Skip to main content

GERÇEK SIR DOLU RÜYALAR ESRARENGİZ YAŞANANLAR KAZA GELİYORUM DEDİ…

GERÇEK SIR DOLU RÜYALAR ESRARENGİZ YAŞANANLAR

KAZA GELİYORUM DEDİ…

kazaTarih: 14.04.1994
Yer: Ankara
Olayı Yaşayan: Afet Sıla

Afet Hanım o sabah babasını kaybetmişti. Diğer iki kardeşi yurt dışında okuduğu için cenazeyi bir gün bekletmesi gerekiyordu.
Cenazeyi Yüksek İhtisas Hastanesi’nin morguna kaldırıp annesiyle perişan bir halde eve döndüler.
Afet Hanım babasının kaybı nedeniyle çok acı çekiyordu. Ama yüreğinde, acının dışında kendisinin de anlayamadığı bir korku ve panik hissi gittikçe artıyordu. Engelliyemediği bir şeyler olacaktı ama nasıl…
Gece olduğunda, beyninde çığlık sesleri duymaya başlamıştı. Kimdi bu çığlıkları atan ?
Karşı divanda sessizce ağlayan annesine baktı. Onunla konuşamazdı… Birileri ona yardım etmeliydi. Birden aklına Yüksek İhtisas Hastanesi’nde çalışan arkadaşı Nadîye geldi. Hemen onu arayıp çağırmalıydı. Gelirken de yanına sakinleştirici bir ilaç almasını söylemeliydi.
Telefona yaklaştığında saatine baktı. Epey geç olmuştu, saat 01:00′ di. Bu saatte arkadaşı çoktan yatmış olmalıydı, onu rahatsız etmemeliydi… Zaten hastanedeki bütün işlemleri o yapmış, bütün gün çok yorulmuştu, Nadiş.
Tekrar annesinin yanına döndü. Annesi öylesine çökmüş ve yıkılmıştı ki, yanına gidip biraz dinlenmesini istedi. Ama annesi kabul etmedi. Annesini ve annesinin yakın arkadaşlarını odada bırakarak balkona çıktı.
Kafasının içinden gelen çığlıkları yine duymaya başladı. Bu sefer çığlıklara, acı firen sesleri ve arabaların çarpmasında çıkardıkları tok sesler de eklenmişti !
Maltepe’deki evinin balkonundan eğilip sokağa baktı. Sokak alabildiğine sakin ve sessizdi. Biraz daha bekledi. Biraz sonra bir taksinin evlerinin önünde durduğunu gördü. Takside Yüksek İhtisas Hastanesi’nde çalışan arkadaşı Nadiye Hanım inerek panik içinde koştu. Nadîye Hanım elinde sıkı sıkıya tuttuğu ilaç kutusuyla merdivenleri çıkıyordu.
– Afet iyi misin ? Tam yatağa girdim ki beynimin içinde senin bana seslendiğini duydum, dayanamadım geldim.
– Sağol Nadiş, sana gerçekten çok ihtiyacım var. Peki bu elindeki ilaç ne ?
– Ha o mu ? Sakinleştirici. Taksiye bindikten sonra fark ettim. Bilinçsizce almışım galiba…
İki arkadaş, sabaha kadar Afet Hanım’ın sakinleşmesi ve beynindeki çığlıkları duymaması için büyük mücadele verdiler.
Sabah saat 08:00 de havaalanına giderek, gelen kardeşlerini karşıladılar. Cenazeyi defnetmek için yola çıktılar. Kardeşlerini gören Afet Hanım biraz sakinleşmişti. Kendisinin kullandığı arabaya binerek havaalanından ayrıldılar.
Ağabeyi Serhat önce, kız kardeşi İffet ve arkadaşı Nadiye Hanım arkada oturuyordu.
Sıhhiye dönemecinde, hızla gelen bir kamyonet arka kapıya çarptı. Arkada oturan İffet Hanım fren seslerini duyunca şuursuzca kapıyı açıp atlamak istemiş ama çarpma nedeniyle sıkışan ayakları parçalanmıştı. Afet Hanım, başka arabayla hastaneye götürülmek istenen kız kardeşi İffet’in yürek parçalayan acı dolu çığlıklarıyla kendine geldi.
İşte tam o anda, dünden beri kafasının içinde dinmek bilmeyen çığlıkların sebebini anlamıştı.
İffet Hanım hastaneye getirilir getirilmez acilen ameliyata alındı. Afet ve Nadiye Hanım hastanede ameliyatın sonucu beklediler. Saatlerce hastanede kaldıkları için cenazeye katılamadılar.
… Evet dün geceden beri Afet Hanım’ın kafasının içinde duyduğu çığlıkların,fren seslerinin sebebi ortaya çıkmıştı. Ama böyle bir deneyimin yaşanabildiğinin cevabını kim verebilecekti Afet Hanım’a ?

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 3 Ortalaması: 2.7]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir