Çocuk HikayeleriDüşündüren-Eğitici Hikayelerİbretlik HikayelerMesut AkdağSizden Gelenler

Çok Güzel Hikaye, Eğitici Hikaye, Ders Veren Hikaye; “Orman ve Hayvanlarının Birliği”

Çok Güzel Hikaye, Eğitici Hikaye, Ders Veren Hikaye

Çok Güzel Hikaye, Eğitici Hikaye, Ders Veren Hikaye; “Orman ve Hayvanlarının Birliği”

Mehmet ailesi ile birlikte televizyonda belgesel seyrediyordu. Mehmet ve ailesi devamlı televizyon seyretmiyorlardı. Sadece televizyonda faydalı ve bilgi verici programları seyrediyorlardı.. Özellikle şiddet içerikli filmleri seyretmezlerdi. Bu ister çizgi film, ister sinema filmi ya da dizi film olsun seyretmezlerdi. Bu akşam izledikleri belgeselde ormanda yaşayan hayvanların nasıl yaşadıklarını anlatıyordu. Kurtları, dağ keçilerini, ayıları, karıncaları, arıları ve daha nice yabani hayvanlarını gösteriyordu.

Mehmet, babasına “Baba, bizim yaşadığımız şehirde orman var mı?” diye sordu.

Babası “Evet, var” dedi.

“O ormanda hayvanlar yaşar mı baba?

“Evet, yaşıyor”

“Bizim ormanda da bu belgesel filminde gördüğümüz yabani hayvanlar var mı baba”

“Evet, bizim orman da büyük, bu yüzden yabani hayvanların büyük kısmı var.”

Mehmet biraz korkarak “Oraya herkes gidiyor mu babacığım?” dedi.

Babası “Evet, herkes gidebilir” dedi.

“Yabani hayvanlar, ormana gelen insanlara bir şey yapmıyor mu?”

Babası gülümsedi. “Ormana gelen insanlar dikkat ederlerse ve onlara zarar vermezlerse hiçbir şey yapmazlar oğlum.” dedi. Sonra Mehmet’e biraz ciddi ciddi baktı. Ses tonunu da yükseltti. Mehmet’e önemli bir şey söyleyeceği ve bir şey öğreteceği zaman böyle yapardı. Yüksek ses tonuyla “Hiçbir canlı kendisine zarar verilmediği müddetçe başkalarına zarar vermez. Özellikle ormanda yaşayan hayvanlar kendilerine dokunmadıkça saldırmazlar.” dedi.

Mehmet, bir oh çekti. Hayvanlardan korkmasına gerek kalmamıştı. Çünkü o hayvanlara zarar vermezdi. Bunun üzerine sevinçle babasına “Babacığım biz de gidebilir miyiz?” dedi.

Babası “Evet.” dedi.

“Ormana gittiğimiz zaman o hayvanları görebilir miyiz baba?

“Hepsini göremeyiz. Fakat bir çoğunu görürüz oğlum.”

“Baba çok merak ettim. Orman hayvanlarının yaşadığı yerleri ve nasıl yaşadıklarını görmeyi çok istiyorum. Ormana gidebilir miyiz?

Mehmet’in babası, Mehmet’in bu merakına gülümsedi. “Tamam, bu pazar günü ormana gidelim. Bakalım hangi yabani hayvanları göreceğiz?” dedi.

Mehmet sevinçle “Yaşasın!” diye bağırdı.

Mehmet, pazar gününü heyecanla beklemeye başladı.

Mehmet, pazar günü sabah erken uyandı. Çünkü babası ile birlikte ormana gideceklerdi. Bugün çok dinç ve güçlü olması lazımdı. Bu yüzden erken yattı ve sabah erken kalktı. Her pazar günü olduğu gibi ailecek kahvaltı yapacak ve sonra da babası ile birlikte ormana gideceklerdi.

Mehmet yatağından kalkar kalkmaz koşarak mutfağa gitti. Annesi kahvaltı hazırlıyordu. Annesine “Hayırlı sabahlar anneciğim” dedi.

Annesi, kahvaltı hazırlamaya iyice dalmış olduğu için Mehmet’in geldiğini farketmemişti. Mehmet “Hayırlı sabahlar anneciğim” dediğinde hemen Mehmet’e baktı. Mehmet’e her zaman olduğu gibi gülümsedi. “Sana da hayırlı sabahlar oğlum” dedi.

Mehmet “Bugün çok heyecanlıyım anne” dedi.

“Neden çok heyecanlısın oğlum?

” Bugün babamla ormana gideceğiz. Ormandaki ağaçları ve hayvanları göreceğim, nasıl yaşadıklarını öğreneceğim ve böylece onları tanıyacağım.”

” Çok güzel oğlum. Yeni bir şeyler öğrenmen için böyle merak etmen çok iyi. Ormanda da hayvanları görüp onlar hakkında yeni bilgiler edineceğine inanıyorum oğlum.”

Bu sırada babası gelir. Neşeli bir tavırla sorar.

“Hazırmısın Mehmet bugün ormana gitmeye?” Annesi, Mehmet’in babasına “Bir şeyi unutmadın mı kocacığım?” der.

Mehmet’in babası şaşırmış şekilde “Neyi unuttum?” der. Mehmet’in annesi düşün bulursun der gibi bakınca tekrar “Neyi unutmuşum hayatım?” diye sorar.

“Neyi olacak? Tabi ki selam vermeyi unuttun canım.”

Mehmet’in babası mahcup vaziyette “Doğru, haklısın hanım. Hayırlı sabahlar” dedi.

“Şimdi oldu. İlk önce selamını ver ki evimiz bereketlensin inşallah.”

“Evet, çok doğru ev halkı ile selamlaşmak ve hal hatırını sormak evin bereketini arttırır.”

Mehmet “Baba ben dünden hazırım” dedi.

“Öyleyse kahvaltı yapalım, gidelim.” dedi.

Ailecek kahvaltılarını yaptılar. Mehmet ve babası hazırlandılar. Sonra annesine “Hoşçakal” dediler ve evden çıktılar.

Bir hayli gittikten sonra ormana ulaştılar. Bu yolculuk Mehmet’e heyecandan hiç bitmeyecek gibi geldi. Ormana geldiklerinde Mehmet’in heyecanı daha da arttı. Hemen etrafına meraklı gözlerle baktı. Bir an önce ormandaki yabani hayvanları görmek istiyordu. Babası ile ormanda dolaşmaya başladı. İlk gördükleri şey karıncalar oldu. Sonra geyikleri, dağ keçilerini, arıları, gölde yabani ördekleri gördüler.

Karıncalar hiç durmuyor, çalışıyorlardı. Sanki bir ordu gibi hepsi bir arada çalışıyorlar ve hepsi bir yol takip ediyor, kimileri gidiyor kimileri de geliyordu. Yuvaya gelenlenlerin ağızlarında kışın erzak olarak kullanacakları bir şeyleri yuvaya taşıyordu. Böylece hepsi birlik ve beraberlik içinde kışa hazırlık yapıyorlardı.

Diğer hayvanlar da toplu halde hareket ediyorlardı.

Bir geyik sürüsünü gördüler. Mehmet geyiklerin yanına gitmek için onlara doğru yürüdüğü zaman geyiklerin hepsi bir anda ayrı bir yöne doğru gitti. Mehmet, o yöne doğru gidince geyikler yine hep birden kaçıyorlardı. Mehmet böyle bir kaç kez geyiklerin peşinden koşunca geyiklerden büyük boynuzlu olanlar birleşip Mehmet’i kovalamaya başladı. Mehmet, çok koktu. Babasının yanına koştu. Babası da gelen geyikleri kovaladı.

Sonra Mehmet, dağ keçilerinin yanına vardı. Dağ keçileri de aynı şekilde hep birden Mehmet’e saldırdılar.

Mehmet hangi Hayvanlarının yanına gittiyse hepsi ona karşı hep birden kendilerini korudular ve saldırdı.

Mehmet, hayvanların böyle birlikte hareket edip kendilerini korumak için saldırmalarına ve hep birlikte çalışmalarına çok şaşırdı.

Babasına “Baba, hayvanlar niçin böyle hep beraber bana saldırıyorlar? Halbuki, ben onları sevmek istemişim.” dedi. “Bütün hayvanlar, hep böyle birlikte mi hareket ederler?”

“Evet, hemen hemen tüm hayvanlar birlikte hareket ederler. Birlikte oldukları zaman en büyük düşmanlarına karşı kendilerini daha iyi korurlar. Sana saldırmaları ise hayvanlar yabani hayatta daima kendilerini korumak zorundadırlar. Senin onlara yaklaşmanı sevmek için yanlarına geldiğini bilmedikleri için sadece kendilerini korumak için sana saldırdılar.”

Mehmet’in babası Mehmet’e eğilerek “Evet, oğlum yaban hayvanları ormanda hayatta kalmaları için birlikte hareket etmelidir. Çünkü birlikten kuvvet doğar.” dedi.

Mehmet Babasının bu sözlerinin üzerine “Baba insanların da başarılı olması için birlik ve beraberlik içinde olması gerekir değil mi?

“Evet oğlum”

Öyleyse ben de arkadaşlarımla kavga etmeyeceğim. Onlar ile beraber ders çalışacağım ve başarılı olacağım.”

Mehmet’in babası, Mehmet’in başını okşadı.”Aferin oğlum aferin.” dedi.

Mehmet ve babası beraberce ormandan eve döndüler.

Mesut Akdağ

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu