Dini Hikayelerİbretlik HikayelerMesut Akdağ

YAZGI

Dini Makale

YAZGI

İnsan daha doğmadan alın yazısı yazılmıştır. Çünkü ne zaman doğacağı hatta annesinin ne zaman hamile kalacağı alın yazısında yazılır. İnsan Dünya’ya gelirken alın yazısı ile birlikte gelir. Bu yazgısında, kaç sene yaşayacağından tutunda neler görüp geçireceğinden imtihanlardan aldığı nefese kadar en ufak ayrıntısına kadar her şey yazılıdır. Başımıza gelen hadiseleri kader, yazgı, alın yazısı, mukadderat, talih ve baht gibi isimlerle adlandırırız. Dilimizde farklı kelimelerle ifade edilse de hepsi birdir, kader manasına gelmektedir. Dini Makale

Kader, bir insanın annesinin karnına düşmesinden itibaren son nefesine  hatta âhirette cennete veya cehenneme gireceğine kadar hiçbir ayrıntıyı atlamadan tüm hayat evrelerinin Allah’ın ilm-i ezelisinde yazılmasıdır. O yazılanların vakti gelip olmasına da kaza deriz. Kader insanın bir ömür boyu kullanacağı programı, kaza ise o programın uygulamasıdır. 

Kaderin dilimizdeki farklı ifadelerin bir sebebi, iyi ve kötü kaderi birbirinden ayırmaktır. Genelde yaşadığımız iyi güzel hadiseleri yani iyi kaderi talih diye ifade ederiz. Bela ve musibetleri kötü kaderi ise yazgı, alın yazısı zihinlerde çağrıştırıyor. Dini Makale

Dilimizdeki bu zenginlik milletimizin ne kadar kibar, saygı ve hürmetinin en üst seviyede olduğunu ve dinimiz İslam’ı en derinine kadar özümsediğini gösterir. Bir dilin zengin olması o dilin büyük bir kültürden, edebiyatla yoğrulmuş ilim irfan ile pişmiş bir medeniyetten doğduğunu gösterir. İşte böyle meziyetler ve medeniyete sahip milletimizin kaderi farklı kelimelerle ifade etmesi,  kaderi suçlayıcı tavırdan kaçınmak  ve güzel şeylerin de kendinden değil Allah’tan geldiğini hatırlamak istemesidir. Başımıza gelen bela ve musibetin kaderden değil bizim yaptıklarımızdan meydana geldiğini bilmemiz ve kadere yani Allah’a isyan etmememiz için farklı kelimeler kullanılmıştır. Milletimiz bunu Şura suresi 30. ayetinden çıkarmıştır. Allah şöyle buyurur “Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle yaptıklarınızdan gelmektedir (bununla beraber) Allah çoğunu affeder”.

Evet necip milletimiz İslam’ı en güzel şekilde algılamak ve özümsemekle kalmamış hayatına da tatbik etmiştir. İmanın 6 tane rükünlerinden biri olan ve en dikkat edilmesi gereken bir rükün olan kader rüknüdür. Bazen bilmeden kadere isyan ederiz. “Kimine talih bize kör salih, bir beni bulur talihsizlik, nerde bizde öyle talih, ne yapıtımda bu başıma geldi, zaten hep beni bulur vb.” bu sözler kadere açıktan veya gizliden isyanımızın birer ifadeleridir. Dini Makale

Dinimizi en ince detayına kadar idrak etmiş ve özünü kalbine yerleştirip samimane yaşayan milletimiz kader konusunda ihtimam göstermiştir. Bu sebeple yukarıdaki isyan kelimelerini kullanmamak için özen göstermiş “Ne yapalım alın yazımız böyleymiş, yazgımız buymuş, alın yazımızda bu varmış vb.” sözlerini kullanmışlardır. Bu sözlerde bir kabullenmişlik ve razı olmak vardır. Kadere razı olan Allah’ı bilir tanır. Kendisinin aciz bir kul olduğunu idrak eder. Kendisinin kaderin elinde Allah’ın bir kulu olduğunu anlar.

Evet bir kaderin farklı kelimeler kullanılmasının altında neler yatıyormuş. Gelin biz de büyük bir medeniyeti miras bırakmış  atalarımız gibi kader mevzusunda dikkatli olalım. kelimelerimizi özenle seçelim. İnşallah bundan sonra dikkat ederiz.

Mesut AKDAĞ

hikaye, makale, dini hikaye, dini makale, kaza, kader, yazgı, kaza kader, kader yazgı,

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu