Skip to main content

Kırmızı Kamyonet

Kırmızı Kamyonet

Borç harç, eninde sonunda evin önüne bir araç getirdi Bedri Usta. İnşaat işleriyle uğraştığı için hem malzeme taşıyacak hem de seyahatlerde ailece kullanabileceklerdi.

Ön kabinde hayli yer vardı. Sağdan soldan yardımlarla galeriye giderek kamyonetini teslim aldı. Tam ona göre imal edilmişti. İlk görüşte hayran kalmıştı. Eşi de yanındaydı. Parayı ödeyerek oradan uzaklaştılar.

Bedri Usta ihalelere giriyor, iş alıp ekip çalıştırıyordu. Dürüst biriydi. Çevrede onu tanımayan yok gibiydi. Allah’tan tek bir dileği vardı. Kırmızı kamyoneti alıp sağ salim kullanmak. Bu duası da kabul oldu.

Eşiyle çarşı merkezine geldiler. Bedri Usta şantiyeye malzeme götürecek akşama doğru eve gelecekti. Hanımına harçlık verip onu orada indirdi. İkisi de sevinçliydiler. Vedalaşıp ayrıldılar. Kadın alışverişe çıktı, evin belli başlı ihtiyaçlarını karşılayacaktı.

Aradan epey zaman geçmişti. Bedri Usta işlerini halletmiş henüz gelmemişti. Eşi çarşıdan eve dönmüş yemek yapıyordu.

Çocukları okuldan gelmiş, bahçede oyun oynuyorlardı. Biri kız diğeri oğlan iki haylaz rahat durmuyorlardı. Bedri Usta defalarca tembihlemesine rağmen uslanmadılar.

Karıştırıp bozmadıkları eşya, kırıp dökmedikleri bir malzeme kalmamıştı. Bu yüzden bir araba sopa yedikleri olmuştu. Komşular her seferinde araya girip kurtarsa da Bedri Usta sağlam bir fasıl geçiyordu.

Gün batmıştı. Akşam ezanı okundu. Bedri Usta kamyonetle eve yanaştı. Çocuklara azarlayan bir sesle içeriye geçmelerini söyledi.

Arabayı park etti ve eve girdi. Anahtarı askıya asıp mutfağa geçti, yere oturdu, yemeğe yumuldu. Karısıyla ileriye dönük planlarını konuşurken sohbet iyice koyulaştı.

Çocukları merak sarmıştı. Acaba kamyonetin içi nasıl bir şeydi? Gizlice içeri daldılar. Anahtarı aşırıp dışarıya çıktılar. Erkek kardeş kapıyı iki hamlede açtı. Evin önü dik bir bayır, yolun sonu da sulama kanalıydı.

Abla kardeş arabanın içine yerleştiler. Başladılar sağı solu kurcalamaya. Bir ara teybi açtılar. Sonra camları indirdiler. Sıra vitesle ve el freniyle oynamaya geldi. Bir anda araç hareket etti.

Çocuklan korku sardı. Kamyonet gittikçe hızlanıyor, durmuyordu. İki kardeş bir hışımla kendini kapıdan attı. Kanala elli metre kala çimene uzandılar. Ama arabayı kurtaramadılar. Kafa üstü kanala düşmüştü.

Bedri Usta ve karısı gelecek hayalleri kuruyorlardı. Kahkaha ve neşe boldu. Dışarıya bakmak akıllarına gelmiyordu. Komşuları zile basıp haber verdiler. Zavallı adama haberi duyunca inme indi. Oracıkta kalakaldı. Dili tutuldu.

Sinirinden kaskatı kesildi. Yolun aşağı tarafında iki haylazı sağ salim görünce peşlerine düştü. Komşular çocukları sakladı. Çekici ve polis geldi. Kamyoneti sudan çıkardılar.

Mahalleli elbirliğiyle tamir ettirip borçlarını ödediler. Çocuklar korkudan iki hafta eve giremediler. Mahallenin sevilen ve sayılan Kerime ablasında kaldılar.

Bedri Ustanın siniri yatışana kadar burada durdular. Zavallı Bedri Usta bin bir zahmetle aldığı kamyoneti yüzünden az kalsın üzüntüden ölüyordu.

Sinan Korkmaz

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 0 Ortalaması: 0]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir