Skip to main content

Bir İnsan Geldi Geçti

Bir İnsan Geldi Geçti

Tanımadığı bilmediği kendine göre garip bir aleme geldi. Etrafında bir dünya kişiler var. Kendisine anlam getiremediği tuhaf işaretler ediyorlar. İlk soruyu soruyor. Ben kimim? Nereye geldim? Kim bunlar? Mahkum olduğu zaman geçiyor, kendisi de o geçen zamanla birlikte büyüyor ve etrafını tanımaya başlıyor. O ilk geldiğindeki yanında olanların anne ve babası, dedesi, nenesi, halası, teyzesi, amcası, dayısı olduğunu, yaptıkları hareketin de sevinçlerinden kendisine gülücük attıklarını öğrendi. Bu tanımadığı garip yerin de dünya olduğunu öğrenir.

İyice büyümüştür. Anne ve babası tatlı bir heyecan dalgasına kendilerini kaptırmışlar, kendisini de o dalganın içine katmaya çalışıyorlar. Defter, kitap, kalem, silgi gibi malzemeler alınıyor. Konfeksiyondan farklı bir tarzda elbise alınıyor. Bir sabah erkenden annesi elinden tutup büyük bir binanın önüne gelirler. Burada tüm çocuklar kendisi gibi giyinmişler, hepsinde kendisininkine benzer çanta vardır. Daha sonra buranın bir okul olduğunu öğrenir. Artık okullu olmuş akıl küpü kafasına bilgileri dolduracaktı. O kalabalığın içinde kendisini yalnız hissetti, çünkü tüm çocuklar kendisi gibi giyinmiş, kendisininkine benzer çantalar. O yığın çocuk seli tek tip olmuşlar, kalabalık içinde şahısları eriyip gitmiş, tek ismin çatısında toplanmışlar. Öğrenci olmuşlar. ilk sorusunu burada da soruyor. Ben kimim? Bu dünyada ne arıyorum? Bu sorularla okul hayatı gelip geçti. Mezun oldu.

Dediler, bir işe girip para kazanmalısın. Geçimini sağlamalısın. Araya araya en sonunda bir iş bulur. İşe başlar. Bu iş hayatı, ne okul hayatına ne de başka bir şeye benziyor. Tam bir kurallarla örülü düzen ve intizam kurgulu bir hayat. Artık dilediği gibi yaşayamıyor. sorumluluklar yüklemişler. o yükün altında bazen ezilir, bazen eğrilir, bazen üzülür. Yine ilk sorusunu sorar. Ben kimim? Bu dünyada yaşamak için bu kadar sorumluluk almaya değer mi?

Sonra bir yuva kuracaksın. Çoluk çocuğa karışacaksın. O karışımla toplumu oluşturacaksın. Bu daha çok sorumluluk demekti. Artık sade kendisi için yaşamıyor. Ailesi için ve toplum için yaşıyordu. Ne kazanırsa onlarla paylaşıyordu. Yine ilk sorusunu sordu. Ben Kimim? Bu dünyada nereye kadar ve kimlerle beraber yaşayacağım.

Çocukları büyür, tabi ki kendi de yavaş yavaş ihtiyarlar. çocukları da kendisi gibi okula başlar, bitirirler. İşe gireler, para kazanmaya başlarlar. Ve evlenip onun yuvasından uçup kendi yuvalarına konarlar. Eşi de bu dünya yolculuğunu bitirerek kendisine son vedasını eder.

Tek geldiği anlamadığı, bilmediği dünyada yine tek kalmıştı. artık dünyayı iyice tanımış, bir çok şeye sahip olmuştu. Fakat şimdi yalnızdı. O ilk geldiğinde etrafında sevinen ve gülenler vardı. Hep yanındaydılar. Hiçbir şeye sahip olmamasına rağmen seviliyor ve karşılıksız tüm ihtiyaçları karşılanıyordu.

Şimdi ise imkanı var, sahip oldukları var. Kimse yanında yok. ihtiyaçlarını da karşılayan yok. Böylece ilk ve son sorusunu soruyor.

BEN KİMİM? BU DÜNYA HAYATINDA NE İDİM NE OLDUM VE NE OLACAĞIM?

Mesut AKDAĞ

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 9 Ortalaması: 4.1]

One thought to “Bir İnsan Geldi Geçti”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir