Skip to main content

KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK

KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK Mart ayının ortası. Kar yeni kalkmış. Ortalık ayaz, hava buz gibi. Karagöz nicedir işsiz. Kazağını, paltosunu eskiciye satmış. Yarı aç, yarı tok. Üstünde bir fanila, bir mintan. Soğuk havada iş bulmak için gezerken, dişlerinin takırtısı Uludağ’dan duyuluyor. Karagöz tam bu esnada Hacivat’la karşılaşır.

Devamını Oku

SEVGİ AĞACI

SEVGİ AĞACI Bir zamanlar, uçsuz bucaksız bir kum çölünün ortasında, yemyeşil yaprakları ile dibine gölge ve serinlik veren bir ağaç varmış. Çölün kavurucu ve acımasız sıcağı, kumları kızdırır ama bu ağacın yeşil yapraklarını kurutamazmış. Kızgın güneş ne yaparsa yapsın, yapraklar hep yeşil ve parlak olurmuş. Güneşin sıcağından bunalıp kaçan tüm hayvanlar, bu ağacın gölgesinde dinlenir, […]

Devamını Oku

“YAPILAN İYİLİKTEN DAHA ÇABUK UNUTULAN BİR ŞEY YOKMUŞ…”

   “YAPILAN İYİLİKTEN DAHA ÇABUK UNUTULAN BİR ŞEY YOKMUŞ…” Günün birinde bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırır. Kurt ormanda oraya buraya kaçar, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekemez. Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar: “Ey insan ne olur yardım et […]

Devamını Oku

"YAPILAN İYİLİKTEN DAHA ÇABUK UNUTULAN BİR ŞEY YOKMUŞ…"

   “YAPILAN İYİLİKTEN DAHA ÇABUK UNUTULAN BİR ŞEY YOKMUŞ…” Günün birinde bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırır. Kurt ormanda oraya buraya kaçar, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekemez. Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar: “Ey insan ne olur yardım et […]

Devamını Oku