Skip to main content

Yaşıyor musun?

Yaşıyor musun? Gittin; göç yolunda sürüsünü kaybeden bir ceylan yavrusu gibi, kalakaldım dünyanın tenhasında. Çöl sıcağında bir kum tepeciğinde, yapayalnız kalmış bir menekşe, sonsuz gözüken okyanusta bir tahta parçasına tutunmuş kazazede bir çocuk gibi, sonum aşikar bir halde bekliyorum ömrümün nihayetini. Giderken götürdüğün tüm yıldızları her gece gökyüzünde araken, son nefesini vermek için çırpınan bir […]

Devamını Oku

İki Bardak Su

İki Bardak Su Çok eski zamanda, bir hükümdar varmış. Zenginliği tüm dünyaca bilinirmiş. Hükümdar her gittiği yere hazinesinin bir bölümünü götürür ve bunları sergilemekten büyük onur duyarmış.     Hükümdarın yaşamda en çok güvendiği, tek akıl hocası bir bilge kişiymiş.     Günlerden bir gün bu bilge kişiyle otururken hükümdar şöyle bir soru sormuş:     “Sen ki […]

Devamını Oku

SEVGİ AĞACI

SEVGİ AĞACI Bir zamanlar, uçsuz bucaksız bir kum çölünün ortasında, yemyeşil yaprakları ile dibine gölge ve serinlik veren bir ağaç varmış. Çölün kavurucu ve acımasız sıcağı, kumları kızdırır ama bu ağacın yeşil yapraklarını kurutamazmış. Kızgın güneş ne yaparsa yapsın, yapraklar hep yeşil ve parlak olurmuş. Güneşin sıcağından bunalıp kaçan tüm hayvanlar, bu ağacın gölgesinde dinlenir, […]

Devamını Oku