüm

Ertesi gün yarışmanın ilk sonucu açıklandı. İlk yarışmayı Uzay Oyunları sakinleri kazanmıştı.

Sonuç açıklandığında Uzay Oyunları sakinleri dâhil, Kaptan Yam ve başkanlığı sevindirmişti. Öyle ki sevinçten bayram ediyorlardı. Çünkü ilk defa bir yarışmayı kazanmışlardı.

Yarışmanın ikinci etabı bir hafta sonra yapılacaktı. İkinci yarışma dayanışma yarışması olacaktı. Bu yarışma şöyle olacaktı. Bütün yarışmacılar bir araya toplanacak, toplandıktan sonra simülasyon odasından aşağıya atılacaklardı. Aşağıya düşmeden kim ekibiyle beraber birbirlerine tutunmayı başarırlarsa onlar galip geleceklerdi.

Uzay Oyunları sakinleri, yarışmaya ara verilmesi üzerine yarışmayı kazanmanın verdiği sevinçle dışarıya çıktılar.

Sirius A gezegeni, Kaptan Yam’ın anlattıklarından daha güzeldi. Oranın halkı birbirlerine karşı çok saygılıydılar. En ufak bir anlaşmazlıkta aralarında toplanıp anlaşmazlığı hallediyorlardı. Polis güçleri yok denecek kadar azdı. Onlar da trafiği denetlemek için vardı.

Suç işleyenler olmadığı için hâkim ve savcı da yoktu. Zaten olsa bile aralarında halledip sorunu çözüyorlardı.O yüzden halk mutluydu. Sadece orada değil Sirius A Gezegeninin her tarafında bu mutluluk hâkimdi. Onların moralini bozan tek şey her yıl yapılan yarışmalar ve bu yarışmalardan mağlup ayrılmalarıydı.

Uzay Oyunları sakinleri dışarıya ilk çıktıklarında halkı moralsiz bir durumda bulmuşlar bu duruma üzülmüşlerdi, ama şimdi hepsinin yüzüne renk gelmiş gibiydi. Bu durum onların yarışmanın ilkini kazanmalarından kaynaklanıyordu.

Onları televizyon ekranından izleyen halk, artık onları tanımıştı. Bu yüzden onlara sevgi gösterisinde bulunuyorlardı.

İkinci oyunun zamanı geldiğinde herkes hazırlanmıştı, ama Uzay Oyunları sakinleri halkın aşırı derecede sevgi göstermesinden dolayı yorulmuş, bu yorgunlukla beraber uykuya dalmışlardı. Dolayısıyla yarışmanın yapılacağı zamanı kaçırmışlardı. Uykudan ancak yarışmanın ortalarına doğru uyanabilmişlerdi. Uyanır uyanmaz derhal yarışmanın yapılacağı alana gelmişlerdi ama iş işten geçmiş yarışma bitmişti. O yarışmayı rakipleri kazanmış durum berabere olmuştu.

Şimdi üzülmenin zamanı değildi. Önlerinde daha sekiz yarışma daha vardı. Onları kazanıp huan halkını kurtarabilirlerdi. Bu yüzden umutla diğer yarışmalara sarıldılar.

Üçüncü yarışma strateji oyunuydu. Bu oyun sanal bir düşmana karşı yapılacaktı. Düşman karşısında en iyi saklanan ve düşmanın planlarını ele geçirip onları yok etmeyi başaran oyunu kazanacaktı.

Üçüncü oyunun ilk başında hiçbir taraf üstünlük sağlayamadı. Düşman tarafı öyle hamleler yapıyordu ki, uzay oyunları oyuncuları onların hamlelerini karşılayamıyordu. Bu da onları hırslandırıyor, hırslandıkça hata yapıyorlardı.

Oyunun ortalarına doğru uzay oyunları sakinleri biraz toparlanır gibi oldu ana düşman tarafı öyle hamleler yapıyordu ki onların yaptığı hamleler sönük kalıyordu. Sonuçta yarışmacıların hiçbiri üçüncü yarışmayı kazanmayı başaramadı.

Sıra gelmişti dördüncü yarışmaya. Dördüncü yarışma da bütün yarışçılar sanal bir düşmana esir düşmüş gibi muamele görecekler. Esir düştükleri düşmandan takım olarak kim daha önce kurtulursa o yarışmadan galip gelecekti. İşte dördüncü yarışma bu şekilde yapılacaktı.

Dördüncü yarışma yapılacağı sıralarda kuvan bölgesindeki mahkûmların isyan çıkardığı şekilde bir söylenti yayıldı. Bu yüzden de yarışmalar durduruldu ve söylentinin kaynağı araştırılmaya başlandı. Araştırma sonunda söylentinin asılsız olduğu anlaşılınca yarışmaya kaldığı yerden devam edildi.

Bütün yarışmacılar kararlaştırıldığı gibi esir muamelesi görmeye başladılar. Öyle ki bütün yarışmacılara gerçekten esir olmuş gibi muamele yapılıyor, onların kaçmaması için ellerinden gelen her şey yapılıyordu.

Yarışmacılardan ilk kaçan uzay oyunları oyuncularından Tülay’dı. Onun peşine Salih kaçtı. İkisi kaçtıktan sonra sıkı önlemler alındı. Öyle ki mahkûmların odalarına çift kilit vuruldu.

Zehra, saçlarına taktığı tokasını çıkarıp uzattı. Ardından onu kilidin deliğine soktu. Bu arada kendisini kollayan kimseler var mı diye etrafına bakınıyordu.

Kimseler görmeden bir saat kurcaladı ve ilk kilidi açtı. Elindeki tokayı ikinci kilide yerleştirdiği sıra uzaktan ayak seslerinin geldiğini duydu. O sesleri duyar duymaz yaptığı işi bırakıp yatağına yatıp uyuyormuş gibi horultular çıkarmaya başladı.

Gözcüler, onun ve arkadaşının tutulduğu yere gelip horultuyu duyunca kulaklarını kapatıp hızlıca oradan uzaklaştılar.

MURAT CANPOLAT

Hikayenin 1. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 2. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 3. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 4. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 5. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 6. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 7. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 8. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 9. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 10. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Hikayenin 11. Bölümünü Okumak İçin TIKLAYINIZ

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu