Kısa HikayelerSinan Korkmaz

Hikaye Oku; “Sinekyutan Çiçeği”

Hikaye Oku

Hikaye Oku; “Sinekyutan Çiçeği”

Hikaye Oku, Orman toprağını pek severdi. Güneşten uzak durmayı planlıyordu artık. Senelerini ovalara vermişti. Milyonlarca sineği sindirip yeryüzünün derinliklerine yolladı. Adından daha da tehlikeli bir bitkiydi. Yaralara sürüldüğünde hastayı bayıltıyordu. Turuncu yaprakları vardı. Uzunca gövdesi koyu yeşildi. Bir metre civarına yaklaşan her türlü sineği sinyal sentezleyerek yanıltıyor, reseptörlerini geçici kör ederek derin boğazından aşağıya çekiyor, tüm sıvıları emdikten sonra kuru sinek gövdesini yerin yaklaşık sekizyüz metre altına fırlatıyordu. Hikaye,öykü,

Fosiller, petrol, kömür, çeşitli katmanlar gibi bahsi geçen madenler bu gibi işlemlerden hasıl oluyordu. Sinekyutan Çiçeği çok agresif bir bitkiydi. Arıları bile perişan edebiliyordu zaman zaman. Nice kraliçe arı onun hışmına uğradı. Kaç yüz tane kelebek öğüttü. Uzun gövdesinde aşındırıcı kimyasallar barındırıyordu. Sülfürik asit, sodyum, nişadır… Hikaye,öykü,

Güneşe düşman oldu. Bir kurnazlık edip orman toprağına ulaşması gerekiyordu. Ama nasıl..? Bir öğlen vakti bulunduğu tarlaya bir çocuk geldi. Elinde deyneği vardı. Belli ki oyun oynuyordu. Sinekyutan Çiçeği gövdesini rüzgar yemiş gibi öteye beriye sallayarak çocuğun dikkatini çekmeyi başardı. Hikaye

Yaramaz çocuk onu dibinden koparıp deyneğine doladı. Birlikte ormana doğru yol aldılar. Amacına ulaşmıştı. Bir sorun vardı. Toprağı nasıl kazıp da kendini oraya dikecekti? Kurnazlığını kullandı. Bir yılan deliği buldu. Delikten içeriye bayıltıcı sıvıyı akıtıp derinliklerdeki yılanları perişan etti. Kargaşadan dolayı göçük oluştu. Artık delik ona aitti. Yüzeye yakın bir yerde de göçük olması gerekiyordu. Bunu yapmak için gaz sıkıştırıp patlaması gerekiyordu. Civardaki gaz üreten atıkları toplayıp delikten aşağı itti. Kıvılcımla birlikte alev topu oluştu. Patlama gerçekleşti. Hızla kökünü toprağa saldı. Artık o çok sevdiği güneşsiz orman toprağındaydı. Buraya pek sinek uğramazdı. Besin maddesi olarak benzer böcekleri yemeye başladı. Aylar geçti ve yıl sonu geldi. Koskoca bir yıl bitmişti ormanda. Sinekyutan Çiçeği oradaki tek katil bitki olarak hayvan düşmanlığına devam etti. Ovada öğüttüğü milyonlarca sinek, böcek ve diğer canlılar bir hayal olarak kaldı gözünde. Öykü 

Ormanın haşeratı tüm aptallığıyla Sinekyutan Çiçeğinin dibinde dolaşmaya devam ediyor, o da işini yapıyordu. Hayvanlarda ibret kavramı olmadığından katil çiçek her geleni av ediyor, güzelce eritip toprağın derinliklerine yolluyordu. Yaşlandığında kendinden bir ırkı çoğaltıp başka diyarlarda yetişsin diye bir uçan canlıya yüklemeyi düşünüyordu. Kaybolsun istemiyordu. Dünyada tekti. Ölünce yine tek olmak istiyordu. Üzerine konan Avanak Kuşunun ağzına kendi DNA’sından bir kaç parça tükürdü. Avanak Kuşu göç ettiği diyarda dışkısıyla bu dnaları toprağa bırakacaktı. Kimbilir hangi kıtaya gitti? Hikaye,öykü,

Sinekyutan Çiçeği artık yaşlanmıştı. Ormanda çıkan bir fırtına sonrası kargaşada hayvanların altında kalarak ezildi ve yok olup gitti. Şimdi ondan kalan kök acaba dünyanın neresindeydi? Kök salmışmıydı. Bu sırrın kilidi o dnaları taşıyan zavallı Avanak Kuşundaydı. Kimbilir hangi ovaya gübreledi? Hangi otların arasından yeşerecekti katil bitki? Hikaye

Yazar – Sinan KORKMAZ – Düzce

Hikaye, öykü, masal, hikaye oku, masal oku, öykü oku, düşündüren hikayeler, çocuk hikayeleri, çocuk masalları,

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu