Fantastik HikayelerSizden Gelenler

Hikayemi Okur musun; “Anormal” 1.Bölüm

Hikayemi Okur Musun; “Anormal” 1.Bölüm

Kırmızı halılar, zenginliğin asilliğin simgesi kırmız halılar, aslında sadece bir halılar. Oscar’ın kırmızı halısı, Hollywood filmlerinde sarayların kırmızı halısı aslında sadece halılar ama beynimizde bu algının oluşmasının sebebi o halının üstünde Rihanna’nın veya Nicole Kidman’ın yürümesi. O kırmızı halıların birisinin üzerinde uyandım ve ne zamandır burda olduğuma dair beyin kıvrımlarımın ücra köşelerinde hiçbir geçmiş anı yok. Uzun süre burda baygın olduğumu kalkarken anladım. Kemiklerim etlerimle iç içe geçmiş, eklemlerimi ise çocukken merakla içini açtığımız eski radyoların yayları kadar paslı hissediyordum. Zar zor kalktıktan sonra tamamı camla kaplı balkona doğru yürüdüm ve karşımda Alsancağın körfez manzarası. Balkonun raylı kapısını zar zor iterek açtım ve içeri inanilmaz derecede insanın burnunu yakan tuzlu yosunlu buharlı hava girdi, çok sıcak bir gündü yine. Koltuğa doğru oturmak için giderken kendimi aynada gördüm sanki ben değil ruhu tapınak şövalyesi tarafından çalınmış büyük bir Orta Çağ günahkarı gibiydim. Üstümde beyaz bir gömlek ayaklarımda siyah rugan bir ayakkabı ve altımda siyah parlak bir pantolon vardı. Geçen gece büyük ihtimal ya garson ya da müzisyendim bu otelde. Masanın üstünde duran Camel sigara paketimin içinden bir tek çıkardım ve yaktım dilim ve boğazım paketin üstündeki devenin vücudu kadar kuruydu dün akşam çöldeki bir bedevi bile olmuş olabilirim.

Ben bir müzisyenim aynı zamanda garson, lüks otellerde zenginlerin katıldığı organizasyonlarda ya müzisyen yada garsonum. Çift kişilikli bir insan gibiyim ne olduklarını anlayamadığım 2 insan içimde yaşıyor sanki. Eğer şanslıysam sahnede sevdiğim işi yapıyorum yani müzisyenliği.

Ben bir gitaristim çocukluğumdan beri Rock müzikle büyüdüm ama para kazanmak için bir klasik müzik korosunda klasik gitarcıyım çünkü para zengin insanların olduğu yerde ve zengin insanlar klasik müzik dinliyor. Chopen, Mozart, Bethooven… bu adamlar bu baladları sadece bu sonradan görme zenginler için bestelemediler ama bu cebi şişman insanlar bu müzik türünu ana rahminden çıkarken duydukları ilk sesmiş gibi benimsediler ve bu türü dinleyen insanlar üst kesim kabul edildi bu denizin yarılması kadar saçma.

Sahnede baladların ortasında derin kalabalığa dalar ve garsonları o an gördüğümde sahnede kendimi Tanrı gibi hissederim ama biliyorum ki 2 gün sonra kul olabilirim. O zenginlerin garsonlara nefretli bakışları, alaycı yaklaşımları bunların hepsi çocukluktan gelen fakirlik ve eziklik iç güdüsünün parayı bulduktan sonra Pompei gibi patlaması. Aslında bu insanların büyük kesimi kültür ahlak ve bu iki şeyin birleşimi olan zeka yoksunluğunu kendi sentetik beyinlerinde ve kalplerinde bulunduruyorlar. Bunların çoğu sokaktan geldiği için geç oturmaya başlamış anlaşılmayan aksanlara sahiptir ve klasik müzik, sürrelist tablolar… bunları üst düzey doğuştan zengin kültürlü insanların olduğu bir ortamda sohbete dahil olamayıp kendini asalak gibi hissetikten sonra öğrenmeye başlamıştır bu bir adaptasyondur aynı kutup ayıları gibi. Garson olmak çok zordur bir sürü yeteneğe sahip olmanız lazım mesela; dayanıklık, iyi bir hafıza, iyi bir görünüş, iyi bir hitap şekli, el beyin kordinasyonu ve turistik bir yer ise yabancı dil. Bu özelliker bir yerden tanıdık geldi mi? Bu özelliklerin aynı zamanda poltikacılarda olması gerekmiyor mu dayanıklık, iyi bir hafıza, iyi bir görünüş, iyi bir hitap şekli, el beyin kordinasyonu ve yabancı dil. Bunların hepsine iyi bir garson ve iyi bir politikacı sahiptir peki politikacıya gösterilen saygı niye garsona gösterilmez bütün özellikler eş hatta politakacıların çoğu yabancı dil bilmez. Yani bir politikacı garsonluk, bir garson politikacılık yapabilir mi? Garsonda şüpheliyim ama politikacı asla garsonluk yapamaz çünkü müşteri eksik siparişi kabul etmez.

Yine üst komşularımın pazar sabahı aktivitelerine denk gelip erken kalkmak zorunda kaldım benim için bir alarm gibidir. Klima bozuk olduğu için haftalardır çıplak yatıyorum ve geceleri terimin yatakta olmadığı yere başımı koymak için kendi kendime büyük bir satranç oynuyorum. Bugünkü planım sabah kahvaltımı evimin altındaki kırmızı koltukları olan ve koltuklarında sigara izmariti yüzünden büyük delikler oluşan koltuğa oturup kahvaltı etmek. Hep o koltuğa otururum bu alışkanlığın bizim soyumuzda genetik olduğunu düşünüyorum. Dedem bir kaportacıydı ve sanayide köhne bir dükkanı vardı. Dükkanı bir o kadar köhne ama köhne bir dükkana göre bir o kadar genişti. 3 araba alacak kadar büyük bir dükkandı ama ne olursa olsun her zaman birini boş bırakırdı 3 tane kazalı araba gelse de onları almaz ve bir arabalık yeri hep boş bırakırdı. Babam ise hep Shell den yakıt alır ve ne olursa olsun 4 numaralı istasyona girerdi eğer boş değilse beklerdi.

Altıma düz siyah kotumu üstüme düz siyah tişörtümü giydim çok basit bir adamımdır fazlalığı sevmem hayatımı geçindirecek kadar para harcamayı tercih ederim. Lisedeki sevgilim benim tam bir Kinik olduğumu söylerdi. Kinikler köpek gibi yaşarlar hayat ithiyaçlarını minimuma indirerek geçinirler, aslında insanın yaratılışında olması gereken ama uçmaktan sonra konulmayı unutulan en önemli özellik budur bence.

Hayatımda büyütüp yetiştirdiğim tek şey çiçeklerimdir evimin en güzel yeri balkonumdur tam bir klasik İtalyan balkonu. Kiremit rengi tuğlalar üstünde saksıda renk renk çiçekler paslı siyah işlemeli balkon demirlikleri müthiş bir körfez manzarası. Çiçeklerimi özenle, özel yaptığım damlama sistemiyle suladıktan sonra Camel sigaramı yakıp hızlıca kahvaltı için evimin kapısından çıktım. Müthiş balkonumdayken birden siyah, boyaları dökülmüş bina merdivenlerinde buldum kendimi. Bu hızlı ortam değişiminin bende yarattığı ruh hali John Lennonun Tommorow Never Knows şarkısını bestelediğindeki ile neredeyse aynı olabilir.

Bertuğ Akın

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 0 Ortalaması: 0]

Etiketler

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı