Get Adobe Flash player

Beni Affet Canım Oğlum

Beni Affet Canım Oğlum

Dinle oğlum, bunları sana sen uyurken söylüyorum.Küçücük elini yanağının altına sokmuşsun,nemli alnındaki sarı lülelerin yapış yapış ıslak.Odana bir hırsız gibi süzülerek girdim. Birkaç dakika önce kütüphanede oturmuş gazetemi okurken vicdan azabım nefes kesen bir dalga gibi üstüme geldi. Bir suçlu gibi yatağının başucuna geldim.

Neler mi düşündüm oğlum? Sabah sana kızmıştım.Okula gitmek üzere giyinirken seni azarladım,çünkü yüzünü ıslak havluyla öylesine silivermiştin. Ayakkabılarının kirli olduğunu görünce sana onları temizlettim.  Devamını Oku

Kadın mı Şeytan, Şeytan mı Kadın?

Kadın mı Şeytan, Şeytan mı Kadın?

Eski zamanlarda bir adam varmış… Adam bir şişenin içine şeytanı kapatmayı kafayı koymuş…senelerce uğraşmış, sonunda yakalamış ve şişenin ağzını kapatmış… bir gün evden çıkarken karısına sıkı sıkı tembihler: “hanım bak ben dışarı çıkıyorum odada bir şişe var onu sakın açma” eee kadın merak eder tabi adam evden çıkar kadın soluğu şişenin yanında alır…ALLAH ALLAH ne varki der ve şişeyi açar tabi şeytan çıkar… Devamını Oku

Güzel Görüşlü Çirkin Cariye

Güzel Görüşlü Çirkin Cariye

Harun Reşid in siyah ve çirkin bir cariyesi vardı. Bir gün cariyelerinin önüne para saçtı. Cariyelerden paraları toplamaya kalkıştılar. Çirkin olan cariye ise, durduğu yerden kıpırdamayıp, Harun Reşid in yüzüne bakıyordu. Harun Reşid, cariyeye:

- Sen niye paralardan almıyorsun diye sordu.

Cariye: Onların istekleri paradır. Benim isteğim ise, para değil, paranın sahibidir dedi.

Cariyenin bu sözü, Harun Reşid in hoşuna gider. Cariyeyi kendisine daha yakın kılar ve ona medh ü senada bulunur. Bu hal diğer ülkelerin hükümdarlarına ulaşır ve Harun Reşid, siyah ve çirkin bir cariyeye aşık olmuş derler. Onların bu sözleri Harun Reşid e ulaşınca, tüm hükümdarlara davetiye gönderip, Devamını Oku

Yakub’un Ayrılığı

Yakub’un Ayrılığı

Rivayet ediliyor ki, Cenab-ı Hak, Yakub aleyhisselâm vahiy göndererek sordu:

- Bilir misin, neden seninle evladın Yûsuf’un arasını ayırdım?

Yâkub (a.s.):

- Hayır, bilmiyorum, dedi.

Cenab-ı Hak: Devamını Oku

Katilin Maksadı

Katilin Maksadı

Sahih-i Müslim ile Sahih-i Buhârî’nin ittifakla Ebu Said el Hudrî’den rivayet ettikleri bir hadiste Allah’ın Resûlü buyuruyor:

“Sizden evvel, geçmiş milletlerin içinde bir kişi vardı. Bu kişi doksan dokuz kişiyi öldürmüştü. Bu katil yer yüzünün en alim kişisini sordu. Kendisine bir abid gösterildi. Katil, abidin yanına vardı. Ve dedi ki:

- Ben doksan dokuz nefis öldürmüşüm! Acaba tevbe edersem kabul olunur mu? Devamını Oku

Heva Karanlığı

Heva Karanlığı

Ebû Amr anlatıyor:

Bir gün ayakta namaz kılıyordum. Aniden kalbime bir heva karıştı. Onu uzun uzadıya düşündüm. Öyle ki o heva-i nefisten erkeklerin şehveti kalbimde doğdu. Bundan ötürü yere düştüm. Bütün bedenim simsiyah kesildi. Evde gizlendim. Üç gün dışarı çıkmadım. Ben bu siyahlığı gidermek için hamamda sabunla yıkandığım halde siyahlık gittikçe artıyordu. Ta ki, üç günden sonra kayboluncaya kadar (durum bu idi). Devamını Oku

Yahudilerin Maymun Olmaları ?

Yahudilerin Maymun Olmaları ?

Onlar, Davud Aleyhisselâm’ın zamanında “Eyle” denilen bir şehirde yaşıyorlardı. Eyle Medine ile Şam arasında bir yerde ve Kızıldenizin sahilinde bir yerdeydi. Allah onlara cumartesi günü balık avlamayı yasak etti. Cumartesi günü olduğu zaman, denizde balık kalmaz, hepsi sahile gelirdi. Her cumartesi günü bütün balıklar. Yunus balığını ziyaret etmek için toplanırdı. Başlarını ve kuyruklarını sudan çıkarır oynaşırlardı. Öyle ki, balıkların çokluğundan su bile görülmez olurdu. Cumartesi günü geçtiğinde, balıklar ayrılırdı. Her biri denizin bir tarafına dağılır, diğer zamanlarda olduğu gibi çok az balık bulunurdu. O balıklardan hiç bir eser görülmezdi. Devamını Oku

Toplam 39 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »