Skip to main content

Dervişin Sahibi

Dervişin Sahibi Vaktiyle bir derviş berbere gider. Berberden saçını dibinden kazımasını, sakal ve bıyığını kısaltmasını ister. Tereddütsüz bir şekilde berber koltuğuna oturan derviş: – “Vur usturayı berber efendi!” der. Berber, dervişin saçlarını kazı maya başlar. Derviş de aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, […]

Devamını Oku

Erzurumlu Hafız Fatma

Erzurumlu Hafız Fatma İlkokulu bitirip kursa gelmişti. Ailesi kendi isteğiyle geldiğini söylemişti. Kayıt için adını sorduğumda, hiç de çekinmeyen bir tavırla Fatma dedi Ve ekledi: Eğer hafızlık yaptırmazsanız kaydolmak istemiyorum. Böyle tehdit edercesine konuşması onu yaşından daha olgun gösteriyordu. Tebessümle: Korkmayın küçük hanım, siz isteyin, hafız da yaparız, hoca da… O küçük gözlerinin içi parıldadı […]

Devamını Oku

SAVAŞIN KORKUNÇ KARANLIĞI

SAVAŞIN KORKUNÇ KARANLIĞI İran- Irak Savaşı’nda kaybettiği kocasının biriktirmiş olduğu imkanları da çoktan tüketmiş, bir gün aç, bir gün tok yaşar hale gelmişlerdi. Kendi neyse de geride kalan üç çocuk yokluk bilmiyor, acıkınca feryadı basıyorlardı. Kerkük’ün sokaklarında ise sefalet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı?..

Devamını Oku

SAF ADAM

SAF ADAM Bir zamanlar saf, temiz ve herkese kanan bir adam yaşarmış. Tüm muradı insanlara hizmet edip Rabbinin rızasını kazanmakmış. Fakat bazı kendini bilmez insanlar, onun bu saflığından yararlanıp, ona kötü şakalar yapıp üzerlermiş. Gel zaman git zaman, bu adamın köyünden bir grup insan umre ziyareti için “Yolda biraz takılırız, zaman geçiririz.” diye saf adamı […]

Devamını Oku

KİTAP İARE SANDIĞI

KİTAP İARE SANDIĞI Yıl 1943. Genç Mustafa’nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi’ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok. Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır: “Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun.” Gelen giden olmaz. […]

Devamını Oku

Senede İki Defa Meyve Veren Ağaç

Senede İki Defa Meyve Veren Ağaç Harun Reşit, bir gün kıyafet değiştirip veziri ile birlikte halkı dolaşmaya çıkar. Bu dolaşma esnasında bahçesinde hurma fidanları diken bir ihtiyar görür. Harun Reşit, ihtiyara selam verdikten sora ona ne işle meşgul olduğunu sorar: – Kolay gelsin! Bey amca, ne yapıyorsun böyle? – Hurma fidanları dikiyorum evladım. – Peki, […]

Devamını Oku