Skip to main content

Oz Büyücüsü Hikayesi XVII. Bölüm

Oz Büyücüsü Hikayesi XVII. Bölüm; “Balonun Havalanışı”

Oz Büyücüsü Hikayesi Oku;  üç gün boyunca Oz’dan bir haber alamadı. Bu üç gün, arkadaşlarının mutlu ve huzurlu olmasına rağmen kız için oldukça kötü geçmişti. Korkuluk aklına harika fikirler geldiğini söylüyordu, ama bunları dile getiremiyordu çünkü bu düşünceleri anlayabilecek tek kişi kendisiydi. Teneke Adam yürürken kalbinin göğsünün içinde hareket ettiğini hissedebiliyordu, Dorothy’ye, bu kalbin etten kemikten olduğu sırada sahip olduğu kalpten çok daha duygulu ve hassas olduğunu söylemişti. Aslan dünyadaki hiçbir şeyden korkmadığını açıklamış ve bir insan ordusuyla ya da bir düzine Zebellayla memnuniyetle savaşabileceğini söylemişti.

Yolcularımız, uzun süredir Kansas’a dönmekten başka bir şey istemeyen Dorothy dışında tatmin olmuş görünüyorlardı. Dördüncü gün Oz onu çağırdığında çok sevindi ve Taht Odası’na girdiğinde Oz sevecen bir ifadeyle konuştu:

“Otur, küçüğüm, sanırım seni buradan çıkarmanın yolunu buldum.”

“Ve Kansas’a geri dönmemin de değil mi?” diye sordu kız, hevesle.

“Kansas’tan pek emin değilim,” dedi Oz, “çünkü ne tarafta olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok.

Ama ilk yapacağımız çölü geçmek, ondan sonra evini bulmak kolay olacaktır.”

“Çölü nasıl geçebilirim ki?” diye sordu kız.

“Sana düşündüğümü söyleyeyim,” dedi küçük adam. “Biliyorsun buraya bir balonla gelmiştim. Sen de bir kasırga tarafından sürüklenerek yine hava yoluyla geldin. Bu yüzden çölü geçmeninn iyi yolunun havadan olacağını düşünüyorum. Bir kasırga oluşturmak elimden gelmez, ama bu konu üstünde uzun süre düşündüm ve sanırım bir balon yapabilirim.”

“Nasıl?” diye sordu Dorothy.

“Bir balon,” dedi Oz, “gazın içinde kalabilmesi için yapışkanla kaplanmış ipekten yapılır. Sarayda ipek bol olduğundan balonu yapmak sorun olmaz. Ama burada balonu havalandırmak için kullanabileceğimiz gaz yok.”

“Havalanmazsa işimize yaramaz,” diye belirtti Dorothy.

“Doğru,” diye yanıtladı Oz. “Ama balonu havalandırmanın başka bir yolu da içini sıcak havayla doldurmak. Sıcak hava gaz kadar kullanışlı değil, hava çölü geçerken soğuyabilir ve düşüp kaybolabiliriz.”

“Biz!” diye bağırdı kız, “Benimle mi geleceksin?”

“Tabii ki evet,” diye yanıtladı Oz. “Şarlatanlıktan yoruldum. Saraydan çıkarsam insanlarım büyücü olmadığımı anlar ve onları kandırdığım için sinirlenirler. Bu yüzden gün boyu bu odalarda kalıyorum ve artık bu çok sıkıcı olmaya başladı. Seninle Kansas’a gidip bir sirkte çalışmayı tercih ederim.”

“Birlikte gitmemiz hoşuma gider,” dedi Dorothy.

“Teşekkür ederim,” diye yanıtladı. “Şimdi bana ipeği dikmemde yardım et ki balonumuzu yapmaya başlayalım.”

Dorothy eline iğne, iplik aldı ve Oz ipeği uygun şekilde parçalar halinde keserken kız da bu parçaları titizlikle dikmeye başladı. Önce açık yeşil sonra koyu yeşil en sonra da zümrüt yeşili bir parça dikiyordu, çünkü Oz balonu yeşilin farklı tonlarında yapmak istiyordu. Bütün parçaları dikmek üç günlerini aldı, ama bitirdiklerinde altı metreden daha uzun ipekten bir torbaları olmuştu.

Oz iç tarafını ince bir yapışkanla sıvayıp hava geçirmez hale getirdikten sonra balonlarının bittiğini söyledi.

“Ama içine binebileceğimiz bir sepet olmalı,” dedi. Yeşil favorili askeri büyük bir çamaşır sepeti bulmaya gönderdi ve bu sepeti birçok iple balonun altına sıkıca bağladı.

Balon hazır olduğunda Oz, insanlarına bulutlarda yaşayan bir kardeş büyücüyü görmeye gideceğini duyurdu. Haber şehirde hemen yayıldı ve herkes bu harika manzarayı seyretmek için toplandı. Oz, insanların meraklı bakışları altında, balonun sarayın önüne taşınmasını emretti. Teneke Adam hazırladığı büyük odun yığınını yakmıştı, Oz ise balonun dibini, ateşten çıkan sıcak havayı içine alacak şekilde üstüne tutuyordu. Balon yavaşça şişti ve sepeti yere ancak değebileceği kadar havalandı. Sonra Oz sepete bindi ve herkesin duyabileceği kadar yüksek sesle şöyle dedi:

“Küçük bir ziyarete gidiyorum. Benim yokluğumda sizleri Korkuluk yönetecek. Bana itaat ettiğiniz gibi ona da itaat etmenizi emrediyorum.”

Balon o sırada normal havadan çok daha hafif olan sıcak havayla dolu olduğundan havalanmasını engelleyen ipi zorlamaya başlamıştı.

“Gel, Dorothy!” diye bağırdı Büyücü, “Çabuk ol balon neredeyse uçup gidecek.”

“Toto’yu bulamıyorum,” diye yanıtladı Dorothy, köpeğini orada bırakmak istemiyordu. Nihayet yavru bir kediye havlamak için kalabalığın arasına dalmış olan Toto’yu buldu. Kucağına alıp balona koşmaya başladı.

Tam arada birkaç adım kalmış ve Oz da onu tutmak için ellerini uzatmışken, Çat! İpler koptu, ve balon onsuz havalandı.

“Geri dön!” diye çığlık attı kız, “Ben de gitmek istiyorum!”

“Geri dönemem, küçüğüm,” diye seslendi Oz, sepetten. “Hoşça kalın!”

“Güle güle!” diye bağırdı herkes, bütün gözler büyücünün içinde durduğu ve gittikçe yükselen sepetin üzerindeydi.

Bu Harika Büyücü Oz’u son görüşleri oldu, sadece Omaha’ya güvenli bir şekilde ulaşmış ve hala orada yaşıyor olabileceğini biliyoruz. Ama insanlar onu hep sevgiyle andılar ve birbirlerine şöyle dediler, “Oz her zaman dostumuzdu. Buradayken bizim için bu güzel Zümrüt Şehir’i inşa etti ve giderken de başımıza Bilge Korkuluk’u bıraktı.”

Yine de Harika Büyücü’nün ardından uzun süre yas tuttular.

L. Frank Baum – Çeviren – Volkan Yalçıntoklu

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 0 Ortalaması: 0]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir