Skip to main content

Hikaye Oku; “Naftalin Kokan Mektuplar -1-“

Hikaye Oku; “Naftalin Kokan Mektuplar -1-“

Hikaye Oku; Sevdiğim… Dün amcanın kızları ve arkadaşlarınla vakit geçirmiştin ya hani. Kızma bana, öyle bir kıskançlık krizlerine girdim ki iş yerinde. Ofisi dağıtmak, patronu camdan aşağı atıp, sekreteri tokatlamak istedim. Onların ikimize karşı sinsi tutumları var, sen bunu şimdilik hissedemiyorsun. Biliyorum, bu huylarımı hiç onaylamıyorsun ancak ben seni sevme ve kıskanma konusunda sınır tanımıyorum. Dertlere boğuluyorum seni başkalarıyla ilgilenirken görüp bildiğimde. Evli olmadığımız için ister istemez araya mesafe giriyor. Ben komşu olduğumuza şükrediyorum. İyi ki yakın mesafedeyiz, zorluğu çok olsa bile birkaç kolay yönü var.

Annemin beni senden kıskanması, annenin de anneme sinir olması bize başka çare bırakmıyor. Olmadık saatlerde olmadık yerlerde buluşmaya devam edeceğiz. Bu mahallede seninle yanyana geldiğimizde dedikodular ve sıkıntılar başlıyor. İkimizde laf yiyip üzülüyoruz. Hadi ben gamsızım lakin sen perişan oluyorsun. Seni severek sana dert olduğumun farkındayım.

Bu durumlar biz evleninceye kadar böyle sürecek bence. Göreceksin evlendikten sonra ne sıkıntı kalacak ne laf. Bizi yine kıskanacaklar bundan emin ol. Benim kıskançlıklarım büyük oranda biter biz birarada olduktan sonra. Başka şehirde yaşamayı dener miyiz bilmiyorum bunu seninle ayrı bir mektupta yada buluştuğumuzda konuşalım.

Sevdiğim, hazır konu açılmışken hatırlatayım dedim. Çarşıda dolanırken cep telefonlarını inceledim. Aynı türden iki adet alıp kimselere yakalanmadan kullanabilir miyiz acaba? Sen olur dersen bu hafta sonu bi bahane bulup izin alırsan evden, gelirsin çarşıda öğle saatlerinde valentino kafede üst katta buluşuruz.

O domuz abin hatırlarsan senin peşinden gelip kafeleri tek tek dolaşyordu bir aralar, yine aynısını yapmasın. Görüyosun işte bunların yüzünden yakın yer bize uzak oluyor. En güzel günlerimiz kaçma, plan yapma ve saklanmalarla geçiyor. Telefon alayım diyorum ikimize de. Gizli gizli kullanırız. Ufacık modelleri var onlardan bakarız. Saklaması kolay olur.

Aşkımız gibi onları da saklarız. Yazıklar olsun be. Sığmadık bu dünyaya. İki aile akıllı davranıp olur diyemiyor ki nikahlanıp ta rahat rahat bir arada olalım. Sen bir düşün taşın şu cep telefonu işini, olur dersen gece ev telefonundan ararsın. Bu mektubu yine aynı yerine koyucam alırken dikkat et. Ev telefonlarıyla görüşmemiz sıkıntı oluyor zaten. Annen kaç defa senin taklidini yaparak telefonu açıp benimle dalga geçti biliyor musun? O da ayrı bir alem.

Hele o amcanın kızı yok mu? Kalbi pislik dolu. Fesatlıktan burnu kapı kolu gibi olmuş. Abin desen ayrı bir domuz! Yahu ben seni ne güzel duygularla heveslerle severken bunları yanımda hediye mi verdiler bana? Amcanın kızı bizi takip edeceğine gitsin bi koca bulsun kendine. Kaç yaşına geldi yarıştan kovulmuş at gibi geziyor. Birde topuklu ayakkabı giyiyor ki sorma. Çıkardığı sesler onu daha da atlaştırıyor. AT’ürkân… ürkmesin aman…

Bana kızmıyorsun değil mi bitanem? Abes konuşuyorum ama idare et. Cep telefonlarını aldığımızda ekranlarına adlarımızı yazarız. Melodi kitapları var güzellerinden seçer yükletiriz. Daha rahat oluruz o zaman belki mektup işinede son veririz. Şu sana yazdığım mektuplarla üç hikâye kitabı çıkartırdım.

Okuyunca gülerdin, onsekiz yirmi yıl sonra sandıktan çıkarır okurdun. Bizim binlerce hikâyelerimizden seçerek. Secme hikâyelerden güzel bir kitap olurdu. Çocuklarda okur bize gülerdi. Anne baba siz neymiş siniz be, derlerdi bize. Sevdiğim, inşallah birgün birbirimize kavuşuruz, şu çektiklerimizi Leyla Mecnun görse bize acır yemin ediyorum. Yeter diyemiyorum, dememeliyiz…

Üzülen sen olma, ben seni tek kişilik sevdim, bu yüklerin altına girdim, sana feda olsun saatlerim gençliğim. Birgün elbet aynı sofraya oturacağız. Aynı evi paylaşacağız. Elimde çantalarla, bakkaldan senin istediğin şeyleri, zevkle taşıyacağım sana nasip olursa. Bitiriyorum geç oldu az sonra dışarı çıkıp mektubu yerine koyucam alırsın gündüz, para da bırakıyorum yine kızcan bana görünce biliyorum, bizim gönlümüzde kesemizde bir aşkım…

Az daha unutuyordum, kasetçiye uğradım bugün iş çıkışında, liste yaptığın şarkıların kasedini işleri hafifleyince doldurcakmış, birkaç güne hazır olur, dedi. Hafta sonu gidersek birlikte alırız. Güzel liste yapmışsın birtanem. Çelik, Baha, Zeynep, Bendeniz, Cengiz Kurtoğlu… Şarkı seçme konusunda harikasın. Dinleriz yine birlikte, bakar dururuz birbirimize. Benim siyah gözlü, sessiz tabiatlı, harika yürekli sevdiğim.

Dediğim gibi bu gece ara, telefon işini konuşalım. Alır da şu ev telefonlarından kurtuluruz. Bizi takip ettikleri yetmiyor birde fatura takibi yapıyorlar. Kim aramış hangi saatte. Birde marifet gibi o evrakları dosyalıyorlar he? Babamda aynı, saçma sapan yöntemlere başvurmalar falan. Çocuklaştı bunlar bizimle uğraşırken. Olsun bakalım. Çok değil iki kıta şiir yazdım ikimize. Sayende ya şair olucam ya da yazar, gerçi benden olsa olsa ancak belgesel olur. Seviyorum seni be sevdiğim, iyi uykular…

Bak Nasılda Geliyom Ben
Aklımdaki listedesin sıralardan ilklerdesin,
Onlar bu iş olmaz desin bak nasıl da geliyom ben,
Sensiz tat vermiyor günler, seni unutturmaz dünler,
Elimde hazır bak güller gör nasılda geliyom ben…
**** **** ****
Unutturamadı zaman ayıramadı mesafe,
Aramızdaki bağlara sihir tılsım büyü aşk de,
Aşk ekilmiş ovalardan geçilmiyor senden öte,
Öncekinden çok ziyade sevdalarla geliyom ben…

Sinan KORKMAZ

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 2 Ortalaması: 3.5]

3 thoughts to “Hikaye Oku; “Naftalin Kokan Mektuplar -1-“”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir