Skip to main content

Hikaye Oku; “Çivi”

Hikaye Oku; “Çivi”

Hikaye Oku; Bir tüccar panayırda iyi alışveriş yapmış. Elindeki malların hepsini satmış. Para kemerini altınla, gümüşle sucuk gibi şişirmiş. Gece bastırmadan evine dönmek istiyormuş. Para dolu heybesini atın sırtına koymuş, yola çıkmış. Öğle üzeri bir kentte mola vermiş. Yine
yola koyulacağı sırada uşağı hayvanı getirmiş:

– Bey, demiş, sol arka ayağın nalından bir çivi noksan!
Tüccar:
– Varsın olsun! demiş. Zaten altı saatlik yolum kaldı… Nasıl olsa o vakte kadar nal yerinde durur. Acele etmem gerek.
İkindi üzeri yine attan inip hayvana yem verdirdiği sırada uşak odaya girmiş:
– Bey, demiş, hayvanımızın sol arka ayağının nalı yok. Nalbanta götüreyim mi?
Adam:
– Varsın olsun, demiş, şurada birkaç saat kaldı… O vakte kadar at nasıl olsa dayanır. Acele etmem gerek.

Adam yola çıkmış. Fakat çok geçmeden at aksamaya başlamış. Bu aksama çok sürmemiş; hayvan topallamaya başlamış. Bu topallama da uzun sürmemiş. Hayvan yere yıkılmış, bir ayağı kırılmış. Tüccar atı olduğu yerde bırakmaktan, heybeyi sırtına vurup yaya olarak yola çıkmaktan başka çare bulamamış. Gece yarısı eve varmış. Kendi kendine de:

– Bütün bu başıma gelenlere neden o uğursuz çividir! diye söylenmiş.
İnsan acele etmeli, ama önce önlemini almalı!

 

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 9 Ortalaması: 2.8]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir