Ağlatan HikayelerDini Hikayeler

Duygusal Hikayelerden; “Sessiz Gemi”

Duygusal Hikayelerden; “Sessiz Gemi”

Hikaye Oku; Bir çocuk masumluğunda, bir genç kız zarifliğinde yansıyan kişiliği ile tanırdı herkes onu… Şelâle misali coşkun görünen haketlerinin ardında da her şelâlenin ardında gizlediği sessiz, serin, durgun boşluk benzeri bir yüreğe sahipti.

Arkamızda kardeşlik kokan zamanlar bıraktık. Onunla dolu anılar bir film şeridi gibi geçiyor gözlerimin önünden.

İnsanlara olan sevgi kaynağını, Yaratanın sevme pınarından kalbine akıtan Esra, çocuk denilecek yaşta yakalandığı kanser hastalığı vesilesiyle, en çok sevdiği sevgilinin en ağır imtihanlarından birine tâbi tutuldu…

On seneyi aşkın bir süredir hastalığın pençesinde olan can kardeşimin rahatsızlığı son aylarda iyice ağırlaşmıştı.

Artık sırt üstü yatamıyor, ancak oturur halde yastıklara dayalı bir şekilde uyuyabiliyordu.

Ve Esra, sabrının bir sembolü olarak bizce önemsiz görünen rahatça yatmanın dahi büyük bir nimet olduğunu anlatıyordu. Bahar olmasına rağmen serin ve durgun bir Çarşamba günü… Onun cıvıl cıvıl sesini duyma isteğiyle açtığım telefonda donuk bir ses “Esra’yı bu sabah kaybettik” diyordu…

Gerçekliği her ne kadar bilinse de, insanın sevdiğine konduramadığı ölüm Esra’mı hastanede bulmuştu.

Bir kelebeğin kanat çırpışı gibi zarifçe aldı onu ölüm, acılarından, sancılarından, ağrılarından. Yılların yorgunluğu, ölümün emareleri çökmüştü üzerine. İmtihan ağırdı, şiddetli ağrılara, daralan nefese, peşini bırakmayan öksürüklere sabretmek herkesin harcı değildi, ama o sabretti… Her sözünde Cennetten bahsetti, her duasına sabır koydu, herkese sabrın güzelliğini anlattı… O ana dek… 18 senenin nihayetindeki son cümlelere kadar…

Hastanede annesine:

— Ohh, diyor. Anneciğim, öyle bir rahatladım ki ne ağrım kaldı, ne sancı.
Nefesi de düzgün Esra’nın, o hırıltıdan, boğazına peşpeşe takılan öksürüklerden eser yok. Vakit sabah ezanına yakın…

— Annem, diyor. Hiç telâş etme, üzülme, korkma… Ben ölüyorum.

Anne de, tam bir teslimiyetle:

— Korkuyor musun yavrum, diyor.

— Hayır anneciğim, ölüm korkulduğu gibi değil, öylesine güzel ki, diyerek cevaplıyor Esra annesinin sorusunu.

Gözleri dalgın, manevî iklimlere pencereler açıyor. “Hurma, hurma” diye gülümsüyor, ardından iki kere şehadet getiriyor ve soruyor:

— Anne, Resulullaha selâm götüreyim mi?… Sonrasında yine gülümseyerek:

— Geldiler anne, diyor, geldiler. Şefkatli anne

— Kim geldi kızım, dediğinde:

— Azrail Aleyhisselâm teşrif etti, cevabını alıyor ve soruyor akabinde:

— Nasıl görüyorsun kızım?

Dudaklarında aynı memnuniyeti ve tebessümü yansıtan Esra’m:

— Çok güzel anne çok güzel, diyor.

Vakit tamam olunca bir serinlik çöküyor can kardeşime:

— Esra, demeyin. Adımı Melek taktılar. Bana Melek deyin, diyor.

— Kim sana melek dedi yavrum?” sorusuna ise:

— Onu söyleyemem, şeklinde cevap veriyor.

Ve Hz. Hüseyin’in tabiriyle “Bir genç kızın boynundaki gerdanlık kadar güzel ölüm,” kucaklıyor Esra’mı, Meleğimi… Şehadetle, dualarla, meleklerle, kıskanılacak kadar güzel, manevî vefat dakikalarıyla.

Ve Allah bir gün…

Herkesin arzu edip peşinden koştuğu şeyleri avucuna koyar, ama sen avucunu kapayamazsm.

Çünkü istediğin Odur. Onun verdiği değil…

Dostuma, âhiret dostundan dualarla.

Merve ARIDORÜ

Hoşlandığı şiirlerinden biri:

ÖLÜM DÜŞÜNCESİ

Gözlerim arkada gidiyorum buralardan,
Davetsiz geldim
Ve yine davetsiz gideceğim
Yokluğum farkedilmez biliyorum
Biliyorum yine de
Düşünmeden yapamıyorum.
Bir kişi acaba bir kişi üzülür mü?
Ağlar mı insanlar benim için?
Gönüllerden bir şeyler kopar mı?
Yazdığım bu mısraları okurken
Titrer mi elleri,
Sözlerinde bir boğukluk
Gözlerinde birkaç damla yaş
Islatır mı dudaklarını!
Esra AKBAYRAK

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu