Çok Güzel Bir Dini Hikaye “Sen Bugün Teşekkür Ettin Mi?”
Ömer her gün yatmadan dua edermiş. Her duasında da tüm yaratılıştan izler bulurmuş. Başlamış Allah’a teşekkür etmeye;
Ey Rabbim, âlemlerin Rabbi olan Allah’ım! Sen ki, gökleri ve yeri yaratan, her şeyi yoktan var eden, kudretin sonsuz olan, rahmetin engin olan, lütfun sınırsız olan Sensin. Elhamdülillâh, Sana hamdolsun! Sana sonsuz şükürler olsun ki, bize verdiğin her nimet için, vermediğin her şey için, her bir lütfun için, her bir imtihanın için, her bir kolaylığın ve zorluğun için. Senin verdiğin her şey hayırdır, vermediğin her şeyde de hayır vardır. Biz kullarının aklı yetmez Senin hikmetini anlamaya, ama Senin her kararın adildir, her hükmün mükemmeldir. Sana şükürler olsun ki, verdiğin nimetlerle bizi şereflendirdin, vermediğin şeylerle de bizi korudun, imtihan ettin ve büyüttün. Elhamdülillâhillâzi lâ ilâhe illâ Hû, Elhamdülillâh! Ve bu şükrü, verdiğin her nimetin sayısı kadar, vermediğin her şeyin hikmeti kadar kat kat çoğaltarak Sana sunuyorum; her birinin adedi kadar, her birinin zerresi kadar, her birinin anı kadar teşekkürler olsun Sana!
Allah’ım, bize dua etme fırsatı verdiğin için Sana sonsuz şükürler olsun! Bu dua ki, kalplerimizi Sana açmamıza vesile oluyor, ruhlarımızı Senin huzurunda arındırmamıza imkan tanıyor. Her secdede, her rükûda, her kıyamda Sana yaklaşıyoruz. Sabah namazında dua ettiğimiz için, öğle vakti dua ettiğimiz için, ikindi, akşam, yatsı ve teheccüdlerde dua ettiğimiz için Sana hamdolsun. Bize bu fırsatı vermeseydin, kalplerimiz karanlıkta kalırdı; ama Sen bize Kur’ân’ı indirdin, Peygamber Efendimizi (sallallâhu aleyhi ve sellem) gönderdin, dua kapılarını açtın. Şükür Sana ki, dualarımızı kabul ediyorsun, etmesen bile bize dua etme lütfunu bahşettin. Verdiğin bu fırsat için, vermediğin tembellik için, her bir kelime-i şehâdette, her bir istiğfarda Sana şükürler olsun! Ve bu şükrü, ettiğim her duanın kelimesi kadar, her amin’in gücü kadar, her tesbihin tanesi kadar kat kat artırıyorum; her bir duanın yükseldiği gök katı adedince, her birinin kabulündeki rahmet damlası kadar teşekkürler olsun Sana!
Allah’ım, bizi yarattığın için Sana şükürler olsun! Bu bedenimizi, ruhumuzu, aklımızı, kalbimizi yoktan var ettin. Her bir organımız Senin mucizen: Gözlerimiz görmesi için, kulaklarımız duyması için, ellerimiz tutması için, ayaklarımız yürümesi için. Bizi topraktan yarattın, ruh üfledin, âdemiyet şerefi verdin. Verdiğin bu varlık için, vermediğin yokluk için, her bir hücremizdeki düzen için Sana hamdolsun. Şükür Sana ki, bizi insan kıldın, meleklerden üstün tuttun, halîfe yaptın yeryüzünde. Ve bu şükrü, bedenimdeki her hücrenin sayısı kadar, her sinir hücresinin bağlantısı kadar, her kemik parçasının gücü kadar katlayarak artırıyorum; her bir organın fonksiyonu adedince, her bir ruh nefesinin derinliği kadar teşekkürler olsun Sana!
Ey Azîm olan Rabbim, her bir yıldızı yarattığın için Sana şükürler olsun! Gökteki milyarlarca yıldız, her biri Senin kudretinin nişanı: Güneş’in ışığı için, Ay’ın parlaklığı için, gezegenlerin dönüşü için, galaksilerin sarmalı için. Onları bize ışık yaptın, geceyi aydınlattın, takvimi belirledin. Verdiğin bu yıldızlar için, vermediğin karanlık için, her bir ışık yılındaki mesafe için Sana tesbihler olsun. Şükür Sana ki, Samanyolu’nu yarattın, Orion’u dizdin, Polaris’i rehber kıldın; hepsi Senin emrinle. Ve bu şükrü, her yıldızın sayısı kadar, her parlaklığın derecesi kadar, her yörüngenin turu kadar çoğaltarak sunuyorum; her bir yıldızın yaydığı foton adedince, her birinin ömründeki saniye kadar teşekkürler olsun Sana!
Ey Hâlık olan Rabbim, her bir zerreyi yarattığın için Sana şükürler olsun! Atomlar, elektronlar, protonlar, nötronlar, kuarklar; her bir parçacık Senin mucizen. Mikroskobik dünyada düzen kurdun, makroskobik evrende denge verdin. Verdiğin bu zerreler için, vermediğin yokluk için, her bir titreşimdeki enerji için Sana tesbihler olsun. Şükür Sana ki, su moleküllerini birleştirdin, DNA zincirlerini ördün, ışık fotonlarını yaydın, yerçekimini koydun; hepsi Senin hikmetinle. Ve bu şükrü, her zerrenin sayısı kadar, her etkileşimin gücü kadar, her dalga boyunun uzunluğu kadar çoğaltarak sunuyorum; her bir atomun elektronu adedince, her birinin çekirdeğindeki proton kadar teşekkürler olsun Sana!
Allah’ım, yarattığın her meleğin için Sana sonsuz şükürler olsun! Melekler ki, sayıları ancak Sen bilirsin, binlerce binler, on binlerce on binler; Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil, Azrâil ve daha niceleri. Onları emrine amade kıldın, vahyi taşıttın, yağmuru indirdin, rızkı dağıttın, ölümü getirdin. Verdiğin bu melekler için, vermediğin günah için, her bir meleğin tesbihi için Sana tesbihler olsun. Şükür Sana ki, melekleri günahsız yarattın, Arş’ı taşıttın, Kıyamet’i sur ile başlatacaklar; hepsi Senin kudretinle. Ve bu şükrü, her meleğin sayısı kadar, her kanat çırpışı kadar, her görevindeki an kadar çoğaltarak sunuyorum; her bir meleğin zikri adedince, her birinin yükseldiği kat kadar teşekkürler olsun Sana!
Ve daha nice nimetler için Sana şükürler olsun, ya Rabbi! Toprağın bereketi için, suyun akışı için, rüzgârın esişi için, yağmurun yağışı için. Dağların sağlamlığı için, denizlerin derinliği için, ormanların yeşilliği için, çöllerin kumları için. Ve özellikle çöldeki her kum tanesi için her bir kum tanesi adedince teşekkürler olsun Sana; her kum tanesinin yuvarlaklığı kadar, her birinin rüzgârla savruluşu kadar, her çölün genişliği kadar şükürler! Sağlık için, hastalıkta şifa için; aile için, dostlar için; ilim için, irfan için. Gece için dinlenme, gündüz için çalışma; bahar için çiçeklenme, kış için dinlenme. Her bir mevsim, her bir an, her bir saniye Senin lütfun. Verdiğin her şey için, vermediğin her şey için, hepsi için Elhamdülillâh, Elhamdülillâh, Elhamdülillâh! Ve bu şükrü, tüm yaratıkların toplam sayısı kadar, her birinin etkileşimi kadar, her zerredeki düzen kadar kat kat çoğaltarak sunuyorum; sonsuzluğa ulaşan bir çarpanla, her kategorinin adediyle çarpılarak!
Allah’ım sana bir hediye vermek isterdim ama senin hiçbir şeye ihtiyacın yok, sana sarılıp şükür ederek ağlamak isterdim ama senin halin yüceler yücesi, teşekkürümü kabul et, sen en büyük teşekkürlerin sahibisin. Seni mutlu etmemiz dileğiyle.
Âmîn! Âmîn! Âmîn!
demiş üç defa ve başlamış Fatiha suresine. Rızasını kazanma yoluna çıkmış yol görünsün ümidiyle. Peki sen en son ne zaman teşekkür ettin Allah’a?
Alper Murat Kirpik





