Elşen İsmailKıymetli Yazarlarımızdan SeçmelerTarihten Hikayeler

ÇALDIRAN – 4. BÖLÜM

ÇALDIRAN – 4. BÖLÜM

 “Bitmeyen” bir savaşın gizli tarihinden…

(ulusal-ideolojik, tarihsel piyes / senaryo)

YAZAR: ELŞEN İSMAİL

K a r a k t e r l e r:

 ŞAH İSMAİL SAFEVİ / HATAİ Azerbaycan Safevi Devleti Hükümdarı, Türk asıllı Şah, şair, sanatçı

 YAVUZ SULTAN SELİM – Osmanlı imparatoru, Türk asıllı Sultan

*** *** ***

MEHMET – Osmanlı istihbaratçısı, Kamber Ali`nin yardımcısı

 BANUNUR – Erdebil valisinin kızı

 KAMBER ALİ – Osmanlı istihbaratçısı, Yavuz Sultan Selim’in özel muhabiri

 ŞEYH – “Kutsal Ali Ocak” adlı gizli bir teşkilatın önderi

 “DİLSİZ” ŞAMAN – bir mağarada yaşayan bir Şaman

 AĞA DERVİŞ – Tebrizli bir derviş

 *** *** ***

TAÇLI BEGÜM – Şah İsmail’in eşi

AYŞE HAFİZE SULTAN – Sultan Selim’in Hanımı

*** *** ***

HÜSEYİN BEY ŞAMLI –  Şah İsmail’in lalası, Safeviler devletinin ilk Emir-Al-Umarası (ordu komutanı) ve Vekili

MUHAMMED HAN USTACLI – Safeviler devletinin Diyarbakır beylerbeyi ve Emir-Al-Umarası (ordu komutanı)  (1510-1514)

DURMUŞ HAN ŞAMLI – Safeviler devletinin İsfahan beylerbeyi

HERSEKLİ AHMET PAŞA – Osmanlı sadrazamı (1 Ağustos 1512 — 28 Kasım 1514)

KOCA MUSTAFA PAŞA – Osmanlı sadrazamı (6 Ocak 1512 — 23 Kasım 1512)

MALKOÇOĞLU TURALİ BEY – Osmanlı sancak beyi, ordu başçısı

ŞEHZADE SÜLEYMAN  – Sultan Selimin oğlu, Şehzade, ordu başçısı

*** *** ***

HAMDULLAH FARSİ – Safevi devletinde yazı işlerinden sorumlu adam, genel olarak “Mirza” lakaplı adamlardan

ABDULLAH EL-VAHAP – Osmanlıda dini idarelerde çalışan adamlardan biri

FİRUZ HUMEYNİ – Safevi devletinde mali işlerden sorumlu memur

EBU HİLAF EL-BAĞDADİ – aslı Bağdatlı olan Osmanlı taciri

VENEDİK KRALI

ROMA PAPASI

Bölüm karakterleri:

“ŞAHKULU”  HALİL AĞA – Osmanlının doğu illerinden birinde eski memur yardımcısı, yeni isyancı

VELİD AĞA – Osmanlının doğu illerinden birinde mali işlerden sorumlu memur

*** *** ***

Not: Bu eserdeki karakterler ve olaylar tarihle ilgili olmasına rağmen, yazar tarafından da bazı eklemeler yapılmıştır. Piyes / senaryo tamamen tarihsel değil, ulusal-ideolojik tebligat ve eğlence için yazılmıştır. Olası yanlış anlamalar için şimdiden özür dileriz. Amacımız, ulusal birliğe çağırış yapmak ve görkemli tarihimizden ilham alarak güzel bir eser yaratmaktır. Hoş anlar geçirmeniz dileğiyle…

*** *** ***

(Okurken film tadı almak istiyorsanız,  her sahnenin başında verdiğimiz linkte olan fon müziği eşliğinde okumanızı tavsiye ederiz.  )

 *** *** ***

 Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=AcrxxogJrxw

 ERDEBİL… Gece saatleri… Mehmet birkaç adamıyla kamufle olmuş sokakta yürüyordur. Önceden konuşulduğu gibi Kamber Ali ile bir gizli yerde buluşup fikir alış verişinde bulunacaklar. Ancak hiçbir şey planlandığı gibi gitmez. Çünkü mekâna vardıkları an uzaktan Ağa Derviş onların farkına varır… Ve birkaç dakika sonra mekânda buluşan Osmanlı istihbaratçılarını Safevi askerleri hapseder…  

 *** *** ***

 Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=hDTZG4wdPyY

 VENEDİK… Papa ve Kral bir gondol vasıtasıyla yüzerek şehrin güzelliğini seyrediyorlar. Etrafta onları koruyan onlarca koruma da gondollarla bu iki özel ismi çevrelemişler. Papa sakin, Venedik kralı azıcık tedirgindir.

 VENEDİK KRALI: Osmanlıyı kontrol edebilmemiz için Arapları güçlendirmemiz gerek!

ROMA PAPASI: ama bunu yapmamız için Osmanlıya Doğu seferinde yardım etmemiz de gerekecek. (şeytani bakışlarla sırıtır)

VENEDİK KRALI: (sırıtmaya başlar) aynı şeyi düşünüyoruz, değil mi?

ROMA PAPASI: (sinsi bakışlarla) Osmanlıyı becerebildiğimiz kadar Avrupa’dan uzak tutmak lazım! Onun için de Sultan biran önce Safevi sınırlarını aşarak Memlukleri yok edip Mekke’ye varmalı ki, Hilafet Osmanlıya geçsin!

VENEDİK KRALI: (sırıtarak düşünür) zamanında Bizans, casusları vasıtasıyla halifeleri kandırıp Arapları Türklerle nasıl düşman ettiyse, şimdi de Osmanlı, halifelik sıfatıyla tüm Türk dünyasına düşman olacak!

Karşılıklı sırıtırlar.

VENEDİK KRALI: (sırıtarak) saraya dönelim mi? Birer şişe içki içer, sohbete öyle devam ederiz!

ROMA PAPASI: (gözleri parlar) bana uyar! Planlarımızı enine boyuna konuşmamız gerek!

*** *** ***

Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=U_UU2FmQ1Xc

AZERBAYCAN. ERDEBİL… Kamber Ali, Mehmet ve arkadaşları ayrı-ayrı hücrelerde tutuluyordur… Şeyh birkaç adamıyla birlikte karanlık bir hücreye gelir. Emriyle herkes gittikten sonra Şeyh hırpalanmış ve bitkin düşmüş Kamber Alinin yanına gelir. Eliyle dağılmış saçlarını yana doğru çeker ve gülümseyerek yüzüne bakar. Kamber Ali de ona karşılık verir.

KAMBER ALİ: (kan dolmuş gözlerini zorla açıyordur) Şah, Şahtır, Yüce Şeyhim!

ŞEYH: (nurani bir bakışla) Şah, Şahtır, evlat!

Şeyh Kamber Ali’nin ellerini açar ve ikili bir birine sarılır. Biraz sonra ayrılırlar.

ŞEYH: (Kamber Ali’nin yaralarına merhem sürer) seni fena hırpalamışlar. (gülümsüyordur)

KAMBER ALİ: (kendini toparlamaya çalışır) başka türlü görüşemezdik, öğle değil?

ŞEYH: (gülümseyerek) biran önce buna da bir çözüm bulmamız şart oldu!

KAMBER ALİ: ben halimden memnunum! (gülümsemeye çalışır ve öksürür)

ŞEYH: (işini bitirir ve kenara çekilir) evet ne demezsin!

Şeyh Kamber Aliye ciddi bakışlarla bakar.

KAMBER ALİ: sen sormadan söyleyeyim, Sultan savaşa ikna olmuş gibi. Bir tek devletin fazla zarar görmesini istemiyor, o kadar.

ŞEYH: (ahvali bozulur) nasıl yani?

KAMBER ALİ: Osmanlıda bu savaşı isteyen çok adam var! Kimisi yeni makam peşinde, kimisi toprak, kimisi ganimet, kimisi de kendi egosu yüzünden. Ama Sarayda durum farklıdır. Öncelerde Sultan da diğer devlet adamları gibi bu savaşa pek sıcak bakmıyordu. Ama son zamanlarda özellikle Safevi sınırlarıyla komşu olan illerdeki olaylar ve ülkede yayılan konular onun fikrini değişti.

ŞEYH: (düşünür) her şeyin farkındayım. Osmanlıda da, Safevilerde de hainler var. Ve o hainler bu savaşın olması için gece gündüz demeden çalışıyor. Bizim işimiz Sultanla değil, Osmanlıyı saran ve artık çürümekte olan bir ölüye benzeyen şu içsel sorunu çözmektir amacımız.

KAMBER ALİ: benim de şüphelerim var, ama maalesef kanıt yok! Kanıt olmayınca da… (asık suratla bakar)

ŞEYH: (isyankâr) kadere boyun eğmeyeceğiz! Gerekirse, sen, ben, tüm teşkilat yok olacak, ama o hainler er ya da geç bulunup mahvedilecek!

KAMBER ALİ: (gururlu) başım yoluna feda olsun, Şeyhim!

Şeyh mutlulukla gülümsüyordur, bir yandan da düşünceli bakışlarla hücrede gezinir…

ŞEYH: ne Safeviler, ne de Osmanlı iç düşmanlara yenilecek kadar güçsüz değil! Bunu er geç ispatlayacağız!

*** *** ***

Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=srgd7RC81vs

İSFAHAN yakınlarında bir köy… Eski bir mahalle. Eski bir evde görüşen Firuz ve Hamdullah konuşuyorlar. Firuz tedirgin bakışlarla etrafa bakarak alçak sesle konuşuyor.

FİRUZ HUMEYNİ: (tedirgin) teşkilattan bazı adamlarla konuştum. İsfahan’da adamlarımız rahat hareket edemiyorlar.

HAMDULLAH FARSİ: sebep?

FİRUZ HUMEYNİ: İsfahan Beylerbeyi sıkıyönetim ilan etmiş… Galiba onu yok etmemiz gerekecek!

HAMDULLAH FARSİ: kimi ?! Durmuş Han Şamlı’yı mı?

Firuz onaylayıcı bakışla bakar, Hamdullah bir süre düşünür ve…

HAMDULLAH FARSİ: iyi o zaman. Planlarımızı çabuklaştıralım. Birkaç casusla bu işi halledebiliriz.

FİRUZ HUMEYNİ: (sırıtır) eğer istediklerimiz gerçekleşirse, İsfahan ve etrafı ebediyen fars toprağı olabilir.

HAMDULLAH FARSİ: gelecek zamanda da Türk tarihçilerini yanıltabiliriz.

Karşılıklı sırıtırlar.

FİRUZ HUMEYNİ: farsın soyu yücelsin diye, gerekirse tarihi yeniden yazabiliriz!

HAMDULLAH FARSİ: (sinsi bakışlarla) din ve dil bu işte bize çok yardımcı olacak!

*** *** ***

Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=oCDLmODhUTA

ERDEBİL… Şeyh ve Kamber Ali hücrede konuşuyordur. Kamber Ali daha iyi görünüyordur.

ŞEYH: her şey ayarlandı. Geri dönebilmeniz için sahte bir kaçış tertip edeceğiz. Ama teşkilattan olmayan adamları ikna edebilmemiz için kaçarken gerçekten savaşabilirsiniz.

KAMBER ALİ: (keyifsiz) kendi soyumdan olanlara kılıç çekemem ben!

ŞEYH: eğer yapmazsan, daha büyük felaketleri önlemeyeceğiz!

Kamber Ali bir süre düşünür ve ikna olur.

KAMBER ALİ: peki.

ŞEYH: sen Kızılbaş askerleriyle gerekmediği sürece yüz yüze gelmemeye çalış. Öylesi daha kolay olur.

KAMBER ALİ: tamam.

ŞEYH: ama her şeyin inandırıcı olması için adamlarının birkaçı hapiste kalacak!

KAMBER ALİ: olsun! Nasıl uygun görüyorsanız öyle olsun!

Sarılırlar.

ŞEYH: yolun açık olsun, evlat!

KAMBER ALİ: Tanrı sizi korusun, Şeyhim!

ŞEYH: Şah, Şahtır!

KAMBER ALİ: Şah, Şahtır!

*** *** ***

Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=iWOBCKYVyXc

Osmanlının Doğu illerinden birinde bir pazaryeri… Her şey normalken uzaktan gelen bir grup haydut kılıklı adam pazaryerine, esnafa, orada olan adamlara saldırmaya başlar… Bir süre sonra oraya gelen Yeniçerilerle derin bir arbede yaşanır… Sonda Yeniçeriler haydutları yener ve birkaçı sağ ele geçilir…

*** *** ***

Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=THGuHGOjbkg

ERDEBİL… Kamber Ali Kızılbaş askerleri ile savaşıyor… İstemsizce başlayan bu savaşta Kamber Ali kazanır ve birkaç Kızılbaş yaralanır. Kamber Ali’nin adamlarından biri ölür, diğeri yaralanır. Kamber Ali kalan adamlarıyla birlikte Erdebil’i terk eder…

*** *** ***

Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=YyW7tMOdZz8

TEBRİZ… Şah Sarayı… Sarayın kuytu köşesinde bir karanlık alanda Şeyh, yüzü peçeli, siyah başörtülü bir kadınla görüşür… Kadın bir süre sonra yüzünü açar ve Şeyh onu görür görmez baş eğer.

ŞEYH: (tabekar) Şahbanu!

TAÇLI BEGÜM: (gülümsüyor) Şeyhim! Sizin huzurunuzda benim Şahbanu olmamın bir önemi yoktur!

ŞEYH: (nurani ve edepli bir yüzle) adabı, erkânı biz Şeyh Safiyetinin müritlerinden öğrendik, Şahbanu! Onun için gereği neyse öyle davranırız!

TAÇLI BEGÜM: (memnun) öyle olsun, Şeyhim! Buyurun, ne soracaktınız bana?

ŞEYH: (sakin ve ciddi) “Bacılar” nasıl, hangi durumdasınız?

TAÇLI BEGÜM: Tanrıya şükür iyiyiz! Teşkilatımız sayenizde gücünü arttırmaya devam ediyor.

ŞEYH: (memnun yüzle gülümsüyor) çok güzel. Biliyorsun, eski Türklerden gelen büyük bir töre var! Erkekler devletin askerleriyse, kadınlar güvenliği, dayağıdır! Kadının manevi gücü erkeğin fiziki gücünden daha etkilidir ve daima bir güçlü erkeğin arkasında büyük bir kadın durur!

TAÇLI BEGÜM: (gülümsüyor) evet, Şeyhim! Ama biz “Bacılar” yüzyıllardır erkeklerimizle birlikte cenk ediyoruz, bunu da biliyorsunuz!

ŞEYH: (memnun) tabi ki. Tomris kanı var sizde! Ama ihtiyatlı olmakta fayda var! Duyduğuma göre, Osmanlıda “Bacılar”ın eski gücü kalmamış. Bazı Arap kafalı memurlar kadınların sarayda ve diğer devlet işlerinde bulunmasından rahatsız olmuş, zamanla kadınlar ikinci plana geçmiş.

TAÇLI BEGÜM: (yüz ifadesi değişiyor) tam öyle değil! Sadece zamanında Büyük Selçukluyu yıkanlar Osmanlıya da musallat olmuşlar ve oradaki arkadaşlarımız kendilerini ve teşkilatı koruma amaçlı biraz geri çekildiler. Ama er ya da geç yeniden eski gücümüzü orda da geri kazanacağız!

ŞEYH: (memnun) Tanrı yardımcınız olsun! Milletimizin ve devletimizin sizlere ihtiyacı var!

TAÇLI BEGÜM: (gülümsüyor) size de!

Bakışırlar…

*** *** ***

Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=ZEYRWAcmMno

İSTANBUL… Topkapı Sarayı… Sultan Selim tahtında oturmuş, yanında saray erkânı var. Devlet işleri hakkında konuşuyorlar. Bu zaman bir hizmetçi baş eğerek ireli gelir ve izin isteyerek konuşur, Kamber Ali’nin geldiğini söyler. Sultan tüm adamları gönderir. Bir süre sonra Kamber Ali Sultanın huzuruna çıkar.

YAVUZ SULTAN SELİM: (meraklı) Erdebil ziyaretin nasıl geçti? (yaralarını fark eder)

KAMBER ALİ: iyi sayılır, Sultanım. Birkaç aksilik yaşansa da, isteğimize vardık.

YAVUZ SULTAN SELİM: nasıl?

KAMBER ALİ: artık söyleye bilirim ki, Kızılbaşlar bana tam güveniyor. “Kutsal Ali Ocak” uzun zamandır onlara çalıştığımı zannediyor. (gülümsüyor)

YAVUZ SULTAN SELİM: (gülümsüyor) aferin. Demek ki, sana itimat etmekte yanılmamışız.

KAMBER ALİ: başım yolunuza feda olsun, Sultanım! (eğilir)

YAVUZ SULTAN SELİM: sıradaki göreve hazır mısın?

KAMBER ALİ: her zaman!

Sultan memnunlukla gülümsüyor ve uzaklarda bir noktaya uzun süre bakar. Ne düşündüğünü bir tek kendisi bilir.

*** *** ***

Sahne fon müziği:  https://www.youtube.com/watch?v=Qf35KTexj0c

Osmanlı – Safevi sınırına yakın bir yer… Şahkulu ve Velid’ in adamları dağlık bir arazide karşı karşıya gelmektedir… Savaşın başlamasına ramak kala uzaktan Osmanlı ordusunun geldiği görünür…

*** *** ***

4.BÖLÜMÜN SONU

YORUMLARINIZI VE TAHMİNLERİNİZİ BEKLİYORUZ.

İYİ EĞLENCELER…

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 0 Ortalaması: 0]

Etiketler

Gülten AJDER

Kitap okumayı seven insanlar daha zeki ve daha başarılı olurlar. Bende bu yüzden kitap okumayı sevdirmek istedim bu site ile. Gizli kalmış bütün bilgilerin kitaplarda saklı olduğuna inandığımdan, kültür seviyemizi yükseltmek, bilgi hazinemizi daha da zenginleştirmek, gizli yeteneklerin ortaya çıkmasına destek olabilmek için, okusun yazsın benim ülkemin insanları diye bir işin ucundan tutmak isteyen birisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı