Skip to main content

Bir Muavinin Aşkı….

 Bir Muavinin Aşkı….

Otobüslerde muavinlik yapıyordum o zamanlar. Bir gün İzmir’den çıkmak üzereyken bir kız geldi. Eli yüzü temiz, güzelliği  ile dikkat çeken bir kız. “Bana yardım eder misin?” dedi. “Ne yapabilirim?” dedim. “Babam peşimde, beni öldürecek,” dedi.
Bunu söyler söylemez arka koltuklardan birine geçmesini söyledim. Perondan çıkmamıza 5 dakika kalmıştı. Adamın biri geldi, sinirli bir şekilde aynı kızı sordu. Bende ne yapacağımı anlamadım, ama doğru olduğunu düşünüp, “ilerdeki yazıhanelere gitti,” dedim. Adam koşarak oraya doğru gitti.
Gidiş istikametimiz Ankara’ydı. Bende Ankara da oturuyordum. Bu seferi tamamlayıp eve gitmeyi planlıyordum. Neden böyle bir sorumluluk aldım bilmiyorum. Sonrasında herşey karanlık oldu zaten.
Adını sordum, “Elif,” dedi.
“Sorunun nedir?” dedim. Anlattı; erkek arkadaşı ile olan bir videoyu babasının izlediğini söyledi.
Ben hiç bir şey diyemedim. Otobüste de 30 yolcu vardı, kaptan sordu, “bu kız kim?” diye. Bende bir arkadaşım diyerek yine korudum.
Çünkü bir adam olarak korumayı kendime vazife edinmiştim. Uşak’ğa molaya geldik, yolları bilmediği için, geldik zannetti sanırım, bana teşekkür edip gidiyordu.  Elini tutup, “nereye gidiceksin?” dedim.
…..
Sustu. “Burası mola yeri, gel yemek yiyelim,” dedim.

İnsanız. Hata yaparız. Ben de büyük hata yapmıştım. Farkında olmadan. Kader işte.

Yola çıktık, Ankara’ya gelmek üzereyken polis çevirmesi oldu. Kız çok korkmuştu. O’nu şoför yataklığına sakladım.

Yolcuların kimliklerini topladım verdim. Otobüs hareket edene kadar hiç aşağı inmedim. Kimliklerin sorgusu bitince tekrar yola çıktık.

Ankara’ya gelmiştik artık. Ona sordum: “Ne yapacaksın, kimin kimsen var mı? burda,” diye. Yanında telefonu bile yoktu. Ankara da gidecek bir yeri yoktu. Ona beklemesini söyledim. Yolcular inince, otobüsü temizledikten sonra onu eve getirdim. Benim de pek kimsem yoktu. Babamla birlikte yaşıyoruz. O’da uzun yol şoförü. Evde değildi. Beraber 2-3 ay yaşadık. Bizim evden biriydi sanki. Çok mutluyduk. Hem okula gidiyordum, hem iş haberi gelince işe çıkıyordum. Elif evde takılıyordu. Bir gün biri gelir de, bir şey yapar diye çok korkuyordum. O ise bütün korkularından arınmıştı.

Yine birgün işe gitmiştim. Bursa’dan döndüm eve geldim beni yine sıcak karşıladı, yanağımdan öpmüştü. Ben bunu yapamayacak kadar çekingendim. Kapı çaldı babam sandım, hemen açtım. 3 ay önce otogarda gördüğüm o adam karşımdaydı. Elif ise arkamda duruyordu. Silahını çekti bana küfürler savurup duruyordu…..
Aylar sonra gözlerimi açtım hastanedeydim. Kimse yoktu başımda. Hemen Elif geldi aklıma. Hemşire uyandığımı görünce yanıma geldi. Sordum “Elif nerde?” diye. “Bilmiyoruz,” dedi. Yıkılmıştım. “Çıkmak istiyorum,” dedim. Hemşire sustu, bana tek bişey söyledi. “Bundan sonra bir yere gidemezsin,” dedi. Bacağımı kesmişlerdi…

Haftalarca ne yapacağımı şaşırmış bir vaziyetteydim. Kaç kere intihara kalkıştım. 1 ay sonra taburcu oldum. Tekerlekli sandalyede akşama kadar oturuyordum, kafayı yemek üzereydim… Kendime soruyordum, “peki ne için bunlar? sadece aşk mı, sevgimi, saygımı, yoksa iyilik mi? Ne?”…
Yine bir çözüm bulamıyordum…

Benim adım Poyraz 18 yaşındayım. İşte başıma gelenler bunlar. Peki nerdesin sen Elif? Aklım, fikrim hep sende, yaşadığını bileyim başka birşey istemem. Yoksa hayalmiydin, gözlerimi kamaştıran… PEKİ ŞİMDİ NE YAPMALI ???

Okuyucularımızdan Gelenler – Poyraz

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 1 Ortalaması: 5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir