Çocuk HikayeleriMasallarMustafa Söylemem

Üç Şehzade Masalı 2 Bölüm: “Gülen Bir Yüz”

Hikaye

NOT

1. Üç şehzade diye bir tiyatro oyunu varmış, haberim yoktu, tiyatronun yazarına saygılar.  Bilseydim başka bir isim seçerdim.

2. Bazı tanıdıklarım orijinal ikinci bölümü gördü ve bu ikinci bölümün onla alakası yok. Hikâyenin o bölümünü epey bir elden geçirip yayınlayacağım. Çünkü o bölüm benim tamamen siyasete ve toplumsal bozukluklara değinmek amaçlı yazılarımdan biridir ve bu hikayeyi aileler çocuklarına okuyorlarmış.

Bu masal serisinin ana hedef kitlesi çocuklar değildir, ancak eski keloğlan masalları gibi her kesime hitap etmeyi arzulamaktadır, bunu da belirtmek isterim. O yüzden çocuklarınıza okumadan önce masalı kendiniz bir okuyun sonra uygun olduğuna kanaat getirirseniz çocuklarınıza okuyun.

Mustafa Söylemem

Üç Şehzade Masalı 2 Bölüm: “Gülen Bir Yüz”

Ejderhayı yenen üç kardeş babalarının karşısına çıkmışlar, baba düşünceliymiş, kır sakalini kaşımış. “Gençler” demiş. Müttefikimiz olan Beyazsur sultanın çocuğu yemek yemez, su içmez olmuş.

Çok üzgünmüş, şimdiki testiniz bu çocuğu güldürmek, tekrar güler oynar hale getirmek.

Üç şehzade baş üstüne demişler yola düşmüşler. Yolda üçünün de farklı planları varmış ayrı yollarına gitmişler.

Cesur (Büyük kardeş) çocuğu güldürmek için Büyük dağda yaşayan efsanevi gökkuşağı bülbülünü yakalamaya karar vermiş, bu öyle bir kuşmuş ki renkleri görenin içini açarmış, kuşun sesi-şakırtısı kuş sakinken insanı dinlendirir ve huzur verir, neşeliyken insanı coştururmuş. Cesur dağa tırmanmış, büyük hendekleri atıyla atlamış, yüksek yamaçları güçlü elleriyle tırmanmış, dikenli çalıları kılıcıyla biçmiş ve en sonunda gökkuşağı bülbülünü yakalamış.

Zeki (Ortanca kardeş) demiş ki kendi kendine “dedem derki çocuğun mutluluğu arkadaştır, saraya çocuğu kaparsan tabi ki çocuk mutsuz olur.” Zeki Beyazsur şehri çevresinde gezmiş sultanın çocuğunun yaşıtı çocukları ailelerinden izin alıp birkaç günlüğüne saraya götürmüş.

Cömertin (küçük kardeş) elindeyse bir demet karanfil fidesiyle saraya gelmiş. Beyazsur hem başkentin hem ülkenin adıymış ve Beyazsur şehri güzel bir şehirmiş, beyaz taştan yapılmış binaları ve konakları varmış. Şehrin merkezindeyse beyaz mermerden harika bir saray.

Her yerde limon ağaçları varmış, ağaçlardan çok güzel çiçek kokuları geliyormuş. Cesur “Bir insan böyle güzel bir yerde nasıl mutsuz olur ki? Zeki başıyla onaylamış, çok geçmeden nedeni öğreneceklermiş.

Beyazsur sultanı derdini anlatmış “Sevgili karım üç ay önce vefat etti, o gün bu gündür kızım Beyza ne yiyor ne içiyor. Ne hekimler geldi, ne bilginler geldi çare olamadılar. Sağ olsun babanız benim oğullarım bu işi çözer deyip sizi yolladı, eğer yavrumu güldürebilirseniz, hem çok büyük sevap işlersiniz hem de benim minnettarlığımı kazanırsınız.” Kurallar gereği önce cesur çıkmış öne, üzeri örtüyle kaplı gökkuşağı bülbülünün kafesinin üstündeki örtüyü çekivermiş. Çevrede herkes “Aaaa” demişler, şaşkınlıkla ve hayranlıkla bakakalmışlar, hele bir de ötmeye başlayınca hepsine bir rahatlama gelmiş. Trans halinde dinginlik içinde dinlemişler kuşu. Beş altı yaşlarındaki beyaz elbiseler içinde tombiş yanaklı, siyah saçlı, beyaz tenli, koca koca siyah gözlü tatlı prenses Beyza da biraz bakmış kuşa sonra bir iç çekmiş. Anne demiş hüzünle başını eğmiş.

Cesur bunca emeğinin boşa gittiğine mi yansın yoksa masum yavrucağı mutlu edemediğine mi. Başını eğmiş geri dönmüş, sırasını bekleyen Zeki’ye “inşallah başarırsın, çok üzüldüm çocuğa demiş.” Zeki “İnşallah abi.” deyip ileri doğru yürümüş, çevresinde on kadar beş ila yedi yaş arası neşeli çocuk varmış, hepsi renkli kuşu gördükten sonra iyice mutlu olmuşlar, kendi aralarında oyun oynuyorlarmış. Beyza’nın çevresinde oyun oynamışlar, onu da birkaç kez kaldırıp oyuna katmak istemişler ama Beyza bir türlü kalkmak da oynamak da istememiş.

Zeki abisi gibi başını eğmiş. Yapacak bir şey yokmuş. Cömert’e “O çiçeklerle ne yapacaksın bilmiyorum ama inşallah işe yarar, yazık şu çocukcağıza” demiş.

Cömert Beyza’nın yanına gitmiş, başını okşamış kulağına bir şey söylemiş, ardından sağ eline karanfil demetini tutuşturmuş, sol elinden tutmuş, beraber yürümeye başlamışlar. Onlar önde yavaş yavaş yürürken herkes arkalarından takip etmiş. Önce sarayın içinden çıkmışlar, sonra sarayın bahçesinden. Herkes merakla peşlerinden gitmiş. Şehir boyunca yürümüşler en son mezarlığa gelmişler mezarlıkta üstüne güzel bir kümbet inşa edilmiş hanım sultanın mezarını bulmuşlar. Beyza annesinin mezarının başına gitmiş. Cömert Beyza’ya birer birer karanfil fidelerini vermiş. Beyza bunları kendi elleriyle dikmiş. Ardından koştura koştura bir ibrik getirip sulamış. Babası üç aydır ilk defa Beyza’nın hareketlendiğini görüyormuş. Çocuk canla başla fideleri dikiyor onları suluyormuş. Sonra Cömert Beyza’ya ellerin nasıl açacağını göstermiş. Çocuk iri gözlerini daha da açıp bakmış, ardından o da ellerini açmış. Cömert söylemiş Beyza tekrarlamış, annesine dualar etmişler. Sonra Beyza ağlamaya başlamış. Annesinin mezar taşına sarılıp ağlamış. Sultan baba kızmış “Ben sizi güldürün diye çağırdım çocuğum ağlıyor” Zeki “Sultanım, bir kabı doldurmak için önce boşaltmak gerekir, çocuğunuzun yüreği hüzünle, üzüntüyle dolu, o zehir akacak ki yüreğinde mutluluğa, neşeye tekrar yer açılsın.” demiş. Baba dinlememiş, öfkeyle Cömert’in üstüne yürümek istemiş. Ancak karşısına yedi diyarın en namlı savaşçılarından Cesur çıkmış “Sultanım, sakin olun, bırakın kardeşim çocuğunuzu teselli etsin, ağlanmadan gülünmez” demiş.

Sultan dinlemek istememiş ama yanında dört muhafız varken de Cesurla kapışmayı gözü kesmemiş. Beyza tam iki saat aralıklarla ağlamış. İki saatin sonunda mezarın üstünde uyumuş kalmış. O esnada artık sakinlemiş olan sultan kızını kucaklamış, bu sefer heyet halinde beraberce saraya yürümüşler.

Beyza yatağında, sultan kızının yanı başındaki koltukta uyumuş, sabah olduğunda Beyza babasının elini çekiştirmiş, “Baba kuşu görmeye gidelim” demiş. Baba şaşırmış tutmuş kızının elinden, Cesur’un yanına gitmişler. Beyza kuşa bakmış, kuş Beyza’ya Beyza cesura sormuş “Sevebilir miyim?” Cesur demiş ki “O kuşu sana getirdim zaten, senin kuşun o” demiş. Beyza neşeyle kuşun kafesini tutmuş, koşmaya başlamış Cesur arkasından seslenmiş “Koşma, kuşu ürküteceksin” Beyza yavaşlayıp yürümeye başlamış.

Bu sırada Zeki topladığı çocuklara sarayda börekler, çörekler, tatlılar ve türlü çeşit kahvaltılıkla ziyafet denebilecek bir kahvaltı ikram ediyormuş, çocukların hepsine teşekkür olarak yeni elbiseler de almış, çocuklar sarayı gördükleri, güzel elbiseler giydikleri ve güzel yemekler yemekten mutlu neşeli neşeli yemeklerini yiyorlarmış bu esnada Beyza yanlarına gelmiş, “Çocuklar bakın renkli kuş!” demiş.

Çocuklar dönmüşler Beyza’ya bakmışlar, hepsi renkli kuşu gördükleri için mutlu olmuşlar. Bu esnada gökkuşağı bülbülü de neşeli neşeli şarkı söylemeye başlamış. Çocuklar kuş kafesinin çevresinde oyunlar oynamaya, dans etmeye başlamışlar, bu esnada aylardır düzgün yemek yememiş Beyza önce kahvaltıya saldırmış, bir şeyler yedikten sonra küçücük elinde kocaman gözüken bir çöreği eline alıp diğer çocuklarla oynaya oynaya çöreği yiyormuş.

Beyazsur sultanı mutluluk göz yaşları dökmeye başlamış. Üç şehzadeye dönmüş, “Siz gençler, siz çocuğumu güldürdünüz, dileyin benden ne dilerseniz” Zeki kardeşini işaret etmiş “Bu sefer puan onun, o başardı, ona sorun” Cesur başıyla onaylamış. Sultan Cömert’e dönmüş Cömert “İyilik iyiliği getirir sultanım. Nasıl sizin çocuğunuza edilen iyilik sizi mutlu ettiyse, sizin başkaları için edeceğiniz iyiliklerde onları mutlu edecektir. Bir iş yaparken bunu hatırlamanız benim için en büyük ödül olur.

Bitti

Not: Olumlu mesajları olan olumlu birşey yazayım dedim. İnşallah bişeye benzemiştir.

Mustafa Söylemem

  1. Bölüm İçin TIKLAYINIZ

2. Bölüm İçin TIKLAYINIZ

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. elinize emeğinize kaleminize sağlık..
    lütfen sonraki 5 sınavı da öğrenme fırsatı verin
    zevkle okuyoruz
    saygılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu