Aşk HikayeleriKıymetli Yazarlarımızdan SeçmelerSizden Gelenler

Esila’ya Mektup

Mektup

Esila’ya Mektup

Esila’ya Mektup

Standartlara uygun yaşıyorum. Bir iş sahibi olan her insan gibi. Ev ile iş arası, bitmeyen sorumluluklar, bitmeyen kafa meşguliyetleri, bitmeyen beden yorgunlukları ama hepsi bir hafta sonu öğlene doğru uyanınca geçiyor. Yılda bir defa gidilen izinlerde hoş beş muhabbetler, özlenenler, özleyenler, sarılmalar, gülen yüzler, mangal yapmacalar, deniz keyfi iyi geliyor standart yaşayanlara. Rutin bir döngünün içerisinde yuvarlanıp gidiyorum. Tüm bu standartlıktan, sıradanlıktan, monotonluktan uzak yalnızca sen iyi geliyorsun bana. Varlığın iyi geliyor, yokluğun acı. Acı ve iyi kelimelerini aynı cümle içinde kullanmak ne kadar ironi değil mi? Ben yıllardır bu iki kelimeyi aynı kalpte taşıyorum. Bunu anlamanı istiyorum. Yalnızca bunu. Mektup

İyi gelmek, hep aynı lezzeti veremeyebiliyor bazen. Herkese bir yaz öğleninin sıcağında iyi gelen sütlü çikolatalı dondurma, faranjiti olan birine iyi gelmeyebilir. Bu iki aradanlıkta senin diğerlerinden farkın, faranjit olsam da seninle o mutluluğu yaşamak isterdim. Bazı mutluluklar böyledir işte Esilâ, hoşuna gitmese de bir şey, sevdiğinin hatırı için hoşuna gider, buna fedakarlık deniyor. Katlanmak değil bu, insan sevmediğine katlanır, sevdiğine feda eder her şeyini, karşılıksız… Mektup

Hiç aklına geliyor muyum diye merak etmiyorum, asıl, aklına geldiğim anda ne hissettiğini merak ediyorum. Kalbinin o anki titreşimlerini dinlemek isterdim. Belki bir umuda ihtiyacım var. Belki değil gerçekten var.  Mektup

Yüzükoyun yatıp seni kasıtlı düşlemek istemedim hiç. Aklıma gelmediğin sürece bunu kasıtlı yapmadım. Artık zorlamıyorum, geleni ağırlıyorum, gideni uğurluyorum. İster kalbime gelsin, ister evime gelsin, isterse aklıma gelsin fark etmiyor. Bir insana yanında huzurlu olduğunu hissettirdiğin anda gitmek kaşıntısı tutuyor, ne aptalca değil mi? Sevmekten bile midemi bulandırıyorlar. Soğutuyorlar bu güzel duygudan insanı. Benim kimseyi sevememem kalbimin soğumuş olmasından değil. Senin sevginin kalbimde bir boşluk dahi bırakmamasından. Üzülecek bir şey değil bu kanımca. Üzülecek bir şey varsa o da uzakta olman. Üzüldüğüm kadar şükretmek de geliyor elimden. Ya hiç tanımasaydım; nereden bilirdim hayatın içinde bir de yaşamak olduğunu, bir kalbimin olduğunu, mesafe denen illetin kesifliğini, içimin sana ne kadar yakın olduğunu, -huzura- ruhun aldığı sekinenin tadını nereden bilirdim.

Nazım KÖYCE

Hikaye, aşk hikayesi, aşk mektubu, mektup, aşk mektupları, hikaye okuma, aşk, aşk öyküsü, 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu