Ağlatan HikayelerAşk HikayeleriSizden Gelenler

Ağlatan Hikayeler “ÖLÜMÜN ARDINDAN ÖLÜM GELİR” 4. BÖLÜM

Ağlatan Hikayeler

Ağlatan Hikayeler “ÖLÜMÜN ARDINDAN ÖLÜM GELİR” 4. BÖLÜM

 

Ağlatan Hikayeler

Ağlatan Hikayeler; Rebah Bey artık hazırdı. Eşinin yanına gitmeye ve onu görmeye hazırdı. Arabasını çalıştırdı. Yolda giderken düşüncelere dalıyordu. Eski günler bir bir önüne geliyordu. Bir korna sesi onun ayılmasına neden oluyor ve hiç istemediği bir gerçeklikte buluyordu kendini.  Ağlatan Hikayeler

Gelmişti. Arabanın dikiz aynasından kadınının yanına gitmeden son kez saçlarını geriye taradı. Arabadan indi ve üstünü bir kez daha toparladı. Mezarlığın ilk sağ girişinden sapınca dümdüz yürüdü. Yürürken tüyleri diken diken oluyor. Sanki ilk defa tanışmaya gidiyormuş gibi heyecanlı ilerliyordu.

Benay Hasret dolu yazılı mezarlığa varmıştı. Oturdu. Sessizce bekledi. Kimsecikler yoktu. Aynı ilk günkü gibi sessizdi her yer. Ağlatan Hikayeler

Nasılsın Benay Hanım? Rahat mısın orada? Ben değilim, ben yorgunum biraz. Nefes almakta güçlük çekiyorum, evde durmak istemiyorum hep burada yanı başında soluna kıvrılmak istiyorum. Biraz daha dayansaydın ya. İlk önce beni uğurlasaydın, sonra gelseydin yanıma. Evde çok daralıyorum, yatak odamızda günün nasıldı diye soran sen olmayınca inanamıyorum. Ev beni çok sıkıyor mutfak hariç. Mutfakta kokun kalmış almamışsın yanına. Yine beni mi düşündün? Merak etme üstüm kalın üşümüyorum. Sen üşüyor musun? Toprağın altında zorlanmayasın çık gel hadi yanıma. Gülüşelim, konuşalım, bu renksiz dünyayı yine renklendirelim seninle, eski günlerdeki gibi sinemalara gidelim, tartışalım, müzikler dinleyip sevişelim, ilkbaharın gelişini kutlayalım gençler gibi. Ev çok karanlık, daralıyorum. Mutfak hariç. Kokunu içime çekmek yüzlerce doktorun tedavisinden iyi geliyor bana biliyorsun. Hadi, yalvarıyorum çık gel yanıma. Fotoğrafını çoğalttım. Her yerde seni görmek istiyorum. Bugün bir çocuk bana seni sordu. Yutkunamadım. Tekrar sordu. Güldüm. Benay Teyzen beni bekliyor dedim. Pek anlamadı ama o da güldü. Benay çok yoruldum ben. Sen yoksun ya ben çok yoruldum. Sen yanımdayken yoruluyor muydun bu kadar? Özür dilerim. Çok özledim seni, kokunu, gülüşünü, gözyaşlarını, sorularını, beni dinlemeni, bana akıl vermeni. En çok neyden korkuyorum biliyor musun? Bir gün o mutfakta o kokun silinip kaybolacak diye korkuyorum. Pencereleri açmıyorum kokun gidecek diye. Boş bardaklar dolu mutfak. Yıkamıyorum, dudaklarının deydiği bardağı nasıl yıkayayım ben? Bu bana işkence olmaz mı? Son kez o elini tutmak için neleri vermezdim. Son kez o dudaklarından bir öpücük almak için neler vermezdim. Saçlarını bir kez daha örmek için neler vermezdim. Son bir kez sevdiğimiz şarkı eşliğinde dans etmek için hangi kurslara gitmezdim. Yalvarıyorum anılarımızı saçtığımız o eve geri dönelim birlikte haydi kalk gel tut elimi. Benay’ım, ben dayanamıyorum. Hasretin bana çok ağır geliyor taşıyamıyorum. Sensiz olamam. Sensiz hiçbir zaman tam olamam. Çıkmasaydın. Çıkmasaydın o kapıdan. Geri giremeyeceğini bilseydim eğer, o kapıya kilitler takardım. En iyi çilingirin bile açamayacağı kilitler. Gülüşünü hatırlayamamak korkusu her geçen saniye beni yiyip bitiriyor. Onu da unutursam ne yapacağım ben. Gidiyorum ben, yanına gelmeye. Sabret. Seni çok seviyorum Benay. Ağlatan Öyküler

Yazar – Samet KARAKAŞ

Hikayenin Bölümleri

1- Bölüm

2- Bölüm

3- Bölüm

4- Bölüm

5- Bölüm

Ağlatan Öyküler, hikaye, aşk hikayesi, aşk hikayeleri, ağlatan hikayeler, duygusal hikayeler, öykü, duygusal öyküler, öykü, masal, aşk öyküleri, aşk, ölüm, mezar, mezarlık, fotoğraf,

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu