Get Adobe Flash player

Sultan Bayezid Han-ı Veli Camii

Sultan Bayezid Han-ı Veli Camii

Sultan Bayezid Han-ı Veli Camii’nin temeline başlandığında mimarbaşı:

“Padişahım mihrabı nice koyalım?” diye sorunca Sultan Bayezid-i Veli mimara hitap edip:

“Ayağımın üzerine bas.” Derler.

Mimar padişahın ayağının üzerine basınca Kâbe-i Şerif’ gördü. Mimar hemen Bayezid Han’ın ayağına yüz sürüp mihrabı önce yaptı. Sonra yine mihrapta iki rekat hacet namazını Bayezid-i Veli kılıp hayır ile tamamlanması için hayır dua ettiler.  Devamını Oku

Şehid Mektubu

Saygıdeğer Anneciğim ve de Babacığım

Satırlarıma başlarken saygı ve selamlarımı sunar, hürmetle ellerinizden öper, hayır ve dualarınızı beklerim. Sevgili anacığım, görüşmeyeli bir hafta oluyor biliyorum beni düşünüyorsun amma unutma ki senin bana nasihatin vardı ki şöyle, Ey oğul görev kutsaldır, askerlik ibadettir. Sakın ola görevini aksatırsan sütümü helal etmem demiştin.

Sevgili anacağım artık aksütü helal eyle asker oğluna. Çünkü Mehmetçikler canını verir, kanını akıtır ama vatanını vermez, ezanını susturmaz, şanlı bayrağını indirtmez. Devamını Oku

Ecel Gelince Başa‏

Ecel Gelince Başa‏

“Kundak ile kefen arası kaç adım?” (Gürbüz Azak)

    Sevim hanım, yaşadığı Anadolu kasabasında kaynak atölyesi bulunan 35 yaşındaki Harun Keleş ile hayatını birleştirdi. İki yıl sonra dünyalar güzeli ilk kızları Canan, ardından da Ebru dünyaya geldi.

    Çok Mutluydular.. Ta ki, Sevim hanımın başında ağrılar başlayıp, beyninde ur olduğu anlaşılana kadar… Muayeneler, tetkikler, tahliller derken, Sevim hanımın tedavi için İstanbul’a gitmesine karar verildi. Ve Sevim hanım Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde beyin ameliyatı oldu. Devamını Oku

Çelebi Müfti’nin Korkusu‏

Çelebi Müfti’nin Korkusu‏

    “Ölmek değildir ömrünün en feci işi, Müşkül odur ki ölmeden evvel ölür kişi.” (Yahya Kemal Beyatlı)

    Onyedinci asır başında yaşamış ülemadan ve Sultan 1. Ahmed’in şeyhülislamlarından Çelebi Müfti ismiyle meşhur, Hocazade Mehmed Efendi, bulaşıcı hastalıklardan çok korkan bir adamdı.

    Çelebi’nin bulunduğu yerde hastalık ve ölümden katiyyen bahsedilmez, kendisi de hiç kimsenin hasta ziyaretine ve cenazesine asla gitmezdi.

    Bir gün, evinin hizmetçilerinden biri hastalanıp vefat etti. Efendi hazretleri hiç tereddüt etmeden, konağına bir duvarcı ustası çağırdı. Ustaya, evin hizmetçisinin öldüğü odanın kapısını örmesini söyledi. Usta, kapıya boydan boya duvar ördükten sonra Çelebi, ayrı bir direktif verdi: Devamını Oku

Tarihe Gömülenler

Tarihe Gömülenler

Onkolog Dr. Haluk Nurbaki, Konya’nın tek gazetesi olan “Babalık” gazetesinin başyazarı olan pederinden işittiği tüyler ürpertici, ibretlik bir hatıra ile mukaddeslere dil uzatanların akıbetini gözler önüne seriyor:

    1920’de Saruhan mebusu olarak TBMM’ye giren Mustafa Necati (1894-1929), Cumhuriyetin ilk Maarif vekillerinden (Milli Eğitim Bakanı) biri olarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile Harf Devrimi olarak adlandırılan Latin harflerinin kabulünde etkin rol oynamasıyla bilinir.

    Mustafa Necati, bu faaliyetler çerçevesinde Hazreti Mevlana beldesi Konya’ya gelmiş ve Latin harflerinin üstünlüğünü (!) anlatmak üzere bir konferans düzenlemişti.

    Şehrin her tarafına yapıştırılan ilanlarda: Devamını Oku

İmdat Sinyallerindeki Müjde

İmdat Sinyallerindeki Müjde

Geçimini balıkçılıktan sağlayan Hollanda’nın ufak bir balıkçı köyü, denizde meydana gelebilecek acil durumlar için gönüllü çalışacak bir kurtarma ekibi kurarlar.

    Bir gece çok şiddetli bir fırtına çıkar ve bir balıkçı teknesi denizde mahsur kalır. Teknenin tayfaları çaresiz kalıp, çevreye SOS sinyalleri gönderirler.

    Köyün gönüllü kurtarma ekibi sinyalleri alır ve denize açılmak için hemen hazırlıklara girişirler.

    Tüm köyy halkı ellerinde fenerlerle heyecan içinde deniz kenarında toplanmış, mahsur kalan balıkçıların kurtarılmasını beklemektedirler. Kurtarma ekibi, hazırlıklarını tamamlayarak teknelerini denize indirip dalgalarla boğuşa boğuşa denize açılırlar. Devamını Oku

Herkesin Duası Kendine Göre

Herkesin Duası Kendine Göre

“Dünya bir tuzaktır, tanesi de arzulardır.”(Hz. Mevlana)

    Kayseri Oto Sanayii’nde çalışan kaporta ustalarından biri, acil ödenmesi gereken bir senet borcunun günü geldiği için kendi kendine dua ediyormuş:

    “Allah’ım hiçbir kardeşime bir şey olmadan, borcumu ödemem için bana iki devrik, Bir çarpık araba gönder.”

    Ülkemizin trafik kazalarında dünya şampiyonluğu herkesin malumu… Devamını Oku

Toplam 58 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »