Get Adobe Flash player

Kahraman Asker Oğuz Parparoğlu’nun Son Mektubu

Kahraman Asker Oğuz Parparoğlu’nun Son Mektubu

Okuyup da ağlamamak mümkün değil. Boğazım düğümlendi. Anaların babaların yüreği yandı.

31 Ekim 2005 tarihinde saat 22:00 sularında Şırnak Uludere uzun geçit sisi tepe mevkiinde ülkemizin bölünmez bütünlüğüne yüce milletimizin birlik ve beraberliğine kasteden bölücü terör örgütüne karşı yürütülen mücadelede şehit olan asker vurulduğu anda cep telefonu ile annesini babasını arar şehitlik haberini kendisi veren ve helallik isteyen evin bir tek oğlu 1984/4 jandarma er kahraman asker Oğuz PARPAROĞLUN’un son mektubu:

Oğuz:”Of anam of hasretinle yine efkar bastı yüreğimi oğlunu uykudan uyandırmaya kıyamayan benim canım anam Devamını Oku

Rızkın Mecburiyeti‏

Rızkın Mecburiyeti‏

Zahidin biri “Herkesin rızkı Allah’tan (c.c.) gelir.” hadisinin manasını anlamak istiyordu. Başını alıp çöllere düştü bir kenarda yatıp uyudu.

    Kendi kendine:

    – “Bakalım rızkım nasıl gelecek.” diyordu.

    Derken bir kervan yolunu kaybetti, gele gele o zahidin yattığı yere geldiler. O zahidi yatıyor görünce, birisi: Devamını Oku

Bir de Kurdun Ağzından Dinleyelim Kırmızı Başlıklı Kız Hikayesini

Bir de Kurdun Ağzından Dinleyelim Kırmızı Başlıklı Kız Hikayesini

Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyük annesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Devamını Oku

Sâkînin Tedbiri‏

Sâkînin Tedbiri‏

Bir padişah mecliste oturmuş, şarap içip sarhoş olmuştu. O sırada kapının önünden bir fakih geçiyordu.

    – “Şunu tutup meclisimize getirin ve ona da gül renkli şaraptan sunun!.” dedi.

    Hocayı tutup getirdiler. Hoca suratını asıp oturdu. Padişah kendi eliyle şarap sundu. Hoca kızarak reddetti arkasını dönerek oturdu:

    – “Ben ömrümde bu berbat şeyi içmedim bunun yerine bana zehir verin daha iyi.” dedi. Devamını Oku

Allahım Resulü Görmeyen Gözü Al

Allahım Resulü Görmeyen Gözü Al

Peygamber Efendimiz vefat ettiği zaman, Eshaptan Zeyd bin Abdullah (r.a.) tarlada idi. Başka bir sahabi koşarak geldi ve:

— Resûlullah dünyadan göçtü, sen hâlâ burada çift sürmekle meşgûlsün, dedi.

Bir anda kendinden geçen Zeyd bin Abdullah, ellerini açarak: Devamını Oku

SEVGİ AĞACI

SEVGİ AĞACI

Bir zamanlar, uçsuz bucaksız bir kum çölünün ortasında, yemyeşil yaprakları ile dibine gölge ve serinlik veren bir ağaç varmış. Çölün kavurucu ve acımasız sıcağı, kumları kızdırır ama bu ağacın yeşil yapraklarını kurutamazmış. Kızgın güneş ne yaparsa yapsın, yapraklar hep yeşil ve parlak olurmuş. Güneşin sıcağından bunalıp kaçan tüm hayvanlar, bu ağacın gölgesinde dinlenir, esen rüzgarın tüylerini okşayışına kendilerini kaptırıp, uyuklarmışlar kaygısızca. Ağacın dalları arasına yuva yapmış olan kuşlar, yaprakların gölgesinde güneşten korunup, kanat çırparak daldan dala uçuşur, şarkılar söylermişler mutluluk içinde. Devamını Oku

HEP KENDİ ELİMİZDEN

HEP KENDİ ELİMİZDEN

 

“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir” [Kuran-ı Kerim, Şura, 30]

Portekiz’de 27 yaşındaki Sophie Lagoa ismindeki bir kadın sürücü, sarhoş bir vaziyette araba kullandığı gerekçesiyle trafik polisleri tarafından yakalanarak mahkemeye sevk edilir.

Kadın, oldukça ağır olan bu trafik cezasından kurtulabilmek için sahasında çok iyi bir avukat olan Eduardo Borja ile anlaşır. Avukat, bütün meslekî marifetlerini kullanarak bayan Sophie’yı ceza almaktan kurtarır. Devamını Oku

Toplam 50 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »