Skip to main content

Sultan ve Veziri

Sultan ve Veziri

Hikaye Oku; Zamanın birinde büyük bir ülkede iyi yönetici olması ile tanınan bir sultan varmış. Bu sultan ülkesini kısa zamanda çok müreffeh kılmış. Ancak sultan ne iyiliği iyilik olsun diye ne de kötülüğü kötülük olsun diye yaparmış. Yani ne iyi ne de kötü biriymiş. Okullar kurarmış ki en iyi memurlar subaylar onun için çalışsın. Adaleti titizlikle korurmuş ki halk onun yönetimine güvensin, yolsuzluk artıp vergiler çalınmasın. Halk için ucuz alet edevat ürettirirmiş ve ucuz öküz yetiştirtirmiş ki halk toprağı daha iyi ekip biçsin bu sayede hem daha çok vergi versinler hem ordusuna asker olacak gençler daha gürbüz olsun ve de kurduğu okullara daha çok kişi gidebilsin.

Yani sultan sistemi nasıl işleteceğini ülkede herkes için en yüksek faydayı nasıl sağlayacağını bilirmiş.

Bir gün komşu ülkeden insanlar aç sefil gelmişler. Geldikleri ülkenin şahı kötüymüş. ”Açlıktan kırılıyoruz iç savaştan kırılıyoruz bize yarım et” diye yalvarmışlar.

Sultan bunların kendi ülkelerine sürülmelerini emretmiş. Sultanın veziri ise çok iyi biriymiş. Hem çok çalışkanmış hem hep iyilik peşinde koşarmış.”Sultanım bu insanlar aç sefil, onlara sırtımızı dönmeyelim iyilik edelim. Bilirim siz iyiliği iyilik olsun diye yapmazsınız. Hep bir çıkarınız olur, bu insanlara iyilik etmekten ise onların dostluğunu kazanmakla çıkar sağlamış olursunuz.” Sultan vezirini severmiş. Ona bu insanlara niye yardım etmediğini göstermek istemiş. Temsilci olarak gelen 10 kişiye dönüp ” şimdi benim size bir teklifim var. İster size ve sizle gelen herkese alet edevat ve tohum vereyim ülkemin güneyindeki taşlık toprakları adam edin tarıma uygun hale getirip kullanın. İsterseniz size burda iyilik etmeye çalışan vezirimin maaşından burda bulunan siz temsilcilerin her birinize yüzer altın vereyim halkınızın geri kalanın ise ülkemden süreyim.” Vezirin şaşkın bakışları arasında kısa bir tartışma olur. Temsilciler parayı ister ve temsil ettikleri kişilere ihanet ederler.

Sultan parayı verir ardından hepsini gerisin geri ülkelerine yollanmasını emreder. Vezir şaşkındır. ”Sultanım” der ”Bu insanların bu kadar alçak olduklarını nasıl anladınız?” Sultan güler ”Önce şunu söyleyeyim, bu yıl maaşın yok.” Vezir iç çeker Sultan devam eder ”Cevabım şudur vezir, bu zalimler nasıl olduda bu denli zalimleşti dersin?” Vezir bilmiyorum anlamında bir hareket yapar. Sultan ” Çünkü zalim zulmederken bu insanlar karşı koymadılar, hatta biraz olsun bu işten bir çıkarları olacağını umuyorlarsa desteklediler. Bu gün o ülkede komşularını akrabalarını hatta kendi ana babalarını öldürenler bunu üç kuruş çıkar için yapıyorlar. Bu insanlar asla dürüstçe çalışmak helalinden kazanmak istemiyor ellerine en küçük memuriyet geçse nasıl rüşvet alırımın derdine düşüyorlar. Rüşvet alanlar daha üst makamdakilere rüşvet ödüyor, onlarda onların üstlerine böylelikle bütün işler yürümez hale geliyor. Kurallar bilhassa hukuk zengine ayrı fakire ayrı uygulanmış oluyor. Herkes altında kim varsa onu eziyor.” Vezir peygamberimizin ”Siz nasılsanız öyle yönetilirsiniz.” Hadisini hatırladı. Üzüntü ile sultana sordu ”Ülkemize gelselerdi ne olurdu sultanım.” Diye sordu. Sultan ”Ülkelerinde bozgunculuk çıkardıkları gibi bizim ülkemizde de bozgunculuk çıkarırlardı. İçlerindeki az sayıda dürüst insan hariç çalışmak yerine dilenmeye başlarlardı, yahut kendileri yatarken güçleri yettiği kişileri mesela çocuklarını zorla en ağır işlerde çalıştırır onların sırtından geçinirlerdi. Üstelik bizim ülkenin çingeneleri gibi efendi efendi de dilenmezlerdi, para verene kadar taciz eder verdiğin halde tekrar tekrar isterlerdi. Bizim insanlarımızın iyiliklerine kötülükle karışılık verirler terbiyesizce ülkemizde hak iddia etmeye bile kalkarlardı. Eğer asayiş gücünden korkmasalar hemen hırsızlığa ve yağmaya başlarlardı.” Vezir sultana üzgün üzgün bakar ve der ki ” Bu insanları anlaşılan Allah helak etmek istiyor ki başlarına bu savaşı saldı. Ben giden parama yanayım.”

Mustafa Söylemem

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 4 Ortalaması: 4.3]

2 thoughts to “Sultan ve Veziri”

  1. Bu hikayeyi yıllar önce suriyelilere laf sokmak için yazmıştım. Ancak aa ne güzel laf atmış diyin diye yollamadım bu hikayeyi. Bir toplumu çürüten, yok eden şeyleri anlattığı için yolladım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir