Get Adobe Flash player

İstanbul’da Velî Var mıdır?

İstanbul’da Velî Var mıdır?

Devrin padişahı bir gün vezirine sordu: İstanbul’da velî var mıdır? Vardır şevketli padişahım! Haydi gidip bir ziyaret edelim. Emredersiniz sultanım! Yanına gideceğimiz bu zatın gerçekten velî olup olmadığını nasıl anlayacağız? Hiç merak buyurmayın, gayet kolaydır. Dedi vezir.Padişah ile veziri tebdil-i kıyafet ederek sokağa çıktılar ve kapalı çarşıda bir dükkana girdiler. Vezir selamdan sonra kumaşları görmek istediklerini söyledi ve top top kumaşlar önlerine indirildi. Her birini uzun uzun incelediler. Vezir, bir top kumaşı işaret ederek: “Şundan bana yarım arşın kesebilir misin?” dedi. Dükkan sahibi memnuniyetle müşterilerinin bu arzusunu yerine getirdi.  Devamını Oku

Köşkteki Gizemli İnsanlar

Köşkteki Gizemli İnsanlar

Fazla uzatmadan anlatmaya çalışacağım, inşallah sizleri sıkmam. Beni çok etkileyen, şaşırtan ve korkutan  başımdan geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istedim.

Çocuktum. Uzun zaman buna anlam veremedim.  Kafam çok karışmıştı.

9 yaşındaydım. Dün gibi hatırlıyorum. Yaz mevsimiydi, bahçelerde erik ağaçları meyvelerini vermiş, yeşil yeşil bize bakıyor adeta çocukları bizi koparın der gibi cezbediyordu. Arkadaşlarla anlaştık tepede ahşap bir köşk vardı. Arkadaşlardan biri;

“Sahipsiz, orda oturan kimse yok, bahçesinde bir sürü erik ağacı var oraya gidelim eriklere dalalım” dedi. Devamını Oku

Ojelerim Bozulmasın Diye Evlenmiyorum!

Ojelerim Bozulmasın Diye Evlenmiyorum!

Ben yoruldum, insanlar yorulmadı sormaktan. Neden evlenmiyor muşum?! Kocalar kapıda sıraya dizildi de biz mi seçemedik? Düzgün bir adam karşımıza çıktı da biz mi istemedik? Aşık olduk da bekarlık kurumunun bize ihtiyacı var diye biz mi kaçtık? Herkes evlenmek zorunda sanki… Sevip aşık olmadığın biriyle evlenmektense evlenme daha iyi… Kısmet demekten dilim damağım kurudu. Olmayacak dualara amin demekten dudaklarım yoruldu. O yüzden evlenmedim. Yukarı tükürsem ıssız adam, aşağı tükürsem dingil! Hangisiyle evlenelim? Devamını Oku

Sevgiden Ötesi Yalan.

Sevgiden Ötesi Yalan.

Ölüm değil beni korkutan! Boş bir yaşamın ardından varacağım “o” yer sıkıyor canımı. Nedir ki? Kırklı yıllar, ellili yıllar, billahi çok değil! Hele hele çizilen bu yolda bize hiç gelir. Ne beklersin yaşamdan “çorbacı?” Ne bekler yaşam senden? İkiniz de tüketirsiniz hoyratça zamanı. İşte geride kalanlar sıkar biraz canımı…

Yedi yaşında başlarsın okula, sayma ondan öncesini. Sonra, yıllar yılı gider gelirsin, kara tahtalı değirmene, berrak zamanını öğütmek için. Yirmi iki civarı alırken diplomanı, tüketivermişsindir üçte birlik zamanı… Devamını Oku

Nasuh Tövbesi

Nasuh Tövbesi

Yıllar önce Nasuh adında bir adam vardı. Nasuh hamamlarda tellaklik eder böylece kadınları kolaylıkla avlayarak baştan çıkarırdı. Yüzü kadın yüzü gibi tüysüzdü. Erkekliğini bu yüzden rahatlıkla gizlerdi. Nasuh yıllarca tellaklık etti, kimse onun erkek olduğunun farkına varmadı. Çünkü yüzü kadın yüzü gibi, sesi kadın sesi gibiydi. Çarşaf giyer peçe takardı, fakat şehveti azgın bir gençti. Bu yüzden padişahın kızlarını bile hammada keseler ovar, yıkardı.

    Aradan zaman geçince Nasuh bu işten pişman oldu, tövbe etti fakat tövbesini tutamadı. Bu defalarca böyle oldu. Bir gün Nasuh bir Allah dostuna giderek:

    – “Bana dua et.” diye ricada bulundu. Devamını Oku

Zünnun’u Mısri’nin Tımarhaneye Düşmesi

Zünnun’u Mısri’nin Tımarhaneye Düşmesi

Zunnun’u Mısri’nin başına bir hal geldi. Bu hal onda yeni yeni coşkunluklar, yeni yeni cezbeler meydana getirmekteydi. Bunu anlamayan gafiller ondan rahatsız oldular. Nihayet Zünnun’u tımarhaneye attılar.

    Bunu duyan dostları onu ziyarete gittiler. Zünnun onlara bağırdı:

    – “Siz kimsiniz, neden geldiniz?” dedi.

    Onlar sükunetle cevap verdiler: Devamını Oku

Bir Dost

Bir Dost

Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın… “Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; “Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı… Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.  Devamını Oku

Toplam 54 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »