Get Adobe Flash player

Mehmetçik

Mehmetçik

O bir Mehmetçikti artık. Yüreğinde ailesinin Özlemi, elinde silahı ve Önünde büyük umutları olan bir Mehmetçikti.

    Bu günü hayatı süresince bekliyordu. Öyleki vatani görevini yapmayı küçüklüğünde dahi istemekte idi. Aslında o zamanlar minicik bir yavru idi. Vatan sevgisi nedir bilmiyordu ama o sonuçta doğuştan bir Türktü.

    Mesut 12 yaşına geldiğinde doğuda askerlik yapan dayısı bir çatışma sırasında PKK’lılar tarafından şehit edilmişti. Bu olayın ardından Mesuttaki hırs daha da artmıştı. İçinde hiç sönmeyecek bir ateş yanıyordu adeta.

    Vatan Sevgisini ve Şehitlik Mertebesinin ne kadar değerli olduğunu öğrenmişti artık. Devamını Oku

Denize Düşen Ceket

Denize Düşen Ceket

2. Dünya Savaşı esnasında, Amerikan askerleri, Kuzey Avustralya’nın oldukça vahşi ve namuslu insanların bulunmayacağı bir ülke olduğu kanaatine varmışlardı. Issız bir ileri karakolda vazife almış bir hava binbaşısının anlattığı ve hakikat olduğuna yemin ettiği hikâye ise Avustralyalıları bambaşka bir şekilde tanıtmaktadır… Gizli Radyolar, Japonlara, temerküz kamplarının dehşetinden kaçan kadınlar ve çocuklarla dolu iki Hollanda uçağının, işgal altındaki Cava’dan güneye uçtuğunu haber vermişti. İki uçak, Broome hava alanına birkaç dakika kala, Japon av uçaklarının hücumuna uğradı. Çook geçmeden Devamını Oku

Lanetlenmiş Bir Cennetin Garip Hikayesi “Tehlike Adası”

Lanetlenmiş Bir Cennetin Garip Hikayesi

“Tehlike Adası”

Birkaç zaman evvel Hivaoa adasından hareket eden, kopra yüklü bir gemi ile Tahiti’ye gidiyordum. Hareketimizden iki gün sonra, gece yarısını biraz geçe ancak güney denizlerinde görülen korkunç bir fırtına koptu.

Dev gibi dalgalar arasında nohut tanesi gibi savrulan gemimiz, takip ettiği rotayı kaybetti.  Bu arada dümen de kırılınca, rüzgar ile denizin pençesine düştük. Hepimiz geminin kaptan kamarasına sığınmış, dua ederek ölümü bekliyorduk. Böylelikle saatler geçti. Öyleye doğru rüzgar dindi ve fırtına başladığı gibi apansız sona erdi. Hepimiz güverteye fırladık. Devamını Oku

İlginç ve Güzel Bir Hikaye İnternetten Ahirete Davetiye

İlginç ve Güzel Bir Hikaye İnternetten Ahirete Davetiye

“Ölüm, bizim mayamızdır. Ondan kaçmak, kendi kendimizden kaçmaktır. Bizim bu tadını çıkardığımız varlıkta, bayat kadar ölümün de yeri vardır. Dünyada geldiğimiz gün, bir yandan yaşamaya,bir yandan da ölmeye başlamaz mıyız.” (Montaigne)

    New York sokaklarının karla kaplandığı soğuk kış günlerinin birinde, ikisi de Amerika’nın değişik bölgelerinde iş gezilerinde olan karı-koca, Florida da buluşup, yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede birkaç gün geçirip dinlenmeye karar verirler. Devamını Oku

Sende Çocuk, Bende Kuyruk Acısı Oldukça

Sende Çocuk, Bende Kuyruk Acısı Oldukça

Eski zamanda bir beldede fakir bir adam varmış. O kadar fakirmiş ki köyün çobanı bile ondan zenginmiş. Bir gün dağda oduna giderken sıcaktan bunalmış vaziyette ağzını ayırmış sanki «Su! Su!» diye bağıran bir yılan görmüş. Adamcağız kendi kendine yılanı sulaması lâzım geldiğini düşünmüş. Araya araya bir miktar su bularak yılanın üzerine dökmüş. Yılan da hakikaten susuzluktan yanmakta olduğundan adamın döktüğü suyu büyük bir zevkle yalamaya başlamış ve adamdan memnun olduğunu belirten bir tavırla oradan çekilip gitmiş. Devamını Oku

Nafakası Bitince Ömrü de Bitti

Nafakası Bitince Ömrü de Bitti

Zamanın halifesi Harun Reşit, baş kadı Imam-ı Ebû Yusuf’la büyük velî Davud-u Taî Hazretlerini ziyarete gitmişti. Davud-u Taî Hazretlerinin evine varıp kapısını çaldılar. Kapıyı büyük velînin yaşlı annesi açtı. Harun Reşit ve Ebû Yusuf yaşlı kadına Davud’la görüşmek istediklerini söylediler. Kadın içeri girip görüşmek istediklerini söyleyince, Davud-u Taî Hazretleri:

    — Benim dünya ehli kimselerle işim yok, diyerek kabul etmedi.

    Halife ve Ebû Yusuf, Şeyhin annesinden” görüşmelerini temin etmesini rica ettiler. Annesi gelip tekrar kabul etmesini isteyince, Davud-u Taî Hazretleri: Devamını Oku

Dünyada Ölümden Başkası Yalan

Dünyada Ölümden Başkası Yalan

“Hiçbir yiğidin kaza ve kader okuna karşı kalkanı yoktur.” (Hazreti Ali(r.a.)

    Kayseri-Kuşadası seferinde Konya yakınlarında akaryakıt tankeriyle çarpışan yolcu otobüsünün alevler içinde cayır cayır yandıktan sonra geride kalan korkunç görüntüsü hafızalardan kolay kolay silinecek gibi grğil.

    O korkunç kazada otobüsteki 48 kişiyle birlikte Türk milletinin yüreği alev alev yanmıştı ama yanmayanlar da vardı! Otobüsün metal kısımları bile yanıp kavrulurken “Dünyada ölümden başkası yalan” yazılı bir kağıt parçasının yanmaması tam bir ibret-i âlemdi. Devamını Oku

Toplam 61 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »