Başarı HikayeleriDüşündüren-Eğitici HikayelerNur Koşar

Günümüzde Empati

Günümüzde Empati

“Hey sen! Ey okur! Nasıl bir insan olduğunun farkında mısın? Değil misin? Anlatayım.”

Başına bir şey gelmeden başkalarının dertlerini anlamıyorsun. Belki de görmemezlikten gelmek daha kolay geliyor. Görmezden gelirsen düşünmezsin, düşünmezsen de umursamaz ve hayatına daha kolay devam edersin.

Soruyorum sana bu duyarsızlık nereye kadar gidebilir? Bir yerden patlak vermez mi?

İç dünyamızda bireysel olsak da toplum hayatı gereği davranışlarımızın diğer bireyleri de etkilediğini unutmamalıyız. Domino taşı gibi birbirimize bağlıyız. Taşın biri düştüğünde o dalga bize kadar gelir. Bu yüzden olaylara tepki vermemek, tepkisiz kalmak sosyal ve toplumsal hayat gereği kabul edilemez.

Oysaki bir olup beraber olsak yapamayacağımız bir şey yok. Doğada bile örümcekler bir oldukları zaman bir aslanı bağlayabilirler. Biz neler yapabiliriz kim bilir. Yeter ki çevremize karşı duyarlı olalım. Etrafımızda olup bitenleri görmezden gelmeyelim.

Çevrendekileri yargılarken empati gösteriyor musun?

Friedrich Nietzsche karşımızdakini yargılamak ve suçlamak üzere yaptığımız sorgulamalar için şöyle söylemiştir: “Birini suçlamak üzere ileri uzattığın elinin üç parmağının seni gösterdiğini unutma!” Çok doğru bir sözdür. Birisini suçlamadan ya da bir konuda eleştiride bulunmadan önce kendimizi de işin içine katmalıyız. Kendimize şu soruları sormalıyız:

Bu konu hakkında ben neler yaptım?

Bu konu hakkında ben neler yapmadım?

Bu iki soruyu kendimize sorduktan sonra çok daha iyi empati yapabileceğinizi söyleyebilirim.

Örnek bir olayla bu iki soruyu detaylandırmak istiyorum. Üç küçük çocuğun mahallede beraber top oynadığını düşünün. Bu çocuklardan biri işitme engelli, diğerlerinin ise herhangi bir sağlık problemi yok. Bu çocuklardan biri işitme engelli arkadaşına sürekli rahatsız edici davranışlarda bulunurken diğeri ise onun için üzülerek ben de onun yerinde olabilirdim, diye düşünerek çocuğun maruz kaldığı davranışlara üzülmektedir. Fakat alay eden arkadaşına hiçbir uyarıda bulunmamaktadır. Örnek olayımızda empati yapan çocuğun kendisine yukarıda belirttiğim soruları sorduğumuzda şu cevapları alırdık. Öyle değil mi?

Bu konu hakkında ben neler yaptım?

İşitme engelli arkadaşımın rahatsız edilmesini sadece izlemekle yetindim.

Bu konu hakkında ben neler yapmadım?

Arkadaşıma kötü muamele edenleri uyarabilirdim.

Arkadaşımı rahatsız edenlerle bir daha görüşmeyebilirdim.

Bunun gibi daha birçok şey yapılabilirdi. Fakat bu olayda çevre hiçbir tepkide bulunmadı; çünkü empatiye sahip değildi?

Sen olsan nasıl, tepki gösterir miydin?

Empati yapmak sadece anlamayı değil, aynı zamanda duyarlı olup harekete geçmeyi gerektirir.

İnsanoğlu yaradılışı gereği her zaman önceliği kendine veriyor. Bu bir gerçek ve hepimiz bunu biliyoruz. Benim istediğim en azından karşımızdaki kişilere ve olaylara karşı daha fazla duyarlı davranabileceğimizi ve empati yapabileceğimizi unutmamamızdır.

Bu yazımda biraz kendimizi yargılamamızı istedim.

Umarım beğenirsiniz.

İyi okumalar…

NUR KOŞAR

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu