Ağlatan HikayelerKısa HikayelerSizden Gelenler

“Bir Güzel Memleket” Hikayesi

Memleket Aşkı

“Bir Güzel Memleket” Hikayesi

Tam 7 bucuk ay geçti sana misafir olalı…

Çokca misafirlerin olmuş evvel zamanlarda…

Adın şarkılara,türkülere ilham vermiş…

Küçük, sevimli, manzarasıyla insanı büyüleyen, rüyalara, hayallere sürükleyen, rüyasından uyanmak istemediğim memleketi âla…

Tepelerin tam ortasında, kışın dağlardan usulca inen bulutların yamaçları süslediği, onlarca, yüzlerce kere fotoğraflarını çıplak gözlerle çektiğim, üzerine sayısız efsaneler, birbirinden özenli dizelerle, şiirler yazma isteğini yüreğimin ta derinlerinde hissettiğim, sessizliğindeki sesi ile bir başka guzel ….

Her zaman sevmişimdir dinginliği,duruluğun içindeki ahengi…

Yalansız, hilesiz, dümdüz,süslü olmasın kelimeler, evler, insanlar…olduğu gibi…

Bir bebeğin doğduğu ilk dakikalar gibi, tertemiz pürupak…

Belki meskenler el değiştirdi, asıl sahipleri yok belki…

Bir masal köyü,bir düş bahçesi, belki insanlar o kadar doğal değil, belki evler büyük şehirler gibi… ama kokusu hala aynı..

Önceni bilmem imkansız..

Kokunu duymam yeterli…

Sabahları iki kanat açarım, misk kokusu usul usul gelir, bir başka kokarsın…

Bilir misin buraya geldim, gözlerim eskisi gibi görmüyor, şaka degil…

Onlar bile değiştiler, senin güzelliğine kurban verdim onları….

Bir İstanbul icin bu kadar içlendim, birde senin için…

Sanki burası hep benimmiş gibi, burda gozlerimi dünyaya açmışım gibi…

Ah ne güzel bir memleketsin….

Doya doya arşınlayamamış olsamda dağlarının her bir milimini, doyamamışsam yemişlerine ve belki bir daha iliklerime kadar hissedemeyecek olsamda sabah esen ılık yelini…

Ve çok haz etmemiş olsamda, üzerindeki ayak izlerinden…

Sana şiirler, hikayeler yazmama engel değil…

Sevmesemde yapaylığın sana ufaktan dokunuşlarını, senin o içindeki gizeminin sırrını çözmeme engel değil; dikenli sözlerin kulaklarımdaki yeri….

Yudum yudum güneşin doğuşunda içemediysem sıcacık sohbetler eşliğinde, simsiyah kaçak çayını,
Ve akşamları güneşin batışında gönül rahatlığıi ile gözlerinin kapanışını izleyemediysem…

Engel değil kalemimden damlayıp, bir nehir gibi akıp beyaz sayfamda yer bulmasına sözcüklerin…

Özleyecegim doğru; hemde cok…

Adı aşkmı bilmemki, ben hiç bir nesneyi bu denli betimleyemedim…. içimde hissedip kelimelere dökemedim…. defalarca ve defalarca güzelliğin karşısında saygıyla eğilirimmm… güneşin bir başka sıcak, kışın yağan karın başka beyaz, hele güz indiğinde görmelisin kendini, o muhteşem pastel tonlarının seni ne kadar olgunlaştırdığını, yere düşen her yaprakta yeryüzüne kattığın hüznü, ya ilkbahar ah o ilk baharda bir gelin misali giyinip süslendiğin allı pullu, yesilli mavili, kirmizili morlu çiceklerinle o ihtişamın, yaramaz bir cocuk gibi bulutları kovalayan, gece vakti aniden ağaçları koparırcasına esen rüzgarın, bir görsel şölen gibi, bulutların yer değiştirip dağları parçalayacak gibi kopan şimsek sesinle, bütün dünyaya haykırışın yokmu… bir güzel memleketi âla… tam dört mevsim, hiç usanmadan izledim güzelliğini ve dinledim dünyanin en güzel sesini, sessizliğinin olanca çığlıgından… varsa bir kırgınlığım, oda senin guzelliğini çalmak isteyenlerden… vakit geldi veda edecek olmam kaçınılmaz…

Ben küçücük bir fani bu dünyada, sen kim bilir daha kimlere meskenlik edeceksin, seni o guzel kokunla, tepelerinden hiç eksik olmayan rüzgarınla, sis olup yamaçlarına inen bir tabloyu andıran dağlarınla ve doğayı yıkayan yağmurun  sonrasında mis gibi kokan toprağınla hatırlayacağım…..

Elveda…

Eylemcell

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu