Skip to main content

Çok Güzel Bir Hikaye; “Çocuk Olduğum Yılların Çocukları”

Çok Güzel Bir Hikaye; “Çocuk Olduğum Yılların Çocukları”

Hikaye Oku; Ne “cici bebe” ne de “can bebe” biliniyordu o yıllarda. “Mama” dan eser yoktu daha. Hani ailelerin planlanmadığı yıllardı. Bırakın “doğum kontrolü” nü “doğanın” (bebek) bile kontrolü yapılmıyordu.

Ana rahmine düşene “Allah vergisi” doğan çocuğa “gelen rızkı ile gelir” deniliyordu.

“Cici bebe” , “mama” yerine ana sütü kullanılıyordu en doğalından. Bebeğin yaşı yada kilosuna göre ölçülendirilerek satılan çocuk bezlerinin üretilmesine yıllar vardı. Bu sebeple evdeki eskiyen kumaşlardan kundak ve çocuk bezleri hazırlanıyordu bolca. Sonra birde toprak elenirdi ince ince. Elenen topraklar sobada ısıtılarak altı bağlanacak çocuğun bezinin içine konulurdu bugünkü kremli bezler niyetine.

Oynamadan bozulan teknoloji ürünü oyuncaklar vitrinleri doldurmamıştı daha. Erkek çocukların oyuncakları tahtadan yapılırdı genellikle. “Barbi “ bebekler daha doğmadığından bez bebekler dikilirdi anneler tarafından. Bir de oyuncaklar abiden kardeşe, abladan kız kardeşe aktarılırdı miras zenginliğinde.

Kıyafetler için de aynı şey geçerli olurdu o yıllarda. Yani abiden kardeşe, abladan kız kardeşe aktarılırdı giyecekler yıllarca.

Anısı (hatırası) olan kıymetli olur derler. Kıymetli olurdu o oyuncak ve giyecekler. Bu sebeple ailenin yazılmamış tarihini yansıtırlardı genç kuşaklara..

Evin bütün çocuklarının sırasıyla kullandığı oyuncaklar tenha bir köşeye saklanırdı çocuklar büyüyünce. Sonra aynı oyuncaklar akraba çocuklarına oyuncaklık yapardı yıllarca. Ve oyuncaklar üzerinden hatıralar canlanırdı masal tadında…

Masal demişken, bırakın çizgi filmi televizyon bile olmadığından çocukların en büyük eğlenceleri yaşlılar tarafından anlatılan masallar olurdu. Bu sayede çocuklar bir taraftan dinlemeyi diğer taraftan konuşmayı öğrenirdi sabırla. Genellikle evin ve komşuların bütün çocukları aynı anda dinlerdi bu masalları. Böylece çocuklarda birlikte bir şeyler yapma, paylaşma duyguları gelişirdi günümüz aksine.

Teknoloji ve teknolojik ürünlerden uzak ruhen ve bedenen daha sağlıklı çocuklar yetişirdi. Çocuğun besinlerinden giysilerine, oyunlarından oyuncaklarına, hikayesinden masalına her şeyi doğal olunca haliyle kendisi de doğal oluyordu.

Ülkenin her yerinde cinnet geçiren insanları, intihar edenleri, başkalarını canice öldürenleri, madde bağımlılarını duyunca insanın aklına “çocuk olduğum yılların çocukları” ve onların yetişme şekliyle günümüz çocukları ve yetişme şekilleri geliyor.

Ve… Teknolojiyi mi biz kullanıyoruz, teknoloji mi bizi kullanıyor? Sorusunu sormadan edemiyorum…

Mehmet Akif Önder

Yazı Puanı
Bu yazıyı oylayın
Oyların. [Toplamı: 1 Ortalaması: 4]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir