Skip to main content

Çanakkale Şehit Mektuplarından, “Bana Acımasınlar, Bahtiyarım Çünkü”

Çanakkale Şehit Mektuplarından “Bana Acımasınlar, Bahtiyarım Çünkü” “Sevgili kardeşim Ben vatan ve millet uğrunda bana düşen vazifeyi ifa ettim. Artık gerisini size terk ediyorum. Cümlenize hakkımı helal ettim, tabiidir ki siz de helal edersiniz. Hemşiremin, Ziya’nın Kemal’i hasretle gözlerinden öperim. Muhterem amcamın ellerinden öperek dualarını her zaman beklerim. Çoluk çocuğumu evvel Cenab-ı Hak’ka sonra vatan […]

Devamını Oku

Bir Çanakkale Hikayesi; “Yüzlük Kaime”

Yüzlük Kaime Asteğmen Mehmet Muzaffer, diğer cephelere asker ve malzeme sevkinde kullanılan araçların lastik ihtiyacını temin için karargah tarafından İstanbul’a gönderilir. Komutanlarının emri üzerine lastik almak üzere İstanbul’a gelen Mehmet Muzaffer, aradığı lastikleri Karaköy’de Yahudi bir tüccarda bulur. O yıllarda İstanbul’da otomobil ve kamyon nadir rastlanan vasıtalardır ve lastikleri ise yok denecek kadar azdır. Yahudi tüccarla anlaşan Muzaffer, […]

Devamını Oku

Nezahat Onbaşı’nın  Hikayesi

Nezahat Onbaşı’nın  Hikayesi Milli Mücadele`nin ilk madalyası 9 yaşında cephelerde savaşan Nezahet Onbaşı`ya layık görüldü. Ama o madalyayı hiçbir zaman alamadı.  Nene Hatun, Halide Edip, Erzurumlu Kara Fatma, Adile Onbaşı, Kara Ayşe ve daha nicesi… Onlar İstiklal Harbi`nin sembol kadınlarıydı. O listede adı çok anılmayan; ama daha küçük bir kız çocuğu iken cephelerde at süren, çarpışan bir de Nezahet Onbaşı vardı. 

Devamını Oku