Skip to main content

Kırgın Bir Kalbe İthafen

Kırgın Bir Kalbe İthafen

Hoş geldin, çocuğum.
Kötülerin elinde oyuncak, iyilerin kalbinde sızı olan yorgun dünyamıza hoş geldin… Yaşamaktan nefret edeceğin acımasız hayata, çarkları arasında eriyip gideceğin berbat düzene hoş geldin… Hiç gelmemiş olmayı dileyeceğin dünyaya şimdilik hoş geldin.

Bu geldiğin dünya, öyle bir yerdir ki; kalbin kırılır, paramparça olursun, kan ağlarsın, ama kaçamazsın. Ölmezsin, sürünürsün. Hatır için yaşarsın.

Öyle çok acı var ki burada… Senin aşk acısı çekerek baktığın gökyüzüne, başka bir yerde bir çocuk kaybettiği annesini düşleyerek bakar. Senin beğenmeyip çöpe attığın yiyeceği bulan bir çocuk, günler süren açlığından kurtulacağı için sevinir. Ve sen hiçbir şey yapamazsın. Kapalı kapılar ardında bu adaletsizliğe ağlamak dışında… Adaletsizdir bu dünya, hem de çok.

Zalimdir sonra. Kendisinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen mide bulandırıcı insanların yuvasıdır. Her an ne yapacağı da belli olmaz ha, sakın kanmayasın geçici mutluluklara, yalan sevgilere. Bir günün sabahında neşeli, işlek bir cadde gibiyken, akşamında ıssız bir köydeki çıkmaz sokak olabilirsin.

Biliyorum, korktun böyle bir yaşama atılmaktan. Ama başka bir çaren yok. Er ya da geç, kendini bu karmaşık düzenin bir parçası olarak bulacaksın. Çok şey yaşayacaksın, çok…

Çok kıracaklar seni. O kadar çok kırılacaksın ki, kalbin hiçbir duyguyu kaldıramaz hale gelecek. Kaskatı kesilecek hislerin.

Çok canın yanacak, ama sen acının seni tamamen ele geçirmesine izin vereceksin. Sonra yavaş yavaş derinlere gömmeye başlayacaksın. Zamanında çok kanayan derin bir yara gibi… Çok acı verecek, ama her yara gibi zamanla kabuk bağlayacak. Geçmeyecek, izi hep kalacak. Ama sen o yarayla yaşamaya alışacaksın. Hatırladığın her an kanayacak, ama alışacaksın.

Yaşayamayacağını düşüneceksin, ama yaşayacaksın. Hem de eskisinden daha güçlü bir şekilde… En çok acı çektiğin anda geçecek her şey. En dayanamadığın noktada değişecek kaderin.

İşte böyle, çocuğum. Böyle bir yaşamın kırgın baş rolü olacaksın. Hassas kalpler için cehennemden farkı olmayan dünyada, gelip geçici bir misafir gibi yaşayıp, hiç gelmemiş gibi gideceksin. Kötülüklerin yanında, iyilikler de bulacak seni. Güzel günler de göreceksin, yeterince kötü gün yaşayınca. Aydınlığa da çıkacaksın, karanlıkta yaşamaya alışınca. Ama sakın korkma…

Çünkü yaşamak güzel; her şeye rağmen, acısıyla, tatlısıyla.

Meryem Sude Küçükbaş

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 7 Ortalaması: 4.3]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir