Skip to main content

Sokağın Başı

Sokağın Başı

Hikaye Oku; Apartman dan içeri girdiğimde her zaman ki gibi neşeli sesler yükselmeye başlamıştı. Ahmet Amcanın bozuk radyosu Şemsi Abinin kornası bozuk siyahi kurşuni renk arabasını da unutmayalım. Arabasını o kadar çok severdi ki ben bile bu arabada ne bulduğuna bir anlam veremezdim. Tam bunu düşünürken Süheyla Teyzenin mis kokulu böreğinin kokusu burnuma dolar ciğerlerime kadar içime çekerdim. Sonra da benim güzeller güzeli evimin kapısının önüne gelir içeri girer evdeki en sağlam koltuğun üstüne çökerdim. Bu aralar çok mutluydum. Güzel bir iş bulmuştum. Harman Gazetesinde yazı işleri asistanlığı yapacaktım. Bu beni mutlu ediyordu. Kanepe de uyuklarken bir yandan da bir şeyler atıştırıyordum. Biraz sonra kapı çalmıştı. Kapıyı açtığımda karşımda Süheyla Teyzenin o beyaz tonton yanakları beni karşıladı. Tabi elinde de yaptığı börek vardı.

– Kızım Hülya al bunu eve yeni geldin bir şey yapma fırsatını bulamamışsındır.

– Sağol Süheyla Teyzem ellerine sağlık çok teşekkürler istersen içeri gel beraber çay içelim?

– Olur kızım beş dakika oturayım.

İçeri girer girmez gözü ilk önce yaptığım nakışlara gitti.

– Kızım vallahi seni tebrik ediyorum. Elinden her iş geliyor hem çalışıyorsun hem bu nakışları işliyorsun

– Süheyla Teyze ben onları işe başlamadan önce yaptım. Dedikten sonra elimde çaylar ve börek tabağı ile birlikte içeri girdim. Çaylarımızı içerken Süheyla teyze anlatmaya başlamıştı bile;

– Kızım biliyor musun benim Furkan’ı da evlendiriyorum hayırlısı ile güzel bir kız buldum.

– Hayırlı olsun Süheyla Teyze Allah bir ömür mutluluk versin inşallah

– Eee kızım sen ne zaman evleniyorsun?

– Ben düşünmüyorum. Kariyer yapacağım daha deyince, daha bir şey sormamıştı ben de içten içe çok şükür atlattık diye sevindim. Ama sevincim çok fazla uzun sürmeyecekti.  Süheyla Teyzem gülümseyerek, “artık ben kalkayım geç olmadan” demişti. Aniden kendini kapının önüne atmıştı. “Hayırlı geceler” bile diyememiştim.  Neyse dedim ve mutlu bir şekilde kanepeye yerleştim. Böreğin küçük bir dilimini ağzıma atıp sıcak çay dan bir yudum aldım. Tatlı tatlı esnerken birden gözüme bir şey ilişmişti. Hemen yerimden doğruldum. Ve gözüme ilişen parlak yeşil taşlı yüzüğü elime aldım. Yanında küçük bir not vardı;

“Bu yüzük sende kalsın bunu bana annem vermişti. Kızın olursa diye benim kızım olmadığı için kızım gibi bildiğim birine veriyorum . (Süheyla Teyzen)”

Bu not beni bir yandan çok sevindirmiş bir yandan yanaklarımdan akan mutluluk gözyaşlarına sebep olmuştu. Yüzüğü parmağıma takmıştım. Sonra geçip koltuğa oturduğum sırada telefonuma bir mesaj gelmişti. Merak içinde hemen açıp okudum. Bu iş yerindendi herkesin çevresinden bir olayla ilgili yazı dizisi bekliyorlardı. O gece çok yorgun olduğum için hemen uyumaya karar vermiştim. Hem ne yazacaktım ki elimde olay yoktu. Sabah düşünürüm dedikten sonra sıcak yatağıma uzandım. Şu Süheyla Teyze ne alem kadın yav bana çaktırmadan nasıl da bırakmış o yüzüğü oraya diye düşününce yüzümü bir gülümseme kaplamıştı. Sonra gözlerimi kapatıp uykuya daldım. Sabahın erken saatinde uyanmış güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra işe doğru yürümeye başlamıştım. Gazete binasından içeri girer girmez patronum Serkan Bey karşımda duruyordu.

– Hülya bir haber bulabildin mi ?

– Hayır daha bulamadım efendim ama en kısa sürede bulmaya çalışacağım.

– Tamam hadi sana kolay gelsin dedikten sonra odasına doğru gitmişti. Bende koltuğuma oturup ne haber yapacağımı düşünüyordum.

– Tam o sırada aklıma güzel bir fikir gelmişti. Evet bunu kesinlikle yapmalıydım. Hemen Süheyla Teyzenin telefonunu çevirip aradım.

– Süheyla Teyze hemen bizim gazeteye gelebilir misin ? Hemen geliyorum. Kötü bir şey olmadı ya kızım yok yok teyzecim seni bekliyorum dedikten sonra telefonu kapattı.

20 dakika sonra içeri girmişti bile hemen masanın yanındaki sandalye ye oturtup lafa girmiştim.

– Süheyla Teyze ben bir röportaj yapacağımda senden bana verdiğin yüzüğün kenarındaki not hakkında konuşacaktım.

– Tabi kızım olur hemen anlatayım. O yüzük benim için çok önemliydi. Annem ben gençken bana vermişti onu bana ilerde kızın olur da evlenirse ona verirsin demişti. Ama benim kızım olmadığı için bende sana verdim. Annemin hatırası yaşasın diye dedikten sonra konuşmasını bitirmişti.

– Artık gideyim kızım yemek yapmam lazım misafirlerim gelecek dedikten sonra kapıdan dışarı çıktı. O gittikten beş dakika sonra ise aşağı sokakta bir kaza olduğu haberi anons ediliyordu. Acaba ne oldu diye hazırlanıp çıktım. Olay yerine geldiğimde Süheyla Teyzem yerde yatıyordu. Bana bıraktığı ise anlattığı olay ile yeşil taşlı yüzüktü …

Cihat Turan

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 0 Ortalaması: 0]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir