Skip to main content

Mezar Notları IX. Bölüm

Mezar Notları IX. Bölüm

hıristiyandımüslümanolduÜzerleri en kaliteli mermerlerle kapatılmış ve rengarenk çiçeklerle donatılmış, dış görünümüyle gözü yormayan, temiz, tertipli, planlı, geniş bir Hristiyan mezarlığında, denizde damla misali Müslümanlar için ayrılmış bölüme Mümin bir Alman kardeşi gömeceğiz.

Genç yaşta, hem dünyadaki yaşı, hem de İslam’daki yaşı genç olan, dört sene öncesinde Hristiyanlıktan İslam’ı seçip, aramıza katılan kardeşimizi son yolculuğunda uğurlamak üzere gelmişiz bu mezara.

Farklı bölgelerden, farklı ülkelerden değişik ırktaki müminlerden oluşan kalabalık bir cemaat mezarın kapısında.

Tartışma, mü tela, yorum, kin, öfke, buğz ve merhamet kabristanın önünde…

Tabutla gömülme gereği üzerine yapılan tartışmalar, batının kendi usullerinden taviz vermeyişiyle iki saat kadar sürüyor.

Bir gurup, batılıların tabutla gömüş şeklinin Suudi Arabistan’da ve Mısır’da da uyguladığını söyleyerek, bu kadar beklemenin boşuna olduğunu belirtiyorlar.

Bazı Müslümanlar ise merhumu en ince sünnetleri bile ihmal etmeden ihlasla yaşayan, tavizsiz, Muttaki bir mümin olduğunu vurgulayarak İslami usul ne ise o uygulanmalıdır diyorlar. “Şayet merhum aramızda olsaydı ve böylesi bir durum İle karşılaşsaydı, bunların hepsiyle tartışır ve bu konuda asla taviz vermezdi” ifadesini, merhum adına samimiyetle tekrarlıyorlar…

Müslümanların bir bölümü de, kararsız ve yorumsuz bir bekleyişte derin derin düşünüyorlar. Kim bilir belkide kendi ölümlerini tahayyül ediyorlar, hatalarının hüznünü, yapmadıklarının, güçleri yetiyorken yapmadıklarının acısını ve ıstırabını yaşıyorlar…

Cenazesine Amerika’dan Hristiyan babası geldi annesiyle. Pilotmuş babası Amerika’da. Oğlunun Müslüman olmasına üzülmesine rağmen, taktir edilecek bir tavır göstererek “Gaslinden defnine kadar kendi dinine göre gerekenler yapılsın.” dedi.

Ne var ki Mısır’ın tağut güdümlü hocaları “Tabutla da mezara gömülebilir, hiç önemli değil.” fetvasını söylediler. Bunun üzerine bekleyişte sıkılan baba, bir grup Hristiyan akrabaları, merhumun Müslüman karısına gelip, “Boşuna bekletilmesin, bak tabutla da konulabiliyor muş, bir an önce gömülsün, tartışmaya gerek yok” dediler. Bir Alman Müslüman ortaya atılıp, heyecanlı ve düşündürücü bir konuşma yaptı:

“Ölen Müslümandır, bizim kardeşimizdir. Ne akrabalarının isteğine, ne de Alman formalitelerine göre gömülecek, Allah’ın istediği şekilde İslam’i kurallara göre gömülecektir.

Bir hayli diretti, mezar yetkilileriyle uzun uzun tartıştı. Mezar yetkilileri ise tabutla gömülmesi için itikadi ve inadı bir direnç gösteriyorlardı.

Çünkü yasalar böyleydi!.

Evet,

Halkında Müslüman olan Doğu ülkelerinde Müslümanın canlısına müdahale edilirken, böylesi Batı ülkelerinde canlısına değil ölüsüne müdahale ediliyordu. Doğu ülkelerinde ise böyle bir müdahale yoktu. Ölen bir kimse İslam’i kurallara göre yıkanabilir, kefenlenebilir, namazı kılınabilir ve yine İslam’i kurallara göre defnedilebilir. Daha açık bir ifade ile ölen bir kimseye İslam’i kuralların uygulanmasında hiç mahzur yoktu.

Tabi ki ölmüş olması kaydıyla!..

Netice olarak tabutun toprakla doldurulmasına karar veriliyor. İki saatlik bir bekleyişten sonra tabuta tenekelerle toprak getiriliyor ve tabut toprakla dolduruluyor. Merhumun yüzü kıbleye çevriliyor, tabutun kapağı örtülüyor ve öylece konuyor kazılmış kabire.

Okunan Kuran ayetleri, dirileri düşündürüyor.

Yapılan dualar, Rahmet dileyişleri ve bir kardeş daha aramızdan bedenen ayrılıyor. Dört senelik güzel bir maziyi, örnek alınacak sözleri ve özlenecek davranışları kardeşlerine bırakarak.

Uğurladık bir Müslümanı, onu sevenlere ve onun sevdiklerine uğurladık.

Ne üzülüyoruz, ne hayıflanıyoruz onun için.

Mezarlıktan çıkarken,

 bir kardeşi öz vatana uğurladıktan sonra gurbette kalmanın garipliğini ve hüznünü soluyoruz…

Muammer Özkan

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 1 Ortalaması: 2]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir