YAĞMUR DUASI

 YAĞMUR DUASI

yagmurİstiklal  Savaşının önde gelen komutanlarından  Kâzım Karabekir Paşa (ö.1948) anlatıyor:

14 Mayıs (1922) Kağızman’dan otomobil ile yedi saatte Iğdır’a geldik. Iğdır büyük ve oldukça mamur bir kasabacık. Bağlı-bahçelik, büyük bir düzlük ortasında. Hayli zaman yağmur yağmadığından ekmek fiyatlanmış, halk  ızdırap içindeydi. Bazıları yanıma geldiler:

  • Paşa yağmursuzluktan kırılıyoruz. Seni çok işitiyoruz, dindarsın, iyisin, bize medet et, dediler.
  • Düşüncelerinize teşekkür ederim. Fakat medeti Allah’tan istemeli. Ben sizin için dua ederim. Siz de kalplerinizi Allah’a bağlayın ve yalvarın. İnşallah hayırlı bir yağmur gelir, dedim.
  • Bu gün de yağmur gelmezse mahvolduk, kıtlık muhakkaktır. Zaten fakir fukara ekmeksiz kaldı, dediler.

Continue reading

Şehid Hattab’ın Oğluna Yazdığı Mektup

Şehid Hattab’ın Oğluna Yazdığı Mektup

sehid_hattabin_ogluna_yazdigi_mektup_sehid_hattabin_ogluna_yazdigi_mektup_Çeçenistan’daki Rus işgaline karşı verilen mücadelede şehit düşen komutan Hattab’ın oğluna yazdığı mektup Fırat Ergene / Dubai

sehid-hattab-in-ogluna-yazdigi-mektupRahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Salih, kutsal bir mücadele olan Çeçenistan’dan, benim sana olan tavsiyem budur. İslam tarihi sayfalarında sadece Allah yolunda verdikleri sözleri tutanlar şerefle kayıd edilmiştir. Onlar ise sözlerinde durarak söyledikleri gibi, savaşın olduğu yere gidenlerdir.

İnan bana oğlum, para inananları inaçlarından alıkoydu. İnananlar batılaştılar ve onların maaşlara tapıyorlar. Ancak, Allah’ın verdiği daha hayırlıdır.

Ve bu yanlış davranıştan dolayı insanlar sanki hayvanlaşmışlar. Yani, onlar sabah kahvaltıya kalkarlar, sonra işe giderler, sonra öğlen yemeğe giderler, sonra eve giderler ve sonunda yatarlar. Ve onların hayatlarında başka bir amaç ve hedef yoktur. Continue reading

Allahım Resulü Görmeyen Gözü Al

Allahım Resulü Görmeyen Gözü Al

AllahPeygamber Efendimiz vefat ettiği zaman, Eshaptan Zeyd bin Abdullah (r.a.) tarlada idi. Başka bir sahabi koşarak geldi ve:

— Resûlullah dünyadan göçtü, sen hâlâ burada çift sürmekle meşgûlsün, dedi.

Bir anda kendinden geçen Zeyd bin Abdullah, ellerini açarak: Continue reading

Çobanın Aşkı

Çobanın Aşkı

allahAşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini:

– Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki “sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul bile dengi dengine” dedim ya, dinlemiyor efendim, ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim…

İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir zırh giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, Continue reading

Lokman Hakim’in Nasihati

Lokman Hakim’in Nasihati

LokmanLokman Hakim’in kim olduğu hakkında muhtelif rivayetler vardır. Ancak Şeyhülislâm Ebussuûd Efendinin nakline göre bu rivayetlerin hülâsası şöyledir: Lokman ibni Bâurâ ki’ Azer evlâdından olup Eyyüb aleyhisselâmın hemşire veya teyze zadesi imiş, uzun müddet ömür sürmüş, Davud aleyhisselâma yetişmiş ve ondan ilim almış ve onun peygamberliğinden önce fetva da verirmiş. Kendisi san’at sahibi olup israil Oğullarında kadılık ettiği de söylenmiştir. Bâzıları bunun bir nebî olduğuna da kail olmuşlar ise de alimlerin cumhuruna göre, nebî değil bir hakîm idi. Bilindiği gibi, her nebî hakîm ise de her hakîm nebî değildir. Continue reading

Yahudilerin Maymun Olmaları ?

Yahudilerin Maymun Olmaları ?

maymunOnlar, Davud Aleyhisselâm’ın zamanında “Eyle” denilen bir şehirde yaşıyorlardı. Eyle Medine ile Şam arasında bir yerde ve Kızıldenizin sahilinde bir yerdeydi. Allah onlara cumartesi günü balık avlamayı yasak etti. Cumartesi günü olduğu zaman, denizde balık kalmaz, hepsi sahile gelirdi. Her cumartesi günü bütün balıklar. Yunus balığını ziyaret etmek için toplanırdı. Başlarını ve kuyruklarını sudan çıkarır oynaşırlardı. Öyle ki, balıkların çokluğundan su bile görülmez olurdu. Cumartesi günü geçtiğinde, balıklar ayrılırdı. Her biri denizin bir tarafına dağılır, diğer zamanlarda olduğu gibi çok az balık bulunurdu. O balıklardan hiç bir eser görülmezdi. Continue reading