Skip to main content

Umman Nine’nin Askerdeki Torununa Mektubu

Umman Nine’nin Askerdeki Torununa Mektubu

Önsöz

Uzun süren meslek hayatımda muhitimizin birçok tipik, sosyal hayatı incelemeye değer, köylerinde çalıştım. Dillerini (ağız ve şivelerini) sosyal hayatını gelenek, görenek, örf ve adetlerini ilgi duyarak inceledim. İlgi duyduğum taraflarını kaleme aldım. Bilhassa Ummuhan Ninenin dostluğunu kazanarak, askerde olan torunu Kara Ahmet’e mektuplar yazıverdim. İmlâ ve telaffuz kaideleri nazara itibara alınmayarak çevrenin hususiyeti olan şive veya ağızla yazılmıştır. Bu mektuplar hayâl mahsulü olmayıp hepsi köy gerçeklerinin ta kendisidir. Bu kitapçığımla sizlere çevremin sosyal hayat ve geleneklerini bir nebzecik olsun tanıtarak faydalı olabilirsem kendimi bahtiyar sayacağım.
1964- Mehmet YILMAZ

Umman Nine’nin Askerdeki Torununa Mektubu

Ey benim derunu dilden, canî gönülden, gözümün incisi bağrımın zencisi mercan gözlüm, datlı sözlüm, yuva ağızlım kirez genizlim, gara benizlim, aslanım, tosunum, gaplanım, dilbarım, topan başlım, sünbül şaşlım, kemen gaşlım, inci dişlim, uzun boylum, yavız huylum, aslan soylum, elimin asası, gönlümün tasası, evlerimin yakışığı, gızların âşığı, eli bıçaklım, beli saçaklım, avlımın harımı, kövümün arımı, kimsessizim, yitimim, gara gevreğim benim. Nasılsın eyi misin? Eyi olmanı, bizleri yaradanımdan dova ve neyazi eylerin.

 Bizleri sorarsan çok şükürler ossun hindilik çok eyiyiz. Sen gara gevreğiminde bu münval üzere olmasını dileriken, namaz arklanda dova ediyoz.

Gevreğin meddubunu aldım, ne gadar sevindim bi görsen, goca kövle benim oluvedi sandım. Bu meddubun vâdığında Allah seni de sevindiri inşaallah. Amat, meddubunu çok gözel yazmışın gâri.  mallim oğlan bile çok beğendi. Meddubundaki sözlen hepiciği hökümet gonuşması gibi. Mallime “Teşgür ederim, Irmızan ehendi Hatma Hanım ne yapıyor artık?”  gibi naflar yazmışın.  Naha datlı dillerne gurban olen senin. Başındaki ehendile mi öğretti gâri o hükümet gonuşmalarını?  Allah onnan hepiciğine uzun ömürler vessin. Eh gâri o hökümetimizin sayasında ne eyi şeyler öğrenili-batı, Allah dövlete millete baş ağrısı vermesin.

Amat, ben yalınızlığa accık alıştım gâri. Sen benden ötüre heç merak etme; başındeki ehendiler ne derse onu yap, kendini sevdir, esgerliğine hile etme, gözünü dört aç.  Deden ırağmatlı; “Eskerliğine hile eden onmaz” deridi doğrudur.

Topal Osmanca severberlikte esgerden haç yol gaçtı geldi, gaşdı emme eyi mi eddi? Gadir Mevlam bile ırazı olmadı da bi zırtılcan derdi verdi de. Topal Günüş zımbara godu. Gervreğim biz sizlere fatan millet  üçün dovurduk, esgerliğine  hile gatarsan hakgımı halal etmem. Mallim oğlan bile bazı esgerlik üçün neler annadıyo duymadın mı? Türkler çok cesiretlidir, harp edili batan meydan yerinden ölür de dönmez demeyommu? Amadım deden ıramatlı bile severberlikte  zırf başına otuz cavır öldürmüş. İşte Amat, ona göre düşün, dediklermi gulandan çıkarma.

Amat, burdei havadislerden sorarsan, Habbili Gız’ı bu yıl meddaba verdik. O utangeç Habbili, fildir fildir oldu açıldı.  Eveli utancından yere bakar duruydun. Hem çok akıllı gı Amat… Kitapdeki goca yazıları bile okumeye başladı.

Ah dayım biyol esgerden gelse, ona neler okuyuvercen deyyo. Hem bazı gaydalı gaydaalı bişeyler söyleyo, o ne deye soruyonda, “Marış bu öğretmenimiz  örediyo” deyyo.  Hem meddaba girelden  çok temiz oldu. Her gün elleri, ayaklarını sabunneyo, saçlanı dareyyo. Habbili her gün  her gün lur duru mu bu? deyon da: “sen ne bilcen, her hasdalık pislikden gelir, hem pis olannarı sevmezler, temizleri herkes sever” deye bene goca issan gibi çekişiyo. Bu meddap işi çok eyi canım!.. evvelinde olmalıymış, bizim zamanımızda böyle şeyler mi varıdın? Bizler dünnadan kör gelip kör geçipbatırız.

Hindiki zaman çok eyi, dövletimiz durumuyo? Maşallah boyuna çalışyo, goleylikle buluyo.

Amat, kövlüler Caminin etrafını duvarılan çevirdiler, mezerliğe zırıyaddan ağaç getirip  dikdiler, çeşmilere çimentodan havdan yapdıla. Keş Durmuş Dayın, Eyibin Irza oğlan, Savınaz deyzen, Güccük Osman’ın Hasan  Gocu baş Üsen dayın  kiremitle evler yapdılar.  Her biri saray gibi Topurak örtüde ev mi canım? Amat, hem kelesde çok gidiyo, hem yağmırda yaşda akıyo, hem de tevlikeli. Sağ olur gelirsen evin üstünü biz de kiremit edelim.

Gara Salim’in oğlan düvün etti. Üsence’Nin Iraz gızı aldı. Düvünü çok eyi oldu. Çok okuyucu varıdın. Iraz gızın kınası çok  galıbalığdın, gızlar garılar, zabahlara gadar oynadılar. Eyib’İn Elifce’nin goludamı yorulmadı bilmem? Durmıdan iliyen çaldı.  Hem gözel hava çekiyo gı Amat…

Galâm kesdim kirezden,

Gel dolan gel birezden

Sen gelmezsen gelmeyv,

Ben varırım birezden.

deyi deyi verdi aldı gâri.

Salif’in Gadir oğlangil mallarnı, mülklerni saddılar da Denizliye göçüp gittiler. Evlerni yedi bin pangılota Ayrıf oğlan aldı.  Tarlılanı Camalca, Guru Salif, Gaz Amat, Hörülce’nin Köroğlu payleşdiler.

Amat, Durgadına yarın mallim oğlan, Gara Durmuş, Çünük Amcangili İsmel’in yanna dünürlüğe salcen.

Değceğmiz bu gadar. Ben, çocuklar, bütün gonşular selam ederiz. Çabık covap yolla.

Nenen Umman

Öğretmen  Mehmet Yılmaz, Umman Nine’nin Mektupları, 1964.

Kırca Köyü-Acıpayam/DENİZLİ

Kırca’lı öğretmen yazar “Mehmet Yılmaz” ın doğduğu toprakları ve yaşadığı kültürü, ülke genelinde duyuran yazdığı küçük fakat etkisi büyük “Umman Ninenin Mektupları” kitabı, nesilden nesile dolaşan, bir kültür hizmeti olarak kalacaktır. Kırca’lı öğretmen yazar “Mehmet Yılmaz” yazdığı “Umman Ninenin Mektupları” kitabı ile asla unutulmayacak, kültürümüze ve folklorumuza yaptığı katkı sonsuza dek şükranla anılacaktır.

Daha nice “Mehmet Yılmaz” ların yetişmesi / yetiştirilmesi ve sahip çıkılması dileğiyle

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 3 Ortalaması: 2]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir