Ağlatan HikayelerAşk HikayeleriSizden Gelenler

Ağlatan Hikayeler “ÖLÜMÜN ARDINDAN ÖLÜM GELİR” 3. BÖLÜM

Ağlatan Hikayeler

Ağlatan Hikayeler “ÖLÜMÜN ARDINDAN ÖLÜM GELİR” 3. BÖLÜM

Ölümün Ardından Ölüm Gelir

Ağlatan Hikayeler; Arabayı çalıştırdıktan sonra ilk durağı mahallenin bakkalı olmuştu. Eşinin fotoğrafını arabada bırakarak “Hemen döneceğim Benay Hanım” dedi ve kapıları kilitledi. Cebindeki parayı kontol etmeden girdi bakkalın içersine. Bakkal Rebahı görünce gözleri açıldı. Bu adamın burada ne işi var diye düşünüyor olmalıydı. Garip bir tonla “Hoş geldin Rebah Amca hayırdır bir ihtiyacın mı var?” diye sordu. Rebah cevap vermeden abur cuburların olduğu yere yöneldi. Eline doldurabildiği kadar gofret, cipsi aldı ve kasaya gitti. “Rebah Amca ne yapacaksın bu kadar şeyi? diye sordu bakkal. Çok da üstüne vazifeymiş gibi. Rebah “Poşete koy evladım şunları bakalım” dedi. Bakkal hala garip bir ses tonuyla “ Tabii hemen hallediyorum da nasılsın Rebah amca? Çok üzüldük hanımla gelemedik cenazeyede” dedi. Rebah kendi kendine mırıldanıyordu yine, sanki “Bırak boş konuşmayı da hallet işimi gideyim” der gibi. Bakkal da fark etmiş olmalı ki daha fazla konuşmadan “yirmi altı lira sekiz kuruş tuttu Rebah Amca ama sorun değil benden olsun az mı alışveriş yaptı rahmetlik Benay Teyzem”  dedi. Rebah normalde böyle bir teklifi asla geri çevirmezdi ama bugün bu adama bir şeyler olmuş gibi “Olmaz evladım al paranı hadi kolay gelsin hanımına çok selam söyle” dedi ve çıktı dükkandan. Arabasının kilitini açarak girdi içeri poşeti arkaya koydu. Hanımının fotoğrafına bakarak “Bugün de ben mutlu edeyim veletleri” dedi. Ağlatan Hikayeler

Çocukları gördüğü yerde durdu ve aldığı gofretleri, şekerlemeleri dağıttı çoçuklara. Hatta birinde arabadan inip çocuklar ile ip bile atladı. Altmış dört yıllık yaşamında ilk defa ip atlamıştı, çok neşeliydi. Sanki her şey eşinin ölümünden sonra değişmiş güzel bir şeye dönüşmüş gibi mutluydu. Her bir çocuğun başını okşadı tek tek. Arabasına bindiğinde gözleri yine dolmuştu, ağlama başladı. Ağlarken de eşinin fotoğrafına dönüp “Yahu bakmasana öyle çok para gitti ona ağlıyorum” dedi. Arabasını çalıştırıp bir fotoğrafçının önünde durdu. Bu sefer arabadan inerken değerli eşinin fotoğrafını da alıp indi. Alırken de eşine “Seni bir yerde görmek yetmiyor.” dedi. Fotoğrafçıya girdi. “Kolay gelsin çocuğum, bak bu resimde gördüğün benim eşim, birkaç gün önce toprağın altına verdim kendisini (sesi titredi,başı döndü bu cümleyi söylerken) Benay Hanımın fotoğrafını çoğaltmanı istiyorum, maliyeti hiç sorun değil ve her çoğalttığın fotoğrafa benim seçeceğim çerçeveleri yerleştirmeni istiyorum” dedi. Fotoğrafçı genç “Hiç sorun değil bey amcam fakat biraz vakit alacak sana bir çay ikram edeyim sen de burada biraz dinlen.” dedi. Rebah kafasını aşağı yukarı sallayarak tamam dedi. Geçti oturdu kırmızı deri koltuğa. Beklerken dükkanın içerisindeki fotoğrafları detaylıca inceliyordu. Bir fotoğraf gözüne takıldı. Oturduğu yerden kalktı ve yaklaştı fotoğrafa.  Fotoğrafta çok güzel bir kadın ve kucağında tatlı bir kız çocuğu tutan yakışıklı bir adam vardı. Çocuğu adamın tutmasına başta şaşırdı. “Olur mu öyle canım çocuğu annesi tutar” dermişçesine. Geri koltuğuna döndü.

Düşünmeye başladı. Eğer eşi ile kendisinin de bir çocuğu olsa idi, millet ne derse desin çocuğumu bende kucağıma alırdım parklara götürür pamuk şekerler alırdım ona diye düşündü.

Ne ilgin bir adam demin fotoğraftaki yabancılara bakınca verdiği tepki ile şimdiki düşüncesi çok alakasızdı.

Fotoğrafçı genç “Bey amcam iznin var ise çalışırken müzik dinlemeyi çok severim müsaade eder misin?” diye sordu.

Rebah eşinin de ne çok müzik dinlediğini hatırladı ve fotoğrafçı gence “Aç tabii evladım bende dinleyeyim” dedi. Genç yetmişli yılların en çok dinlenilen müziği “Tanju Okan – Hasret”i takmıştı plağa.

Şarkı çaldıkça Rebah kendini kaybetti sözleri onu o kadar etkilemişti ki Rebah nerede olduğunu da unutmuş gözlerini masanın üzerinde duran eşinin fotoğrafına dikmişti. Ve şarkı devam ediyordu kısık bir sesle:

“Hayatım anlamsız şimdi

Sendin bana neşe veren seviyorum sevgilim

Sen benim sıcak güneşim

Güzel tatlı tek eşimdin kara sevdam sevgilimdin

Unutamam asla seni”

Genç fotoğrafçı bitirmişti yapması gereken işi şimdi sadece çerçeve seçmek kalmıştı. Rebah’a dönerek “Bey Amca iyi misin bir su getireyim mi?” diye sordu. Rebah soruya cevap vermeden “Bittiyse işin çerçeveleri seçeyim” dedi. Genç fotoğrafçı elindeki tüm çerçeveleri sunmuştu Rebah’a.

Rebah eşinin en çok seveceği tarzı aralarından ayıklayarak seçip çıkardı. Genç fotoğrafçı tek tek bitirdi işini. Rebah ücretini ödeyip teşekkürler edip eşinin fotoğraflarını dikkatlice arabasına yerleştirdi.

Artık son durağa gidecekti eşinin yanına kabrine.

Yazar – Samet KARAKAŞ

Hikayenin Bölümleri

1- Bölüm

2- Bölüm

3- Bölüm

4- Bölüm

5- Bölüm

hikaye, aşk hikayesi, aşk hikayeleri, ağlatan hikayeler, duygusal hikayeler, öykü, duygusal öyküler, öykü, masal, aşk öyküleri, aşk, ölüm, kabir, fotoğrafçı, Tanju Okan, Hasret, Tanju Okan Hasret, bakkal, cips, gofret,

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu