Skip to main content

Yanık Kalesi 8. Bölüm

Yanık Kalesi 8. Bölüm

-Casusluk Yaptırılacak Kız Kale Dibine Yerleştiriliyor-

İhtiyar Ağa,Hiç düşünmeden tasdik ediyordu:

– Evet öyle… Çok doğru söylüyorsun… O da askerdir. Elbette bir müddet sonra kaleye, vazifesi başına dönmesi lazımdır.

– İşte ben bunu düşündüğüm için evvela üzüldüm. Fakat sonra bunun da çaresini buldum… Üzüntüm geçti.

– Sen üzülme kont efendi. Biz dostlarımızın üzülmesini kat’iyen istemeyiz.

– Fakat çaresini bulamasaydım, hem ben hem siz üzülecektiniz.

Yeniçeri ağası yine şaşırmıştı.

– Ne dedin? diye sordu.

– Hem ben, hem sen üzüleceksin, demiştim.

– Demek yanlış anlamamışım. Fakat neden hem sen, hem ben üzüleyim?

– Sen Hasan’ı pek sevdiğini, onu evlat saydığını söylemiştin.

– Evet…

– Kız da benim yeğenimdir. Fakat babası öldüğü için benim evladım sayılır. Yani o üzülürse ben de üzülürüm. Nasıl ki Hasan üzülürse sen de üzülürsün.

– Evet.

– Yeni evliler üzülürse onların yüzünden biz de üzülmez miyiz ?…

– Evet, üzülürüz

– Yeni evliler en çok neden üzülürler?

İhtiyar yeniçeri ağası acı acı gülümsedi:

– Bunu ben bilemem, dedi, çünkü hiç evlenmedim.

– Fakat zekanızla takdir edersiniz ki! yeni evliler, birbirlerine doyamadan ayrılırlarsa üzülürler.

Yeniçeri ağası bir müddet daldı. Bir cevap bulup da veremiyordu. Çünkü o, hakikaten hayatında hiç; evlenmemişti. Bütün ömrü hudut boylarında geçmişti. Bir kadın için üzülmenin, onun hasretini çekmenin ne olduğunu bilmezdi:

Her halde öyle olacak, dedi…

Kont, aynı kurt dişlerini gösterecek şekilde tekrar gülümsedi:

– Evet, öyledir, dedi; yeni evliler kısa zamanda birbirinden ayrılırlarsa çok üzülürler. Fakat onların ayrılmasına da imkan yok. Siz disiplini seven bir askersiniz.

– Ona şüphe yok… Demek siz de bunun farkındasınız.

Kont Palgi, gafil ihtiyarı büsbütün avladı:

– Bunu bütün cihan billir. Elbette ben de farkındayım.

Kurnaz kont, kasten ihtiyar kale muhafızını methediyordu. Halbuki hakikatte onun ne kadar pısırık ve beceriksiz olduğunu biliyordu. Onun askerlik damarlarım körüklemesinin sebebi, ihtiyarın coşup da:

– Hasan sizin memlekette kalsın, veya. ben nizamı bozup Macar kızımızı kalede kalmasına müsaade edeceğim, demesinden korkuyordu.

Bu takdirde kontun, kale muhafızına örmek istediği çorap yarıda kalmış olurdu. Bu sebeple:

– Siz disiplini sever bir askersiniz. Bunu bozmanızı ben de istemem. Ne Hasan bizim şatoya gelebilir, ne de gelin kaleye girebilir. Çünkü sizin şiddetli emriniz var, Kaleye kadın sokmuyorsunuz.  Bu da çok iyi bir tedbir, Ben de senin en iyi bir dostun olduğum için bu haklı tedbirleri bozmanı istemem.

– Fakat bu takdirde yeni evlilerin kısa zamanda bir zamanda birbirlerinden ayrılmaları lâzım.

– Maalesef öyle.

Kurnaz kont, ellerini ovuşturarak böyle demiş ve susmuştu. Sarhoşlukla dalgınlaşan ihtiyarın neden sonra aklı başına gelmiş, hatırlamıştı:

– Hani bana bu hususta vereceğin müjde vardı kont efendi? diye sordu.

Kont da, sanki unutmuş da şimdi hatırlamış gibi yalancıktan heyecanlandı:

– Sahi, dedi, hani ben size müjde verecektim ?.. Söyledim zannettim de sustum. Demek şarap başıma vurdu. Biraz hızlı ve çokça içtik. Ben zatıâliniz kadar dayanıklı değilim. Maşallah siz su gibi içiyorsunuz.

İhtiyar yeniçeri, her ayyaş adam gibi fazla içkiye mütehammil olduğunun söylenmesinden memnun olurdu. Zaten kont da her fırsattan istifade ile bu koca gafili methederek büsbütün uyutuyor, onu dostluğuna inandırarak avucunun içine alıyordu. İhtiyar, bu son ınethedilmeden, diğerlerinden fazla memnun olmuş:

– Hattâ su içmekten de kolay içerim, demişti.

Yarı Macar ve yarı Avusturya kanı taşıyan kont:

– Allah nazardan saklasın, dedi.

İhtiyar ağa, şaraplı ağzı ile bu temenniye:

Amin, dedi.

Kont:

– Bu köyde yeni evlilere bir ev tutacağım.

– Neden? Kışın köyde oturmak zor olur. Halbuki işittiğime göre sizin şato pek güzelmiş.

Reşat İleri – Kahramanlar Dergisi – 1952

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 0 Ortalaması: 0]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir