Ağlatan HikayelerMurat Canpolat

Duygusal Hikaye: “Ali ve Annesi” 4. Bölüm 

Duygusal Hikaye

Duygusal Hikaye: “Ali ve Annesi” 4. Bölüm 

Duygusal Hikaye

Duygusal Hikaye; Kavga edenlerden biri Ali’yi görünce, boğanın kırmızıyı görüp kızması gibi kızarak üzerine doğru geldi. Ardından onun yakasından tutarak:

“Babaannen gibi sende mi bizi sömüreceksin” dedi ve yumruğunu kaldırıp tam vuracakken muhtar onun elinden tuttu. O adam, engellenince diğer elini yumruk yapıp Ali’ye sıkı bir yumruk attı. Yediği yumruğun etkisiyle yere yıkılan Ali, yerde sürüne sürüne geri gitti. Ardından durarak adama döndü ve ona:

“Hayır, benim öyle bir niyetim yok. Hatta babaannemin bu kadar gaddar olduğunu bile bilmiyordum” dedi, kendisini savunmak için. Muhtar araya girip onları ayırmasa belki de daha çok dayak yiyebilirdi. Araya girilmesini hazmedemeyen adam burnundan soluyarak:

“Neden bizi ayırdın muhtar, bırakaydın yılların intikamını alaydım ondan” demesi üzerine muhtar:

“Bırak onu, onun hiçbir suçu yok. Asıl suç, sesini çıkarmayan babasında ve analığı olacak o kadında” dedi, adamı ikna edebilmek için. Muhtarın ikazından sonra adam ikna olmuş geri çekilmişti, ama bu seferde Ali araya girmiş, “Ne demek istiyorsun” diye sormuştu.

Onun sözlerinden sonra muhtar:

“Bu konuyu uzun uzun evde konuşuruz. Yalnız, halkı sakinleştirmem lazım. Eğer sakinleştirmessem korkarım ki bu durum hem senin için hem benim için kötü olacak” dedi ve köy halkına döndü. Ardından onlara güzel bir konuşma yaparak köyün halkını sakinleştirdi. Halk sakinleşmesine sakinleşmişti, ama başka bir sorun ortaya çıkmıştı. Onların zorla ellerinden alınan malları ne olacaktı. İşte bu belirsizlik köylüleri tedirgin ediyordu.

Muhtar, köylülerle konuştuktan sonra Ali’yi alıp kendi evine götürdü. Orada mükellef bir sofra kurdurttu.  Yemekler yenildikten sonra salona geçtiler. Bu arada sofradayken Ali’nin aklı halen daha köyün içinde yaşananlardaydı. Salonda muhtar Ali’ye:

“Gördün mü Ali, sana anlattıklarımın ne kadar doğru olduğunu” dedikten sonra “Ablan, yurda verildikten iki yıl sonra annen sana hamile kaldı. Annen, hamile kaldıktan sonra çilem bitecek diye düşünürken aldığı bir haber yüzünden çilesi daha çok arttı”

Haber lafını duyan Ali:

“Ne haberi?” diye sordu, merak içerisinde.

Ali’nin sorusu üzerine muhtar:

“Babanın, anneni bir başkasıyla aldattığını duydu” dedikten sonra; “Düşünebiliyor musun, annenin o anda ki ruh halini’ dedi ve sözüne şu şekilde devam etti. Annen, duyduğu bu haber üzerine babanın yakasına yapışmış ve ona:

“Davut, hani beni seviyordun. Hani, beni her türlü tehlikeye karşı koruyacaktın. Hani, birbirimize karşı sevgi ve saygı duyacaktık. Ne oldu da değiştin. Ne oldu da benden vazgeçtin. Davut, şimdiye kadar annenin eziyetlerine sırf sana saygım ve sevgimden sabrettim. Ama buna değmezmişsin” demiş gözyaşları içerisinde.

Annen, sonradan anlattı bana öyle söylediğini. Annenin durumunu anlıyordum fakat babaannenden dolayı birşey yapamıyordum. Bu da beni içten içe kahrediyordu” dedi muhtar, gözyaşları içerisinde. Annen, babanın ihanetini duyduktan sonra kendini iyice kaybetti. Zaman zaman dağlara çıkıp haykırıyordu. Öyle olmuştu ki köylüler annenin delirdiğini düşünüp ondan korkar hale gelmişlerdi.  Annen böyle devam ederken sen dünyaya geldin. Öyle güzel bakıyor, etrafa gülücükler saçıyordun ki bir bakan bir daha bakmak istiyordu. Annen senin güzelliğini gördükten sonra biraz düzelir gibi oldu ama nafile. Bu sefer de eline boşanma kâğıdı geçmiş daha da çok üzülmüştü” dedi muhtar, iç geçirerek. ‘

Annenin eline boşanma kâğıdı geçtikten birkaç gün sonra bize geldi. Son derece perişan bir haldeydi. Üstü başı yırtılmıştı. Dudağından kan geliyordu. Gözleri ise mosmordu. Onu o halde görünce hemen içeri aldım. Sağolsun eşim onunla güzel bir şekilde ilgilendi. Adım atacak hali olmadığı için o gece bizde kaldı. Ertesi gün olduğunda ona neler olup bittiğini sordum. Bu sorum üzerine annen içli bir şekilde “Kocam, ‘yani baban’, aldattığı kadını eve getirdi” dedi ve hıçkırıklara boğuldu. Bir müddet ağladıktan sonra “Davut’a ‘bu kadını nasıl eve getirsin’ dedim, hay demez olaydım. Başta kaynanam olmak üzere kocam olacak o adam beni tanınmayacak hale getirdiler. Onlar beni döverken o kadın da ‘vurun, iyice vurun’ diyerek onları kışkırtıyordu. Anlayacağın muhtar evden kovuldum, evden. Söyle bana muhtar, şimdi ben ne yapayım. Ne annem var ne babam, ne de kalacak kimsem” dedi yakamı tutarak. Annenin sözleri üzerine evimizin bir odasını ona açtık. Ardından eşimle oturup konuştuk ve bir karara vardık”

Yazan – MURAT CANPOLAT

HİKAYENİN BÜTÜN BÖLÜMLERİ

13

hikaye, hikâye, hikaye arşivleri, hikaye oku, hikaye okuma, hikaye okumak, hikaye siteleri, hikaye yaz, hikayelerimiz, masal, masal oku, masal okuma, öykü, öykü oku, kısa hikayeler, çocuk masalları, kısa masallar, kısa hikayeler, masallar oku, hikayeler oku, Duygusal Hikayeler, Ağlatan Hikayeler, Duygusal Hikaye, acıklı hikaye, duygusal öykü, ağlatan öykü,

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu